Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 212»

Eylül 2010 için Arşiv

Öylece duruyor…


Yucel Evren

 

dessin-mahiÖylece duruşun tarifi mi? İşte öylece duruşun tarifi mi diyeceğiz… Yükledikleri salt apolitik olmak değil elbette… Kavrayışın tüm inceliklerine öyle planlı girmişler ki,  artık tedavisi çok zor bir hastalık gibi tıpkı…

Öylece duruyor… Anlayamaz halde, azıcık çırpınsa çözecek herşeyi… Ama öğretilenler öyle etkilemiş ki!… Sadece öyle duruyor… Yardım istekleri de öğretilmiş, öyle olur zannediyor ve öylece duruyor…

Belki öğreti dışı aldıkları nefes aldırıyor az da olsa ama yetmiyor ki!…

 

Yazının tamamını okuyun »

Gece karardıkça yaklaşır güneş


Zelin Artuğ

02

Çok erken uyanıyorum. Meramım alacakaranlıkta yollara düşmek… Ne zamandır ertelediğim sabah yürüyüşleri… Ne var ki, güzün hüznü çökmüş üzerime. Kolumu kıpırdatamıyorum. Televizyon kanallarını dolaşıp, günün haber başlıklarına göz atıyorum. Hiçbir haber içime su serpmiyor. Kapatıyorum televizyonu. Kitaplıkta okunası bir kitap arıyorum; bir iki sayfa okuyup bir kenara atsam da olur; kısa süreli yarenlik edeceğim bir kitap… ama iyi kitap olmalı! Dostlarda değilsem de, kitaplarda seçiciyim hâlâ.

 

Yazının tamamını okuyun »

Ne gazeller gördüm çırılçıplak…


Cafer Demirtaş

photmosaic_onthefly02Daldaki her yaprak gibi
Sen de düşeceksin ağacımdan.
Ben şairim
Ne gazeller gördüm çırılçıplak
Tabutsuz duasız yitip giden…
 
Zamana oyduğum zulalar yıkık şimdi,
Rüzgarlara kaçtı saçlarının kokusu.
İstesem de zaptedemem içimdeki çılgınlığı
Bilsen kaç fırtınanın hovardalığı ayartır beni…
 

Yazının tamamını okuyun »

Bunları biliyor musunuz ?


Hatice Atalay

Blue Sky Beach 
 
 
Hayat; hiçbir şeyin olmadığı bir yerde, hiçbir şeyleri olmayan çocuklara ,
Tek ayak üstünde durma cezası veriyor.
Suçları büyük taammüden, cezaları ömür boyu….
diye karalamışım bir yerlere….
 
  Yazının tamamını okuyun »

Dokuz doğurtan soru


Zelin Artuğ

anvari014

Ülkeyi yönetenler orada burada sultanlıktan, padişahlıktan söz ediyorlar ya… hani birileri de bizleri insan ruhundan keçi ruhuna yatay geçiş sınavıyla 100 üzerinden 100 puanla geçiriverdi ya… (nasıl olsa bütün sınav sonuçlarını kendileri belirliyorlar artık, yani sınavlar göstermelik… canları isterse insanı keçiye çevirirler, köpeği insana!) hani biz emekçiler, gün akşam olunca çalışmaktan canımız çıkmış bir halde hiçbir şey okuyamıyoruz da resmi tarih bilgileriyle idare ediveriyoruz ya… hani mesleği “çalışmıyor” olup da bütün kötülüklerden arınmış insan ruhlular es kaza bir üniversite bitirmişlerle aşık atmak için gece gündüz Oksford’dan, Harvard’dan getirttikleri notları okuyup ezber bozuyorlar ya… hani her ne hal ise …

 

Yazının tamamını okuyun »

Ömrün hükümsüzdür


Cafer Demirtaş

 

forest

 

 

Yazının tamamını okuyun »

Rafine Batı barbarlığı


Zelin Artuğ

vvv

Yıl 2009. Aylardan Şubat. Bu yazıyı yayımladıktan hemen sonra kötü bir düş gördüm. Düş müydü gerçekten? Bilemiyorum. Düşümde barbarların saldırısına uğruyordum!

Bu barbarlar tek hareket etmezler, oldukça organizedir bunlar. Birden ortaya çıkarlar, yakıp yıkarlar, birden yok olurlar. Gözdağı vermekte üstlerine yoktur. Teker teker gölge gibi yaklaştıkları, arama tarama yaptıkları, aradıklarını bulamayınca, sessizce ya da korku filmlerini aratmayan esrarengiz izler bırakarak kayboldukları da olur.

 

Yazının tamamını okuyun »

Sınıf bilinci


Yucel Evren/Zelin Artuğ

 

Nereye kadar

 

Biz isteriz!..
Haydi isteklerimizi yerine getiriniz!..
Demokrasi istiyoruz!
Daha az çalışma!..
İş güvencesi ve daha çok pasta :)
Biz isteriz!..
Siz verin haydi!..
Sağlıklı koşullarda!…

 

Yazının tamamını okuyun »

Teyzem


Elif Eser

 

elif-a

 (Bu yazıyı kendim için yazıyorum. Yine de tüm yazanlar gibi paylaşmadan duramayacağımı şimdiden biliyorum…)

 

Yazının tamamını okuyun »

Sevgideğer Fazıl Say…onlar yanlış biliyor!


Zelin Artug

51l5QDbcUoL__SL500_AA300_Sevgideğer arkadaşım İsa Batumlu’dan bir e-posta aldım.

“Sevgideğer Zelin..
Fazıl Say’ın son yazısı geçti elime…”
diye başlıyor, İsa.

Her duyarlı insan gibi etkilenmiş yazıdan. Okumam için bana da yollamış yazıyı.

Okudum. Düşündüm. Bir kez daha okudum, bir daha düşündüm. Kazanmak ve kaybetmek üzerine düşündüm sonra. Bu coğrafyada kazanmanın da kaybetmenin de ne kadar kolay olduğunu… Bu kadar kolay olunca da atla devenin birbirine karıştırıldığını… deve deyince, çölde devenin peşine düşen ARABesk bedeviyi…

Yazının tamamını okuyun »