Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 3123»

Mart 2011 için Arşiv

“ Türkü yine o türkü, sazlarda tel değişti.”


Hatice Atalay

Görsel: Neyzen Tevfik (Fikret Mualla)

fikret-mualla-neyzen-tevfik12

 

Zaman zaman, öyle bir hal alıyor ki yaşam;
MÜNZEVİ HAYATLARA sığınmak istiyor insan.
Çünkü görüyor ki;
“ Türkü yine o türkü, sazlarda tel değişti, Yumruk yine o yumruk, bir varsa el değişti!!”

Başlık Neyzen Tevfikten.
Ve bu dörtlükler de Neyzenden….

 

Yazının tamamını okuyun »

Sevgiye çağrı


Şerife Karaçayır Mutlu

 

Şiir: Şerife Mutlu
Seslendiren: Şerife Mutlu

 

 

Yazının tamamını okuyun »

İşçi çocuğu


Gülümser Heper

 

Fonderie_jpg

Çocuktum, işçi çocuğuydum. Belki on günde bir, belki daha da seyrek yirmi beş kuruş verirdi anam; git kıyma al derdi. Bir koşu gider alırdım. Çocuktum, hep ama hep açtım, aç kediler gibiydim, bahçede beklerdim, pişen etin kokusunu duyardım, mahalledeki çocuklar da bizim evde pişen etin kokusunu duyardı. Ben o gün onlardan farklı hissederdim, iyi hissederdim, o gece tok yatacağımı bilirdim. Dumanından başım dönerdi, kokusundan aklım karışırdı, kulağımı anamın sesine sabitlerdim, her sesi o sanırdım, her sesi ona yorardım, sonunda anam bağırırdı,” geeel et soğuyacak”, gelmek ne demekti, uçardım uçar…

 

Yazının tamamını okuyun »

Vukuat Var


Tevfik Çavdar-soL

21.03.2011 – 08:29
 
 
tansu_bicer_04Osmanlı Döneminde “Ases” diye bilinen gece bekçileri, güvenliğinden sorumlu oldukları mahalle ile adeta bir aile üyesi gibi özdeşmişlerdi. Her evin sevincine, derdine ve de yasına ortak olurlar, mahallenin sorunlarını yakından saptar, bunları üstlerine yansıtırlardı. Bir anlamda bölgenin velisi gibiydiler. Geceleri sopalarını kaldırım taşlarına vurarak saati, vukuat olmadığını bağırarak duyururlar; bazen de bir yangını haber verirlerdi. Çocuklar için mahallenin “Bekçi Babası” idiler. Benim kuşağın döneminde koyu tütün rengi üniformalarıyla geceleri sokakları tek tek dolaşır; zaman zaman da düdüklerini çalarak “ben burdayım” derlerdi. Hepsi geride kaldı. “Bekçi Baba”lar tarihe karıştı. Onların yerini sokakları kolaçan ederek “Mavi – Kırmızı” ışıklarla kendini belli eden “polis devriyesi” aldı. Ne ki sokakların güvenliği hızla azalmağa başladı, hırsızlık, kapkaççılık, hak arama cinayetleri çeteler yaygınlaştıkça yaygınlaştı.

Geleceğim, demiştim!…


Güneşinsuları

Sevgide Sınır tanımayan  arkadaşım Şerife Mutlu’ya ithafen, tüm sevgide sınır tanımayanlara…


8 

Sevgilim;
Uzak değiliz…
Yüzün düşüyor bulutlara;
Nefesimden geçiyorsun.

Yazının tamamını okuyun »

Başkaldırının üç hali: Sitem, isyan, inkâr!…


Zelin Artuğ

isyan 

Bahar… Toprak …  insan … güne sakin uyanıyoruz.

Eyüp sırtlarında bir kır kahvei… Piyer  Loti.  İstanbul, ayaklarımızın altında.

 

Yazının tamamını okuyun »

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!


Küçük İşler

 

 lenin

 

Yazının tamamını okuyun »

Bugün…


Zelin Artuğ

gokhan

Bugün 21 Mart. Nevruz kutlanıyor, yurdun dört bir yanında. Ama bugünün bir başka özelliği daha var benim için.

1 Haziran 2008′den bu yana pencerelerini hiç kapatmamış olan Tharıkof Sofrası’nın, Küçük İşler’in görünmez “tasarımcı”sı, teknik adamı, mühendisi Gökhan’ın, sevgideğer yeğenimin doğum günü…

21 Mart’ta doğmak nerden aklına geldi? … allasen :)

Yazının tamamını okuyun »

Nevruzum nevruz olsun mu?


Hatice Atalay

 

Picasso-Nevruz 

 

Yazının tamamını okuyun »

Seni sevmek


Güneşinsuları

 

a (26)

imagesCAYATT8F

Biliyorum sevgilim!
Hasrette çoğalmaktır seni sevmek.
Soluyabilmek en çeliğini rüzgârın!
Fitillemek en büyüğünü yangınların!
Düşmeden ihanetine;
Kahırsamanın ve yalnızlığın!67FA1037_fleurs_artificielles_grand_dalhia_artificiel_orange
En bağra yerini toprağın;
Gözlerinin rengine boyamaktır,
Seni sevmek!

Yazının tamamını okuyun »