Alıştırırlar.. düşünmezsen!…
Yucel Evren
Slogan gibi, öyle mi!?..
Yaşamdan istedikleri.. kabaca hemde!..
Oysa!..
Söz et şimdi, hemen…
Dileksizliklerini!..
Başardıklarını sananlardansın ya!…
Kültürleri, halklarının değil unutmadan…
Bir yumuşak koltukta…
Sattıklarını izlerken öğrendiler… Yavaşça!..
Şimdi sen! Zamanı dediler… Sen! zamanı…
Dileksizlikleri dilek….
Başladı!…
“Bakımlı bir çiçek tarlası.. düşlerim.. hizalı..
Sarıldığımda, her yanı çiçek kokmalı..”
Ya?..
” Ya!.. yok..”
“Farkındalıkları istemek.. talep etmek size mi kaldı!..
Ağır bir dekor düşle.. ”
Neden ağır bir dekor?
” Sen!.. sen ol! yeterli…ağır gelmeli tabi ki, bu muhteşem güç!.. zavallı!..”
Ne kadar sıradan!…
” Ne kadar sıradan… dilekler…”
“Ya duyduğun saygı?.. atom… basınç.. eşitlik.. Öldüler.. Mahkeme.. bedel..”
“Sözcüklerin bunlarla mı sınırlı!..”
“Eleştiri değil.. yok olman zamanı..”… ” Görebilenler sen değilsin… Yüce güce teslim olma zamanı!..”
Sürdürüyor!..
” Denge… parçaçık.. ütopya.. Sosyalizm”… “Sorgulama..rahatsızlık.. duyarlı..”
“Neler söylüyorsunuz siz?.. zamanınız geçti artık, anladın mı”….
Öylemi?..
“evet ”
“Bize düşmez artık” adalet arama zamanı..
Bir geri rahatlığı!..
Gökyüzüne doğru bakmak bile korktukları.. Gece yarısı üşürken yıldızlara örneğin… kısacık yaşamda hem de.. Hazırdılar hep!.. yavaşça..sunduklarına…
Sonları, neden kafiyeli değil hayata baktıkları.. alışkanlıkları..
Senler’le.. benler’le!..
O kadar!
sınırlı..
Bitirecek!…
” Hayat böyle işte.. çok zorlamamak gerek.. dönecek tabiki dünya.. Kadın hakları.. Müzik.. tınlamalar.. Otomobil..uçak..yatak..”
Sonrası?..
“teslim ol”
Bitirdi…
Yanıtladım…
Sorgulamalı!…
Hayatı…
Ölümü..
Savaşı..
Hastalığı…
Alışmadan….
hemen…
Bitti
Yucel Evren, Eylül 2010, İstanbul
KazımKoyuncu-İlkayAkkaya-Nana



07 Eylül 2010, 16:30 tarihinde.
Sorgulamalı… Alışmadan… hemen!
kalemine sağlık Yücel..
07 Eylül 2010, 17:48 tarihinde.
Beyin bedava da… hayat pahalı! Ölüm… savaş… hastalık.. Hepsi!
Demek ki beyin bedava olmamalı! Ancak o zaman hayatın bedeli bu denli ağır olmazdı!
Beyin bedava diye, ne kadar beyinsiz varsa sarmış ortalığı! Şu son bir ayda yapılan muhabbetlere bak! Türban.. rahibe…sen dedin.. ben dedim… demedim.. dedin.. ginnes rekorları.. iftar… sahur… adamın biri önce dua.. sonra doktora gidin, diyor TV kanalında. Hangi hastalığa hangi duanın iyi geldiğini anlatan bi kitap yazmış; doktora gitmeden önce benim kitabımı satın alın, diyor! Meğer doktordan şifa bulamayanlar o dualarla iyileşmişler!!!!
Geçenlerde üst geçitten karşıya geçiyorum. Merdivenin alt basamağında bir dilenci.. az yukarıda bir.. sonra bir tane.. bir tane daha! Ve.. geçidin üzerinde en az seksen yaşında bir kadın, dileniyor.
TV’lerde boy boy iftar şölenleri.. davetleri! Şimdi okusalar yazdıklarımı, derler ki: “İnanmayın! O dilenciler kimbilir ne kadar zengindir! Şebekedir onlar! Çalışmayana ekmek haram! İnanmayın!”
Olur! Siz şebeke değilsiniz, onlar şebeke! Siz 2,5 saatte iltica edersiniz, onlar edemez! Niye? Suçlu çünkü onlar! Saf ve iyi niyetli halkı kandırıyorlar! Siz… zemzem suyuyla yıkanmışınız! Siz tertemizsiniz! Nerden buldunuz zemzem suyunu? Hac’dan getirdiniz! Nasıl gittiniz hacca? Asgari ücretinizden biriktirdiklerinizle mi? Tabi canım, sizin beyinler bedava! Yoksa miras mı kalmıştı atalarınızdan?
Tabi canım… yalnızca siz SAHİP çıkarsınız ATANIZIN MİRASI’na!
Ata mirasına sahip çıkmak gerek! Ama yalnızca çil çil olanlara! Bilim.. insanlık.. aydınlık.. ışık.. bunlar safsata laflar! Ata mirası dediğin, dönüm dönüm arazi, çil çil altın olmalı!
Beyin bedava olunca hayat da bedava oluyor bu coğrafyada!
Sağol be Yucel, yazın sayesinde içimi döktüm! Şimdi sakin kafayla…
Yeniden… yeniden…
DÜŞÜNELİM… SORGULAYALIM!
Sorgulamaya gençlerden başlasak?
http://video.cnnturk.com/2010/haber/9/6/universitelilerin-bu-cevaplari-utandirdi
08 Eylül 2010, 08:21 tarihinde.
Aslan arkadaşım..
Yazmışsın yine..
Kalemine sağlık..hep yazmalısın, çok, daha çok yazmalısın..
Sorgulamalı! dedin de..
Beynim patlıyordu sorgulamaktan,” bu insancıklar neden böyle” diye..
Çalıştığım yerde temiz kalpli bir emekçi arkadaşım var..Taşeron Firma aracılığıyla ,asgari ücretle temizlik emekçiliği yapıyor..Varoşlarda yaşamak ve sürekli bedel ödemek zorunda o; iş için, ekmek için ,kızının eğitimi için..Beni de , benimle paylaşmayı da sever..
Seçimlerde verecekleri oyları mahallenin kahvesinde topluca belirliyor ve güruh halinde topluca oy atıyorlar.Geçenlerde takıldım ona, şakacıktan..-” Yahu sevgili arkadaşım, gidip konuşsan da şu kahvede adam gibi oy verseniz bak memleket ne hale geldi” diye..Güldü önce..-” Abi,ben hep ezildim, bu gidişle de hep ezileceğim zaten..Kahvede bütün mahalle olarak karar verdik, tek kişiyi getireceğiz başımıza padişah olarak, hiç olmazsa aç kalmayız bari bu durumda ..” dedi..Hoppala yavrum yaz geldiiii…
Hani hep diyorduk ya..”Bu referandumda halkımz efendimizin çoğunluğu neye oy verdiğini bilmeden kullanacaklar oylarını” diye..Yanlışmış..Halkımız efendimiz pekala biliyormuş oyunun neye hizmet ettiğini..
Al sana yeni bir sorgulama nedeni..Hadi bakiim düşünsün dursun beynim şimdi de;” neden bu halkımız efendimiz demokrasi yerine padişahlığı ya da diktatörlüğü tercih etmeyi seçer” diye..
Beynim dumura uğradı resmen sorgulamaktan yahu..
Emekli edesim geliyor bazen bu gri hücreleri..”Adaaam sen de” diyesim geliyor Yücelim..
Sevgiler
08 Eylül 2010, 11:27 tarihinde.
Elif!..
senin yazıların.. iyi canlı yazıları.. hep bakmıştım ne zaman yeni yazı Elif’ten..
seni sever ve sayarım.. sağol..
alışmamalı hemen..
sevgiler, saygılar
08 Eylül 2010, 11:34 tarihinde.
Sevgideğer Zelin…
bir çok azlardansın.. az sözcükleri bırakmayı senden öğrenmeli..
biraz çok belki aşağıda!..
yorumunu okuyunca Hayat işte demeli..
Yürürler bir çoklar.. heryer de..
neler olur!.. yürürken.. neler, neler..
kart almıştım hazırlar var ya ondan!..
Arda aslanımı, sonra vladikimi sorayım..
vurdum kafamı şişti.. çok çok uzun değilim ki..
185 cm..
ama klübeye yeni bir aparat yapmış coğrafyalı… yükseltmiş!..
Arda çıktı karşıma.. küfür ettim.. şaşırmadı… ben ona; oda bana küfr eder ..
ne oldu olum dedi? senin yüzünden demedim …
senin yorumun Hayat işte dedirtti…
seni sever sayrım.. iyi canlı…
sevgiler, saygılar
09 Eylül 2010, 10:29 tarihinde.
sevgideğer, Alışkanlıklar….Biz farkında olmadan iliklerimize öyle işliyor ki sinsice dayatmalarını göremiyoruz kirlendiğimizi belki de…Hemen …vakit geç olmadan kendimizden başlayarak sorgulamalı yeniden yeniden dayatılanları yaşamı tüm boyutlarıyla…sevgiyle saygıyla Yücel…