Anasayfa Anasayfa

Çık özünün dağlarına


Şerife Karaçayır Mutlu

 

Rovi Jesher

Bir şeyler söylemeli, empati konusunda eleştiri yapmalı, günübirlik anlaşmazlıklar için. Empati kuramadıkça iletişim sorun olacak biz insanlara.

Empati önemli.

Başkasının yerine kendimiz koymasak anlayamayız; susarak çözüm bulamayız, konuşarak anlaşır, anlaşılırız.

Çıkmazlarımız, zihinsel iletişimden kaynaklı. İnsan, bu cehennemden çıkmak için, zihin üstü iletişimi keşfetmek zorunda.

Tüm arazlar zihin hakimiyetinden kaynaklı. Zihnin üstüne çıktığımızda, durum düzelecektir.

“O şunu dedi, bu böyle yaptı…” türünden  zihinsel konuşmalarımız… bunlar hep şeytan yanımızın kışkırtmaları!… Böyle durumlarda, “Sus!” diye bir tokat atmalı zihnimize; başka yöne dönmeli! Her şey nasıl da değişir o zaman.Yoksa kurdukça, yani bir şey ikiye ayrıldığında, anla ki o bozulmuş bilgidir.

Dinler, yaratan ve yaratılan bölünmesiyle, insanın tanrı yanını yadsımayı kodladılar beyinlere. İkiye bölünmüş her şeyi saptırdı beyinler, teklik bilinci kayboldu. Dünya, ikiliğin tuzağına düştü, ayrıldı.

Çünkü insanoğlu ayrılacaktı artı eksi kutuplu pil olabilmek için, Türk Kürt Alevi Sünni ayrılacaktı ki artı eksi pil olsun yerküre!

Bu da bizim cehennem bilincinde kalmamızın tuzağı!

Ne yapmalı peki?

Kendi programını kuracaksın elbette.

Tüm bilinç altı takıntı ve virüsleri… benliğimizde taşıdığımız,  bize kadar gelen, atalarımızın farkında olamadığı ve temizleyemediği tüm yüklenmiş virüsleri ışığa çıkarıp temizlemek gerekiyor.

Bu takıntıları, bastırılmış duyguları, her türlü sağlıksız kayıtları ışığa çıkardığımızda aydınlanma başlar.

Ve sen dostum; duygularına, tutkularına kurduğun hakimiyetle bunların üstesinden geldikçe, artık sistemin tuzağı yerine kendi düşündüklerini yaratmaya başlarsın.

Artık sen bir piyon değilsin! Tanrı=arıtan; yani temizleyen olmaktan çıktın artık.

Ataların virüsleri, senin üzerinde hükümsüzdür.

Özgürleşmeye başladın.

Rovi Jesher2 Ve Allah=la hali  durumuna dönüyorsun.Yani evrenin virüslerini temizlemek yerine “la hali”ni bulmuş, En-el hak, yani yaratan sıfatına kayıyorsun.

la haline gelmiş bir bilinç kendi kendini korumaya almıştır demektir.

Çünkü o aydınlanma haline gelmiş, gerçek ve sanalı fark eden durumuna ulaşmıştır. Artık o, yazılanı oynamaz.

Senaryoyu kendi yazar aydınlanmış insan; artık sistemin piyonu değildir. Hangi düşünür söylüyordu, anımsamıyorum şimdi…“İnsanın en büyük cehaleti yalanlara inanmayı seçmesidir, çünkü dünyanın sistemi, enerjilerimizi çalan, bizi kullanan sistemdir, sömürü düzenidir! Aydınlanmış insan, artık statü kazanmıştır.

Öfkenin, duygularının hakimiyetini sisteme yem olarak vermeden, insan kendisini asla cennete layık görmezmiş. Böyle diyor filozof…

Yanlış! İnsanı kendisine suçlu hissettiriyor sistem. Aslında hatalı programı yüklemiş, durmadan aküye “hadi pil üret ya kulum… ya kulum…” demekte.

Sen yanlış yap, sistem enerji alsın!

Oysa, sisteme enerjiyi kaptırmayacak kadar farkındalık ve büyüme gerekli.

Sen dostum, aydınlanmaya gitmek zorundasın. Sistem seni hem kışkırtıyor, hem tuzağa düşürüyor, hem eğitiyor! Evet…işin içinde bir eğitim kesin var. Ama sen farkında olunca da sistem sana yardıma geçiyor. Bu sefer yiyeceğin kazıklara da sana yardım anlamında göz kırpıyor, işaret gönderiyor. Buna sembol dili deniyor; işaret dilini okumak da bir marifet tabii.

Mevlâna, Yunus bunları çözmüş.

Düşünürsen, günlük yaşamda insanların uçurumun kenarında olduklarını görüyorsun; çünkü sen epey yol aldın, bu kez onları uyarmaya kalkıyorsun.

Faydası yok bunun! Uykudaki kişi, deneyime programlı. İllaki parmağını yakması gerekiyor. Seni duymuyor! Sen de içerleyip, bırak yaksın, diyorsun. İşte o zaman tanrısal gözünle görmeye, düşünmeye başlıyorsun.

“Başkasının deneyimine müdahale etme! Zira o elini yakarak öğrenme sürecine bağlı, senin bilincini duyacak kadar uyanık değil!”

 

Tak bilgelik gözlüğünü

Gör sendeki evreni,

Evrendeki seni,

Sen bir evren kitabısın

Oku kendini,

Makro onda,

Mikro sende.

Şerife Karaçayır Mutlu, 30 Temmuz 2011, Antalya

-sürecek-
Görseller: Rovi Jesher
 
 

1.555 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

“Çık özünün dağlarına” için 2 Yorum

  1. zelin artuğ diyor ki:

    Can Şerife,

    Bu nefis yazıyı nasıl yorumlasam boş! Öyle kolay mı özünün dağlarına çıkmak bu düzlük, bu çöle çevrilmiş, bu çorak sistemde!

    Anlamak… ve anlamaktan öte sesim çıkmıyor. Ama yine de sevgideğer Abdülkadir’in “Arayış” başlıklı şiirinden alıntı yaptığım bir kaç dizeyi tacetmek isterim bu güzel yazına:

    “gözümü araladığımda
    bir derviş görüyorum
    karşımda
    başında kızıl tacı
    elinde yarısı yanık dut dalından
    asasıyla
    boşuna diyor
    bütün arayışların boşuna
    bırak koşuşturmayı
    o yana
    bu yana
    “her ne ararsan
    kendinde ara”

    ***

    Sevgimle can dost.

  2. Şerife diyor ki:

    OOoooffff!!!!!!! sayın Paksoy bu kadar mı güzel anlatılır,saygımla!!!

Yorum Yapın