Anasayfa Anasayfa

Düşünme sesleri


Yucel Evren/ Zelin Artuğ

1151-2177-thickbox

“Dile yüklenenler ne denli izafi… Ne denli yöresel henüz.. Örneğin ne demeli,  hırsı anlatırken? Doğal ki yöreselliğin dışında da elbet..
Ama ne denli sınırlı…
Nasıl anlaşılacak umurundalığını aştın örneğin.. Ama yeterli mi?…

 

Sessiz düşün!…

Sesli düşünce, mayalanmadan koparılan hamura benzer!

Sert… taş gibi, ruhsuz!…

Konuşma diyorlar, adına…

Bumerang gibi geri döner sesli düşünce,

Döner, saplanır boğazına!…

” Hayatı kavrayış sorgulamasını “henüz” sadece insan yapsa da çok çok önemli mi? ”

 ”Henüz”!..

Sessizce düşün ve sustuğun gibi yaz!…

Bir pınarın akış hızını hesaplıyabiliyorsun… Yazmanın akış hızını hesaplayamadığında, düşünce özgürleşecek!.. Görüntülü iletişim kuruyorsun ve sürekli gelişen bir teknoloji… Oysa diye sözcüklerle başlamaya “henüz” ve halâ devam edilmesine ne demeli?… Oysa, henüz oysadır!… Hâlâ devam edilmesi de henüz oluşundandır!…

Kavrayışı sorgulamak çok önemli… “yeni” bir dil..

Yeni bir dil yok!.. Tıpkı yeni bir insanlık olmadığı gibi! Fasit bir dairede başlangıç ve bitiş noktaları hem yeni, hem eskidir. Eski işkencelerden geçmiş insanlıktan, yeni “iyi” insanlıklar beklemek, umut denen kavramın aldatmacası değil mi?!…

Ortaya koy haydi kendini!…
Ben diye başla örneğin!..
Ben..

Ben..
bu kadar mı?..
sürdür!..

At üzerinden kolaysa haydi!..

kolay!…

küçük işlere bakarım!…

bunca birikimsiz kültürden sonra!..
yargıda .. yargılarda bulunmak ne kadar kolay öyle mi!…

kültür…

ekim yani ?..

ektiğini biçer insanoğlu!

Yeni EKİM’ler…  GDO’lu… yamru yumru… hormonlu!

Şişirme kültürler gibi!

Eski EKİMLER gerek insanlığa…

1917 örneği…

YERYÜZÜ tarlasında! 

Karşı durma mı?..
hayır …

“henüz” karşı durmak bu değil..

Karşı durmak,

Muhalefet mi?

Çoğalmak mı yoksa?!..

birikimsiz.. boş!…( yargıdır)…

Önce çoğalsın insan, sonra biriktirsin karşı duruşları!

Bitmedi.. gibi.

Bitmez!

Söz biterse…

İnsan biter!

 

NOT: Bu yazının orijinali Yucel Evren’e; koyu renk (bold) yazılar Zelin Artuğ’a aittir.

 

Baba Zula-çölde su sesi

331 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

“Düşünme sesleri” için 5 Yorum

  1. isa batumlu diyor ki:

    Müthiş ikili..
    Apıştım kaldım resmen..
    Başka ne denilebilir ki bu yazılanlar üzerine?..

  2. zelin artuğ diyor ki:

    Şöyle diyebilirsin İsa sevgideğeri:

    “üç../dört../ beş…/ on bin.. /yüz bin.. /bir milyon../ üç milyar…/ beş milyar…/ altı milyar elli, eksi 37 milyon! Şöyle temizinden… “MÜTHİŞ ALTI MİLYARLI!”

    Bir araştrmaya göre dünya zenginliğinin yarısı, 37 milyon kişiye gidiyormuş!

    Demek ki 37 milyonun dışında kalan altı milyar, MÜTHİŞ ALTI MİLYARLI oluverse, çözülecek bu iş kökünden!

    Bunca kan, bunca savaş… bunca işkence.. mahpusluk.. idamlar, kimvurduya gitmeler, gericilik batağına saplanıp kalmalar… bunların hepsi 37 milyon OT! için işte!

    Sevgi ve selamlarımla…

  3. elif eser diyor ki:

    Tebrik ediyorum, alkışlarla kutluyorum!

    Saçlarıma dek ürpertilerle okudum. Vurgulu, sancılı, gümbür gümbür!

    Müthiş Altı Milyarlı olunabilir mi? Asıl zenginliğin içsel değerlerimiz, özbenliğimiz ve bütünlüğümüz olduğunu kavrayamayan örümcek ağsız kişi sayısını merak ettim şimdi? Kaç kişi biliyor gerçek kimliğini? Kaç kişi farkında savaşlar olmadan, işkenceler olmadan, bütün kötülükler olmadan daha güzel, daha insani yaşanılabileceğini??

    Yorgunluk ve umutsuzluk tüttürmenin çaresi uyku bantlarını takıp arkamızı dönerek uyumak mı?

    Sevgi ve saygımla bir kez daha tebrik ediyorum..

  4. Şerife Mutlu diyor ki:

    Üst yörüngeye fırlayamamış,fasit daire döngüsünün nefis bir anlatımı,insanı okurken o dairenin üstüne fırlatıyor.Kutlarım,Yücel ve Zeloş ikilisini…..Sağolun sizler….en içten sevgi ve içtenlikler…

  5. zelin artuğ diyor ki:

    Elif ve Şeri sevgideğerleri,

    Üst yörüngeye fırladığında müthiş altı milyarlı olabilir insanlık. O da önce, baş kaldırmasını engelleyen ezici güç püskürtüldüğünde olur.

    Ya da baş kaldırmalı ki insan, ezici güç püskürtülsün!

    Baş kaldırmazsa bırakın üst yörüngeye fırlamayı, “cehennemin dibinde” yaşamaya devam edecek bu altı milyar!

    Ben hep merak etmişimdir… Yüzyıllardır ölenlerin sayısı, 6 milyarın kaç katıdır diye… ve merak etmişimdir, neden o kadar çok mezar yok? Piramitler, örneğin bütün görkemiyle yerinde dururken, büyük dedelerimiz nerede yatıyor? Burada bir matematik yanlışlık yok mu sizce de?

    Demek ki 37 milyon, ölümden sonra da koruyor eşitsizliği! Demek 6 milyar insan, geçici olarak konuk ediliyor mezarlıklarda! Yerine kocaman bir alışveriş merkezi ya da lüks bir otel yapılıncaya kadar!!! Ataya saygısızlık da öğretiliyor ki, çok etkilenmesin geride kalan kuşak! Önce büyük dedelerimizi… sonra dedelerimizi unutturdular bize!

    Korkarım bir iki kuşak sonra babaları da unutturulacak insanlara! Bu gidişle kimse babasını da bilemeyecek ve “nezhebi gayrı sahih” tabir edilen tipler dolaşacak ortada!

    O nedenle, gider ayak… insanlığa bir seslenelim!.. Bu, bizim son görevimizdir.

    Üst yörüngeye fırlamanın yollarını, yöntemlerini arasın geride kalanlar! Yoksa kim kimin oğlu, kim kimin babası, anlaşılamayacak! Kapitalizmin son numarası da bu olur korkarım!!!!

    Sevgi ve saygımla, canlar.

Yorum Yapın