Fazıl Say ve ‘Yaş’lı gözlerden memleket manzaraları…
Zelin Artuğ
Sevgideğer FAZIL SAY, bir gün bütün coğrafyayı karşına alsan da … dünya yurttaşı Zelin, seninle gurur duymaya devam edecek!
Coğrafyayı “pediculus humanus”lar sarmış!
Bu beyinsiz yaratıklar, coğrafyanın bütün olumsuz koşullarına karşın 40 yılda bir yetişen beyinleri hedef alırlar.
Son günlerde eli öpülesi sanatçı Fazıl Say da bu PEDİCULUS HUMANUS’ların saldırı hedefi oldu. Onları kınamıyorum. O kadar küçük ve uzak görünüyorlar ki, ne desem boş!
***
Ama Fazıl Say’a bir iki sözüm olabilir belki:
“Sen çok değerlisin insanlık için! Dokunma bunlara! Duyma.. görme onları, işine bak! Çünkü onlar, İNSAN’ı yolundan alıkoymakta ustalaşmışlardır, çelme takmada, yoluna taş koymada hiç sınır tanımazlar.
Ufacık bir açık nokta buldular mı sızarlar zehirlerini akıtmaya… ve giderek çoğalırlar.
Onları kınamıyorum! Onları, lafla peynir gemisi yürüten gözü bantlı korsanlara benzetiyorum yalnızca! Çünkü laftan öte sermayeleri yok! Üretimleri yok!
Bazıları iyi bacak fotoğrafı veren ve kendine “sanatçı” diyen, dedirten uyanık yapay sarışınlara takılıp prim yapmış kişiler, bazıları… salya sümük baba-oğul, ya da karı koca kavgalarıyla medyanın tahtına kurulmuş arabesk “felek kurbanları!”
Sen istediğin kadar sistemi eleştir, yönetimleri eleştir… onlar arpalıklarında bir gedik açılıp da az ışık sızdı mıydı dar dünyalarına, hemen aslan kesilir… bu ÖRGÜTSÜZ toplumun örgütlü fedailerine dönüşüverirler.
Bunlar ve benzerleri, iktidar yanlısı medyayı arkalarına alır, “Bir falanca nasıl linç edilir?” diye salya sümük ağlayıp, bir elleriyle gözlerindeki sahte gözyaşlarını silerken, öteki elleriyle arkandan seni işaret edip LİNÇ tarifleri verirler! Yeni dünya düzeninin “yeni marifetleri” dir bu sahte tutumlar!
Bu sözlerim bir dehaya öğüt vermek değil! Ufak tefek gözlemlerin yansıması.
Bu gözler çok şey gördü, bu kulaklar çok şeyler işitti OĞUL! Yaşlanmışlığıma bağışla!
Kendini yalnız hissediyorsan ne mutlu sana! Bu yalnızlık, böylesi bir topl(a)mda (toplum diyemiyorum) sürüye katılmamak, insan kalmaya direnmektir yalnızca!
***
Sen bir müzik dehasısın Fazıl…
Bütün milleti karşına alsan da, yaşadığım sürece seninle gurur duyacağım!
İNSANLIK adına!
…
Zelin Artuğ, Ağustos, 2010
***
fazıl say zuhal olcay nazım hikmet ran memleketim | izlesene.com
fazıl say nazım hikmet ran vatan haini | izlesene.com
FAZIL SAY
1970 yılında Ankara’da doğmuştur. Müzik eleştirmeni Ahmet Say’ın oğludur. Üç yaşına geldiğinde flüt çalmaya başlamıştır. İlk çıkarmaya çalıştığı ezgi, babasının plaklarından duyduğu 40.Senfoninin ana temasıdır. Aynı zamanda Obua sanatçısı Ali Kemal Kaya ile ritmik müzikal oyunlar ve işitme alıştırmalarına başlamıştır (Pamuk,2003).
Absolut (çok iyi işitebilen) bir kulağa, 4 haneli rakamları çarpacak üstün zekâya, duyduğu tüm ezgileri kaydeden güçlü bir hafızaya, olağanüstü müzik yeteneğine sahip olduğu, müzik otoriteleri tarafından belirlenmiştir. Dört yaşında iken Ankara Devlet Konservatuarı Piyano Bölüm Başkanlığı yapan Mithat Fenmen’den piyano dersleri almaya başlamıştır. Mithat Fenmen’in kendisine uyguladığı müzik eğitim sistemini Fazıl Say “Uçak Notları” kitabında şöyle anlatmaktadır. “Olabilecek en iyi pedagogla başladım piyanoya… Dört yaşındaki bir çocuğa müziği sevdirmek, müziği bir oyun gibi göstermek, fazla çalıştırarak müzikten soğutmamak, ama aynı zamanda hızlı ve tutarlı bir çizgi tutturmak, neresinden bakarsanız bakın büyük hüner. Önce seslerin renklerini öğrenmek, seste “sesin rengini” hissedebilmek, sonra bunlarla bir şeyler anlatmaya yönelmek, doğaçlama yapmak… Dersin ilk bölümü doğaçlamayla başlar, teknik alıştırmalar ve klasik dağar çalışmasıyla devam ederdi. Sonunda ise işitme eğitimi yapardık. Henüz beş yaşındaydım beş sesli akorlar’ın seslerini sırasıyla söyleyebilirdim” (Say,1999).
“Mozart pembe, Bizet kırmızı, Beethoven mavi…”Okuma yazma bilmeden takvim yapraklarına çizdiği renk ve şekillerle çalacağı eserlerin adlarını tanıyan küçük öğrencisini çalıştırırken Mithat Fenmen “Piyanoyla hadi anlat bakalım, bugün sokakta neler gördün” dediğinde küçük piyanist trafikteki duyduğu korna seslerini yada bahçedeki kuş cıvıltılarını piyanosuyla seslendirmiştir… İlkokula başladığı dönemde Mozart ve Haydn sonatlarını ezbere çalmaya başlamıştır (Dündar, 2004).
Mithat Fenmen’den aldığı 8 yılı kapsayan piyano eğitimi süresince Fazıl Say piyano, solfej ve teorinin yanı sıra besteciliğe özendirme çalışmaları ve konser podyumlarına ısındırma amaçlı küçük dinletileri sürdürmüştür. 12 yaşına geldiğinde 1982 yılında Ankara Devlet Konservatuarı’nın Piyano Bölümü giriş sınavına girmiştir. Kulak sınavında 7-8 sesli çağdaş müzik akorlarını bilmiştir. Mithat Fenmen’nin önerisiyle seslendirdiği Beethoven Sonat ile jürinin hayranlığını kazanmıştır. Olağanüstü müzik yeteneğine sahip olduğu sınav komisyonundaki eğitimciler tarafından anlaşılmıştır.
Fazıl Say 1982 yılında Ankara Devlet Konservatuar’ında uygulanmaya başlanan olağanüstü yetenekli çocukların eğitimi için “Özel Statü” olarak nitelendirilen üstün yeteneklilerin hızlandırılmış yoğun müzik eğitimi programı çerçevesinde piyano bölümüne kabul edilerek eğitimine başlamıştır. Okula başlamasından birkaç ay sonra Mithat Fenmen ölmüştür. Fazıl Say piyano çalışmalarına Prof Kamuran Gündemir’le devam etmiştir (Virtüöz, 2002, Artliveon htm).
Fazıl Say Konservatuar eğitimi süresince Kamuran Gündemir’le teknik becerisini geliştiren, stilleri kavratan, disiplinli ve bilinçli bir çalışma temposu için şöyle demiştir. “Prof.Gündemir’in öğrencisi olmak büyük şanstı… 12 yaşındaydım iş ciddiye binmişti. Bu yıllarda müziği sindirmek gerekir. Muhiddin’le ben aslında zor öğrencilerdik. Göz, kulak, bellek, matematik, armoni, sezgi ve birazda eleştiri gibi yetilerimiz yüzünden,bizimle uğraşmak zordu… Öğrencisine inanan bir hoca… Hocamız müzikle edebiyat, müzikle resim, müzikle felsefe arasındaki bağlantıları bulup gösterirdi. Çağdaş müzik yapıtlarındaki anlatımları büyüteç altına alıp çözümlemesini, piyanodaki bin bir çeşit pedal kullanımını, renk ve ses, ses rengi… Artık müzik çalışıyordum: Müzikal ifade, tuşe özelliklerine ödünsüz bağlılık… Opus 109 Sonat’taki tonları, gökyüzünün renklerini nasıl seslendirmem gerektiğini, renkleri seslere nasıl dönüştürmem gerektiğini, yerli ve yabancı bestecilerin eserlerini,piyano edebiyatının bütün yapıtlarını yorumlayacak düzeye gelmiştik (Say,1999).
Konservatuar eğitimi süresince yorum kavrayışı gerektiren yapıtlar üzerinde üst düzey bir değerlendirme ortamı yaratarak öğrencisinin gelişmesinde etken olan Gündemir’in yanında İlhan Baran ise kompozisyon eğitiminin temeli olan teknik donanımları: Armoni, kontrpuan, formbilgisi, analiz, enstrümantasyon, orkestrasyon, antik modlar, Türk müziği makamsal ve ritmik sistemleri, caz armonisi, stil araştırmaları vb. kazandırmıştır. Ayrıca çağdaş müzik stiller çalışması için Ertuğrul Oğuz Fırat’la çalışmasını istemiştir. Fazıl Say 3 yıl Fırat’la çalışmalarını sürdürmüştür. Fazıl Say dokuz yıllık Konservatuar eğitimini beş yılda tamamlamıştır (Virtüöz, 2002, Artliveon htm).
Konservatuarın “Özel Statü” kapsamında 1983 yılında 5.10.1983 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “Müzik Alanındaki Özel İstidat ve Kabiliyetli Çocukların Devlet Konservatuarında Yetiştirilmelerine” dair geçici yönetmeliğin 4. maddesinin A bendi uyarınca yapılan sınav sonucunda (halka açık konser) değerlendirme komisyonunda bulunan öğretim görevlilerinin (Prof. İlhan Baran, Gülay Uğurata, Doç.Nimet Karatekin, Doç.Ersin Onay, Ahmet Yürür, Doç.Selçuk Gündemir, Doç.Kamuran Gündemir, Doç.Tulga Çetiz, Doç.Semra Kartal ve Doç.Banu Berk) onayıyla 25.05.1987 tarihinde vermiş olduğu başarılı konserle Fazıl Say Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndan üstün başarıyla mezun olmuştur (Tunçdemir, 1996).
Fazıl Say 1987 yılında Konservatuarı bitirdikten sonra Almanya’nın DAAD bursuyla yurtdışı eğitimi almak için Dusseldorf Müzik Akademisi Yüksek Okulu’na gitmiştir. Amerikalı piyanist David Levine ‘nin öğrencisi olmuştur. “Yaratıcı yorumculuk” tipinin dünyanın önde gelen Mozart ve Schubert yorumcularından olan Levine ile piyano eğitimi süresince “Oda müziği” alanında Berlin’de çok sayıda etkinlik çalışmasına başlamıştır. Oda müziğinin yorumlanmasındaki özellikler ve Mozart yorumlarken önemli olan “hissetmekten korkmamaktır”… diyen Levine, Fazıl Say’a değişik bir bakış açısı göstermiştir. Fazıl Say 1991 yılında “Konser Piyanisti” diploması alarak mezun olmuştur (Say, 1999).
Fazıl Say okulu bitirdikten sonra Berlin’e yerleşerek profesyonel müzik yaşamına atılmıştır. Bu dönemde üç piyano konçertosu, şan ve piyano için 25 şarkı, çok sayıda piyano solo eseri bestelemiş, konser repertuarının bir kısmını (Haydn,Mozart Konçertoları), 50 adet “Oda Müziği Konser Proğramı” çıkarmıştır (Pamuk, 2003). Aynı zamanda Berlin’de Hochschule der Künste Müzik Okulunda eğitimci olarak çalışmaya başlamıştır (Say, 1999).
Fazıl Say’ın Uluslararası ilk başarısı 1991 yılında Avrupa Birliği’nin düzenlediği Avrupa Piyano Yarışmasında kazandığı “Jüri Özel Ödülü”dür. Bu dönemde besteleriyle dikkat çeken sanatçımız Berlin Senfoni Orkestrası’nın sipariş ettiği konçertosunun dünya prömiyerini bu orkestra eşliğinde keman sanatçısı Götz Bernau ile kendisinin de solist olarak katıldığı konserle seslendirmiştir.1991-1994 yılları arasında Almanya’da vermiş olduğu konser ve resitaller üzerine dünya basınında yayınlanan yazıları bir kitap oluşturacak kadar fazladır. (Virtüöz, 2002, Artliveon htm)
16 Haziran 1994’te David Levine’in anısına düzenlenen Berlin SFB Radyosunu konser salonunda Berlin Filarmoni Orkestrası’nın eşliğinde Thomas Brandis ve Wolfgang Bottcher ile birlikte sanatçımız Brahms’ın triosunu seslendirmiştir. Bu konserin sonunda Müzik Akademisi Müdürü olan Annerose Schmidt sanatçımızın kariyerinde dönüm noktası olacak olan Genç Konser Artistleri Avrupa Yarışmasına katılmasını önermiştir.
6 Eylül 1994 yılında Leipzig’te yapılacak yarışmasının Avrupa elemelerine katılan sanatçımız yarışmada kendi bestelediği eseri “Nasrettin Hoca’nın Dansları”ndan 3. ve 4. bölüm, Haydn sonat, Bach “Fransız Suit”inden Allemande ve Liszt Sonatın füg kısmını başarıyla seslendirmiştir. “Genç Konser Solistleri Avrupa Yarışması”nı kazanan üç piyanistten biri olmuştur. Avrupa elemelerini kazanan üç piyanist aynı yarışmanın dünya finaline girmeye hak kazanmıştır (Yıldız, 2000).
15 Ocak 1995 tarihinde New York’ta yapılacak “Young Concert Artist” yarışmasına katılan Fazıl Say bu yarışmada yaklaşık 500 kişinin katılarak, Avrupa ve Amerika elemelerinden kalan 16 kişinin katıldığı yarışmadan jüri üyelerinin hepsinden evet oyu alarak dünya birinciliğini kazanmıştır. Yarışmada birinci olmasından dolayı bazı özel kuruluşların “özel ödül”lerini de kazanmıştır. Radio-France Beracasa Vakıf Ödülü, Paul A. Fish Vakıf Ödülü, Amerikan Vakıflarından “Maurice Clairmont Ödülü”, Boston Metamorphos Orkestrası gibi kuruluşların ödüllerini almıştır (Virtüöz, 2002, Artliveon htm – Say,1999).
Fazıl Say’ın 1995 yılında kazandığı birincilikler sayesinde müzik kariyerinde büyük bir başarı elde ederek kendi deyimiyle bir “sıçrama” gerçekleştirmiştir. New York’a yerleşerek dünyanın ünlü müzik merkezlerinde, dünyanın önde gelen orkestralarından ve uluslararası Müzik Festivallerin’den aldığı davetlerle sanat etkinliklerine başlamıştır.
Fazıl Say’ın 1995’den günümüze kadar uzanan süreçte piyano virtüözü olarak yurtiçi ve yurtdışında sayısız konserleri, resitalleri ve turneleri olmuştur. Sanatsal etkinliklerinin sayıca çok fazla olması nedeniyle konser, resital ve turnelerine örnekler verilecektir. Konser yaptığı ülkeler, çalıştığı ünlü orkestralar ve katıldığı Uluslararası festivaller aşağıdaki gibidir:
Fazıl Say Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Amerika, Kanada, Meksika, Venezüella, Japonya vb dünyanın beş kıtasında konser etkinliklerine devam etmektedir. Yılda yaklaşık 100 konser vermektedir. Say’ın solist sanatçı olarak sürekli davet edildiği orkestralar arasında New York Filarmoni, Philadelphia, Detroit, Paris, Milano, Prag, St. Petersburg, Münih, Tokyo, Zürich ve Sydney orkestraları yer almaktadır. Katıldığı başlıca Uluslararası Festivaller arasında Salzburg, Seattle, Schleswig-Holstein, Ruhr, Montpellier, La Roque d’Antheron, Menton, Lizbon, Budapeşte, İstanbul ve Montreux Caz Festivali bulunmaktadır (Virtüöz,2002,Artliveon htm-FazılSay.net, 2004).
Fazıl Say çoksesli müzik alanında ülkemizi yurtiçinde ve yurtdışında başarı ile temsil etmiştir. Ülkemizde orkestra eşlikli bir çok konser ve resital veren sanatçımız Anadolu’nun birçok ilinde icracı olarak evrensel çoksesli müziğin tanıtılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarda bulunmuştur. Çalışmalarının en önemli örnekleri aşağıdaki etkinlikleriyle anlatılmıştır.
Fazıl Say Çağdaş Eğitim Vakfı’nın düzenlediği okuyamayan çocukları okula kazandırmak ve burs bekleyen çocukların eğitimine katkıda bulunmak amacıyla yaptığı konserin geliriyle çocukların eğitimine katkıda bulunmuştur (Türenç, 2002). Etkinliklerinin arasına özürlü çocuklar için yaptığı konserler de eklenebilir.
Ülkemizde klasik müzik eserlerini popüler müziğin seçkin sanatçılarıyla birlikte “ikili” oluşturarak pop-klasik müzik buluşması (Fazıl Say-Sertab Erener,Fazıl Say-Zuhal Olcay..), Sanatçımızın caz armonisi ve caz stilleri tarzında bestelediği çalışmaları “Paganını Varyasyonlar” ve “Rondo Alla Turca”(1993) eserleri, çağdaş müzik-elektronik müzik buluşması (Fazıl Say-Mercan Dede-2002), Caz müziği-Türk müziğinin buluşması(Fazıl Say-Kudsi Ergüner-2003) alanlarında konserler vermiştir. Pop müziği-klasik müzik birleşmesi, Sertab Erener’le birlikte türküleri çağdaş formda düzenlediği “Halk Türküleri Projesi”(2003) konserler vermiştir. Bu konserlerden Caz müziği alanındaki çalışmanın 2003 yılında CD kayıtlarını yapmıştır.
Fazıl Say, “Türkiye Yollarında Bir Virtüöz” Projesi (2002-2003) kapsamında Samsun, Edirne, ve Gaziantep başta olmak üzere Adana, Ankara, İstanbul, Kayseri, Niğde, Diyarbakır, Erzurum, Bodrum, Aspendos olmak üzere toplam 12 ili kapsayan konserler vermiştir (Aktaş,2002). Konserlerin bilet gelirleriyle okullarda sağlık taraması yapılması amaçlanmıştır. Bu proje kapsamında yapılan konserlerde sanatçımız okullarda klasik müzik öğrencileriyle “atölye çalışması” yaparak her ilin kendine özgü türkülerini klasik müzik formunda çalarak çoksesli müziğin tanıtımı ve geniş kitlelere duyurulmasını gerçekleştirmiştir (vw.basın, 2004,vw.htm).
Çoksesli müziği sevdirmek amacı ile başladığı “İstanbul Okullarında 1000 Konser” (2002) Projesi kapsamında ilkokul ve liselerde yapılan etkinliklerde; çocukların ve gençlerin kulaklarını klasik müziğe alıştırmak amacıyla enstrümanları, bestecileri ve müzik alanındaki seçkin eserleri tanıtan konserler vermiştir (Aktaş,2002).
Fazıl Say’ın piyano virtüözlüğünün yanı sıra beste çalışmaları da olmuştur: “İpekyolu” adlı ikinci piyano konçertosu, “English Chamber Orchestra”, “Moskova Virtüozları” gibi oda orkestralarının yanı sıra, birçok yabancı orkestra tarafından seslendirilmiştir. Fransız Ulusal Orkestrası’nın siparişi üzerine yazdığı yeni konçertosunun dünya prömiyeri ise 2002 yılında Paris’te Kurt Masur yönetimindeki bu orkestra tarafından yapılmıştır (Say,1999). Ülkemizde ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın siparişi üzerine 2001 yılında “Türk Bestecilerinin Eser Üretimine Teşfik Projesi” kapsamında “Nazım” isimli destansı eseri hazırlamıştır. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Kültür Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu, TRT Radyosu Çoksesli Korosu ile birlikte Şef Naci Özgüç yönetiminde İstanbul, Ankara’da konserler vermişlerdir. Nazım adlı eserinin ikinci kaydı Bilkent Senfoni Orkestrası, eşliğinde 2002 yılında şef İbrahim Yazıcı yönetiminde Kültür Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu ile birlikte İstanbul, Ankara, İzmir (Efes), Antalya (Aspendos) da sergilenmiştir. Eserin aynı zamanda CD kayıtları (2001/2002) yapılmıştır.İkinci projesi “Metin Altıok Ağıtı”, Oda Orkestrası ve Kültür Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu ile birlikte, şef İbrahim Yazıcı yönetiminde,İstanbul’da dünya prömiyeri yapılmıştır.Eserin CD kaydı da (2003) yapılmıştır.
Fazıl Say’ın yurtdışında yaptığı beste çalışmaları; Warner-Teldec için ürettiği Mozart, Bach, Gershwin, Stravinski CD’leri “bestseller” olmasının yanı sıra, Almanya, Fransa ve Avusturya’da “Yılın CD’si” ödülünü almıştır. Ayrıca 13 ödüle daha layık görülmüştür.Dünyanın önemli şirketlerinden Colombia sanatçımızın konser menejerliğini yapmaktadır.Warner-Teldecşirketleri sanatçımızın bir çok eserinin CD kaydını yapmıştır.1998’de ürettiği Mozart/Fazıl Say, 1999’ yılında Bach/Fazıl Say CD’leri Fransa’da liste başı olmuştur.1999 yılında ise Teldec firmasının ürettiği Kurt Mansur yönetimindeki New York Filarmoni Orkestrası ile verdiği konserden yapılan kayıt,”Gershwin/Fazıl Say”CD kaydı dünya müzik piyasasında liste birinciliğine oturmuştur.Sanatçı son CD’sinde, Tchaikovsky’nin Piyano Konçertosu ve Liszt’in Si Minör Sonat’ını seslendirmiştir (, klasikmüzik.boun./fazıl.htm).
Dünyanın başlıca müzik dergileri olan Diapason, Repertoire ve Rondo, sanatçımızı kapak konusu yapmış, günümüze kadar dış basında Fazıl Say hakkında 600′den fazla yazı yayımlanmıştır. 2 Ekim 2003 tarihinde “Fazıl Say Fotoğrafları” sergisi açılmıştır. Kendisi için üretilen Bösendorfer marka “bilgisayara endeksli” konser piyanosu ile tek başına dört el seslendirmesini uygulayan piyanistimiz, bu projeyle bir dünya turnesi gerçekleştirmiştir. Milliyet gazetesinde 50 haftalık müzik makalesi yazmıştır. 1999 yılında “Uçak Notları” adlı kitabını yayınlamıştır.
3.1 Fazıl Say’ın Ödülleri*
· Avrupa Birliği Piyano Yarışması, 1991
· Genç Konser Solistleri Yarışması Avrupa birinciliği, 1994
· Genç Konser Solistleri Yarışması dünya birinciliği, 1995
· Radio France-Beracasa Vakfı Ödülü, 1995
· Paul A. Fish Vakfı Ödülü, 1995
· Boston Metamorphosen Orkestrası Solist Ödülü, 1995
· Maurice Clairmont Vakfı Ödülü, 1995
· Telerama Ödülü, 1998, 2001
· RTL Televizyonu Ödülü, 1998
· Repertorie Ödülü, 1998, 2001
· Le Monde de la Musique Ödülü, 2000
· Diapason d’Or (Altın Plak) Ödülü, 2000
· Classica Ödülü, 2000
· Le Monde Ödülü, 2000
· Avusturya Radyo-TV Ödülü, 2001
· Deutsche Phono Akademie ECHO Ödülü, 2001
· İstanbul Üniversitesi “Fahri Doktara” Ünvanı(2003)
· Bilkent Üniversitesi “Fahri Doktora” Ünvanı(2004)
3.2 Fazıl Say’ın Önceki Çalışmaları*
· Sonata, Piyano (1984)
· Phrigian, Piyano (1984)
· Prelüd, Piyano (1985)
· Prelüdler, Flüt ve Piyano (1985)
· Süit, Piyano (1986)
· “Dark Voice”, Piyano (1987)
· “Siyah İlahiler” Viyolin ve Piyano (1987)
· Kadanslar, Mozart Piyano Konçertosu için (1987)
· Gitar Konçertosu (1987)
· “İpek Yolu “, Piyano (1989)
· “Yansıtmalar”, Piyano, Viyolin ve Orkestra (1990)
· “Yansıtmalar” 2 Piyano için (1990)
· 5 Debussy Prelüdünün Orkestrasyonu (1990)
· Paganini Çeşitlemeleri Piyano (1990)
· Balat, Çello ve Piyano (1990)
· Antik Anadolu Modları Piyano (1991)
· “3 Masal” Oda Orkestrası (1991)
· Liszt Sonatının Orkestrasyonu (1992)
3.3 Kitapları*
· Schwarze Hymnen, Viyolin ve Piyano
· Verlag für Musik-Enzyklopaedie, (1987)
· Nasrettin Hoca’nın Dansları Piyano için, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, (1990)
· Fantazi Parçaları Piyano İçin ,Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, (1993)
· Paganini Çeşitlemeleri Piyano İçin, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, (1995)
· Sonat, Piyano İçin, Yapi Kredi Yayınları, İstanbul, (1997)
· İpekyolu Piyano Konçertosu, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, (1998)
· Uçak Notları, Müzik Ansiklopedisi Yayınları, (1999)
· 50 Makale, Milliyet Gazetesi
3.4 Orkestra Çalışmaları*
· Oda Müziği Senfonisi , Yaylı Çalgılar (1996)
· Nâzım, Orotoryo, Piyano, vokalistler, anlatıcılar, orkestra ve koro için (2001/2003)
· Requiem, Metin Altıok için, Orotoryo Piyano, oda orkestrası ve koro (2003)
3.5 Konçertoları*
· Senfonik Konçerto, Piyano ve büyük orkestra için (1994).
· İpek Yolu, (Piyano Konçertosu No. 2) Piyano ve oda orkestrası için (1994)
· 2 Romantik Balat, Piyano ve Yaylı Çalgılar için (1995)
· Gitar Konçertosu in d minor (1996)
· Kadanslar
Mozart, Piyano Konçertosu No. 25 C major K. 467 (1997)
Beethoven, Piyano Konçertosu No. 3 C minor (2001)
· Piyano Konçertosu no. 3, Piyano ve orkestra için (2001)
· Paganini Caz, Piyano ve orkestra için (2003)
· Alla Turca, (Mozart’tan sonra Jazz Fantazisi) Piyano ve orkestra için (2003)
3.6 Piyano Soloları*
· Nasreddin Hoca’nın Dansları (1990)
· Fantezi Parçalar (1993)
· Alla Turca
· Mozart’tan sonra Jazz Fantazisi (1993)
· Paganini Jazz
· 3 Jazz Parçaları
· 3 Balatlar (1997)
· Black Earth (1997)
3.7 Oda Müziği Eserleri*
· Viyolin Sonatı (1997)
3.8 Şarkılar*
· 25 Şarkı, Ses ve Piyano için (1994)
3.9 Deneysel Müzik Çalışmaları*
· 10 Parça, Jazz Dörtlüsü için
· Fazıl Say – Kudsi Ergüner (Ney), 4 Parça, Dj ve Piyano için
· Fazıl Say – DJ Mercan Dede (2003)
3.10 Fazıl Say’ın Albüm Çalışmaları*
· Wolfgang Amadeus Mozart,
Piyano Sonatı K.333 in B flat major
Variations on “Ah, vous dirais-je, maman” K.256
Piyano Sonatı K.330 in C major
Piyano Sonatı K.331 in A major “Alla Turca”
Warner Music France,1998
· Fazıl Say
Piyano Konçertosu No.2 “İpek Yolu”
Oda Orkestrası
İki Balat
Nasreddin Hoca’nın Dört Dansı
Fantazi Parçalar
Metamorphosen Chamber Orchestra
Scott Yoo
Troppenote Kayıtları,1997
· George Gershwin
Rhapsody in Blue
Porgy and Bess arrangements…
New York Philharmonic
Kurt Masur
Teldec Classics International,2000
· Igor Stravinsky
Le Sacre du Printemps
Teldec Classics International,2001
· Johann Sebastian Bach
French Suite N.6 BWV 817 in E major
Italian Concerto BWV 971 in F major
Prelude and Fugue BWV 543 in A minor
Chaconne in D minor (F. Busoni)
Prelude and Fugue BWV 846 in C major
Teldec Classics International,1999
· Peter Ilyich Tchaikovsky
Piyano Konçertosu No.1 in B flat minor
St. Petersburg Philharmonic Orchestra
Yuri Temirkanov
Franz Liszt
Piyano Sonata in B minor
Teldec Classics International,2001
· Johann Sebastian Bach
Italian Concerto BWV 971 in F major
French Suite N.6 BWV 817 in E major
Prelude and Fugue BWV 543 in A minor
Wolfgang Amadeus Mozart
Piyano Sonatı K.331 in A major “Alla Turca”
Piyano Sonatı K.330 in C major
Franz Liszt
Piyano Sonatı in B minor
Igor Stravinsky
Le Sacre du Printemps (Second Part: The Sacrifice)
George Gershwin
Porgy and Bess arrangements…
Teldec Classics,1999
· Fazıl Say
“Nazım”
Orotoryo Piyano, solo, koro ve orkestra için
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası
Devlet Çoksesli Korosu
TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosu
Genco Erkal
Sertab Erener
Tuncer Tercan
Naci Özgüç
İmaj Müzik,2001
· Fazıl Say
“Requiem for Metin Altıok”
Oratoryo Piyano, solo, koro ve oda orkestrası için
Devlet Çoksesli Korosu
Zuhal Olcay
Burcu Uyar
Kıvanç Tire
İbrahim Yazıcı İmaj Müzik,2003
· Fazıl Say
Black Earth Piyano solo (1997)
Sonat viyolonsel ve Piyano (1997) 1
Piyano Konçertosu No.2 “İpek Yolu” 2
“Silence of Anatolia”, “Obstinacy”
Piyano Konçertosu No.3 (2001) 3
Paganini Çeşitlemeleri Piyano solo (1995)
Dervish in Manhattan (2000) 4
Laurent Korcia, violine 1
Orquestra de Camera Gulbenkian, Muhai Tang 2
Orchestre National de France, Eliahu Inbal 3
Kudsi Ergüner Quartet 4 Naive.2004
*Fazıl Say Bölümleri:(Albüm,CD’ler, Orkestra Çalışmaları):fazilSay.net(2004),Virtüöz- Artliveon(2003)antoloji.com(2004),bilgi/idefixe.com(2004),hepsiburada.com(2004)’dan güncellenmiştir.
891 okunma


25 Ağustos 2010, 07:49 tarihinde.
Fazıl Say’a bir destek te benden..
Gönlüne sağlık Sevgili Zelin.
İznin olursa bu yazının altına ben de imzamı atmak isterim doğrusu..
25 Ağustos 2010, 09:08 tarihinde.
Eline diline sağlık Zelin. İçtenlikle size katılıyorum selam ve sevgilerimle teşekkür ederim.
25 Ağustos 2010, 10:27 tarihinde.
Zelin!..
sağol en az sözcük..
sen!..
sağol…
sevgiler.. saygılar
25 Ağustos 2010, 21:59 tarihinde.
Sevgideğer İsa,
Aslan arkadaş, sağol! İmzan güç verir sözcüklerime. Sözün de… daima güç verir.
25 Ağustos 2010, 22:01 tarihinde.
Dost Muzaffer,
Sesin geldi ya bize, küçükişler derin bir soluk aldı, sağol, benden de selam ve sevgiler.
25 Ağustos 2010, 22:24 tarihinde.
Yucel sevgideğeri,
Fazıl Say hiç sözcük kullanmadan çok şey anlatıyor çok sesli müziğiyle.
Tüccar kafalar ürkerler bundan! Bir şey anlatmayacaksın halka, damardan vereceksin uyuşturucuyu! Damardan… Narkozu verdin mi gerisi kolay! Apandistini alıyoruz diye böbreğini alıp satsan haberi olmaz!
İtirazları bu işte, insanın beynini çalışmaya zorlayan notalara!
Sevgiyle…
26 Ağustos 2010, 08:57 tarihinde.
bu zorba dönemde padişahın çıplak olduğunu söyleme cesaretinde bulunan FAZIL SAY a minnet borçluyum. Her zaman destekçisiyim.
ve dürüst kalan medya mensupları lütfen destek verin.
26 Ağustos 2010, 11:37 tarihinde.
Duyarlılığın için teşekkürler sevgideğer Ebru,
Küçükişler’de yaptığın bu insanî duyuruyu milliyetblog ortamında da yaparsan, daha çok kişiye ulaşacaktır sanırım. Sevgi ve selamlarımla.
http://blog.milliyet.com.tr/Fazil_Say_ve__Yas_li_gozlerden_memleket_manzaralari_/Blog/?BlogNo=260788
31 Ağustos 2010, 13:32 tarihinde.
Sevgideğerim,
Fazıl Say’a hazırladığın bu emek dolu yazına şükranlarımla,saygımla….
“Saygıyla eğil
Uzun uzun saygıyla
İçtenlikle
Bu güzel insanlara içsesini sunmaya geldin…
Onlar da seni dinlemeye geldi…
İçine çek onları
En derinden hissedecek kadar içine çek
İyiyi hisset..”
Fazıl Say
Piyanistliği ve besteciliği kadar düşünceleriyle de yüreğimize imza atan saygıdeğer Fazıl Say seninle gurur duyuyorum,kitabına verdiğin isimde “Yalnızlık Kederi” sen bizimle ÇOKSUN,sana SAYGIMLA….
02 Eylül 2010, 00:49 tarihinde.
Belki de sesli soyleyemedigim meshur cumleyi soyledigi ve aklimdakilere tercuman oldugu icin tesekkurler Fazil Say…..Boyle ozenli bir calisma icin size de ayrica Zelin…..Emeginize saglik…..Bende bir koca dunyayi da karsisina alsa sonuna kadar destekliy Fazil Say’i….Sevgiler….
02 Eylül 2010, 14:21 tarihinde.
Sevgideğer Zelin;
Fazıl Say’ın yazdığı son yazıyı ekliyorum.Soframızda tam buraya iyi gider diye düşündüm.
Saygı ve sevgilerimle..
FAZIL SAY YAZMIŞ:
“Tom diye bir arkadaşım var, İngiliz. Ben yaşlarda. Astrofizikçi. Nobel ödüllü. Tel Aviv Üniversitesi’nde ders verir. Hobble uzay teleskobunu yaratan ekipten. 20 milyar ışık yılı uzağını seyredebiliyoruz artık. Asıl ‘baba astrofizikçi’ Tokyo’da yaşayan yaşlı Fukuhita’dır.
Neptün’ün bir uydusu var, Triton. Neptün uzak. Neptün soğuk. Neptün’de hayat yok. Fukuhita dermiş ki; Triton’da hayat var. Neden var? Çünkü bu uydunun içinde bir okyanus varmış. Okyanus demek su demek. Su demek hayat demek. Çok gelişmiş bir uygarlık mı? Ne derece gelişmiş olur ki su uygarlığı? Oy verecek kadar gelişmişler midir ki? AKP? CHP? BBP? Fethullah? Var mıdır böyle şeyler orada da? Emre Aköz, Ahmet Hakan falan gibilerin suda yaşayanları. Yoksa, Triton’a da mı kaçamayacağız?
Triton’a kaçmışsın, mutlusun, huzurlusun; bi bakıyosun Fethullah oraya da okul açmış. Aaa! Gelmişler. Mehmet Altan da oradan geçen balığa ‘sen darbecisin ulan” diye bağırıyor. NASA oraya 20-30 yıl içinde uzay mekiği yollayacakmış. Bu okyanusta ne var ne yok keşfedecek. Hadi hayırlısı.”
04 Eylül 2010, 08:43 tarihinde.
İsa..en çok gülünür işareti ne?.. bulsaydım koyacaktım..
..
sabah..
neden aslanım derim sana!..
ahhh benim aziz arkadaşım…
sağol…
gülümsetmene değil!..
çalıştırdığın kafana aslanım..
sevgiler, saygılar