Anasayfa Anasayfa

Şerare


Zelin Artuğ

Kandl_Cheval_de_feu_l

O zamanlar ateş bilinmiyordu daha. Prometheus da yoktu. İskra* da!

Kocaman kentler, köyler de yoktu. Bomboştu olmayan sokaklar, olmayan caddeler, olmayan otobüsler…

Çakallar ulurdu yine dağ başlarında, aç kurtlar dolanırdı av peşinde.

Yıllar, bin yıllar sonra… Rusya’da bir yazar, Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in Sibirya’ya sürülen Dekabristler** ’e hitaben yazdığı şiire karşı Vladimir Odoevsky şöyle diyecekti:

“Kıvılcımdan ateş çıkacaktır!”

 

İskra… yani kıvılcım! Sönmüş bir yanardağ artık o. Ne zaman faaliyete geçer, bilinmez.

Şerare…

Yani kıvılcım! Bu coğrafyada yaklaşık her 29.448 kişiden birinin adı ŞERARE imiş.

***

Dans…

İlk insanın dans yoluyla kendini ifade ettiği söylenir. Yeryüzünün her coğrafyasında bir başka dans, bir başka kültür, bir başka kendini ifade etme yolu…

İzlediğim birçok filmde, ilkel toplulukların ateş çevresinde dans ettiklerini gördüm.

İlkel toplumlarda kıvılcımdan ateş çıkalı çok olmuş! Bütün benlikleriyle, bir tür toplum bilinciyle, ahenkli bir ateş dansı sergiliyorlar.

İskra’dan da önce…

Yüzyıllar sonra Arapça’dan fırlayıp, bu coğrafyada her 29.448 kişiden birine ad olan eski sözcük, yeni moda Şerare’den de çok önce!

Ateşi söndürmemek!

Uyursak ateş söner ve biz her yeni günün sabahında yeni bir ateş yakmak için yeni kıvılcımlar ararız.

Kıvılcım içinse doğru bilgi, doğru araç, doğru yöntem gerek.

Sıradan bir taşı sıradan bir taşa sürtmekle kıvılcım çıkaracağını sananların, manavda bütün karpuzları gelişigüzel tokatlayan ve ayırdıkları karpuz kelek çıkanlardan farkı yoktur.

Bilgisiz, araçsız ve yöntemsiz kişi, olası bir “kelek”le karşılaştığında anlamsız bir yüz ifadesiyle sırıtarak şöyle diyecektir:

“Ah ulan felek! Kimine kavun yedirirsin, kimine de bizimki gibi kelek!”

Bütün işlerini feleğe gördürmek, sonuç fos çıkınca feleğe sitem etmek, gelişmemiş toplumların genel yakınma biçimidir.

Kıvılcım’dan, İskra’dan ve Şerare’den önce de ateş vardı. Onu, insanlık için, tanrı Zeus’tan Prometheus mu çalmıştı, bilemem ama bildiğim bir şey var ki dünya kan topuna dönüşmeden önce, ateş topuydu.

 

Blognot:

*Rusya’da çıkarılan ve çarlık kanunlarına göre illegal sayılan ilk marksist gazeteydi. 1900′de Lenin tarafından kurulmuş ve Rusya’da işçi sınıfının marksist devrimci partisinin oluşturulmasında önemli rol oynamıştır. Türkçe anlamı “kıvılcım”dır. Iskra‘nın ilk yazı kurulu; Lenin, Plekhanov, Martov, Axelrod, Potresov ve Zasuliç‘ten oluşuyordu. 

** Çar 1. Nikola’nın iktidar döneminde Fransız devriminin düşüncelerinden etkilenen subay ve aydınların 14 aralık 1825′te, Çar’ın otoritesini bir anayasa ile sınırlandırmak istemesi üzerine, Puşkin Nikolai Nekrasov’un şiirleriyle, Tolstoy’un hikayesi ile destek verdiği başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimi. Bu harekete destek verenlerin bir kısmı asılarak idam edilmiş, geri kalanlar ise Sibirya’ya sürülmüştür.Tolstoy’un Savaş ve Barış’ı da bu destek sürecinde oluşturduğu hikayenin geliştirilmiş halidir. (Uludağ Sözlük)

 http://blog.milliyet.com.tr/Serare/Blog/?BlogNo=258825

 
Zelin Artuğ, Ağustos 2010, YERYÜZÜ

 

  

 

GoldenSongs-24

276 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Etiketler: , ,

“Şerare” için 2 Yorum

  1. isa batumlu diyor ki:

    Merhaba Sevgideğer,
    Özlemişim yazılarını..
    Kıvılcımdan ateş çıkartabilmek için oksijen ve yanıcı madde de gereklidir kuşkusuz..
    “Bütün işlerini feleğe gördürmek, sonuç fos çıkınca feleğe sitem etmek, gelişmemiş toplumların genel yakınma biçimidir.” diye yazmışsın, ne güzel..
    Kimi toplumlar barut gibi olur haksızlıklar ve baskılar karşısında kimisi de kül..
    Bizimkisi gibi “Biat Kültürü”ne sahip halkın haline de ister ağla, istersen gül..

    Sevgiler..

  2. zelin artuğ diyor ki:

    İsa Sevgideğeri, selamlar..

    Biz bizi özleriz!

    Biat kültürü nasıl bir kültür? Mantar kültürü mü? Ya da kültür mantarı!
    Son yıllarda ne çok çoğaldı değil mi bu kültür mantarları! Çürük çarık mantarlara nasıl da paha biçiyorlar!

    Gelişmemiş toplumları kınamıyorum aslında. Önü kapanan nehir nasıl çağlar? Suyun doğal akma yönünü değiştiren çıkarcılar oldukça, nehirler durula durula tükenecek ve tükendiği yerlerde bataklıklar oluşacaktır. “Sivrisineklerle uğraşmaktansa bataklığı kurutma” lafları da boş! Yeryüzünde bataklığa çevrilecek alan çok nasıl olsa! Bataklıklarla uğraşmaktansa, çıkarcıların kökü kurutulsa fena mı olur?

    Yeni yazılarını bekliyorum İsa, yeniden hoş geldin Tharıkof’a. Sevgi ve saygıyla..

Yorum Yapın