Dışarıdan kendini görmek…
Yucel Evren
Dışarıdan kendini mi gördün?
Saçmalama nasıl dışarıdan kendini gördün!…
” Kendime dışarıdan baktım tıpkı bir yabancı gibi… Bu nasıl biri?… Önce ellerime, ayaklarıma… görebildiğim heryerime … Önce bir ürperti… Tanıyamadım kendimi. Ellerim, bunlar benim mi?… Nasıl da yalnızlığım var halime bakar mısın dedi … çözmedin mi hala kendini?… “
İyi bir destek alsan !…
” Sorunlar salt kendimle mi ilgili… Ya yalnızlığım?… En büyük desteğim, dışarıdan gören kendimi…”
Öyle yutturdularki hayatı… Hele duyarlıysan !
” Dinleyemem artık seni… Sende yutturucuysan nereden bilirimki?… Güven duygum bitti artık benim, aşk koca bir yalan… Dostluk yok, sahte… Bunca çabam boşa çıktı ve destek olucu arayacağım …”
Bana izin vermen gerek!…
” Değişen ne olacak peki?… Nereden çıktın sen?… Kolayca çözüm bulacağını mı sanıyorsun?… Kendi haline bakmayı dene… Benim sorunlarıma destek olacak sen!… Ne haldesin?…”
” Dışarıdan kendime bakmayı garipseyen sen dene bakalım neler olacak”
Kendime dışarıdan bakmayı deneyeceğim öylemi?…
” Evet dinliyorum seni”
Ellerim benim ellerim, yabancı değil bana…
” Ürpermedin mi? halâ”
” Ya hayatı kavrayışına dışarıdan bakmayı denemek, duruşun örneğin… evde, işte.. sözedeyim mi daha!… ne oldu? sustun… Duyarlılıktan söz eden sen, neden birden durdun? ”
Ama bunlar çok duyarlılığın yansımaları olamaz mı?… henüz bu denli birikimsizlik varken yok etmez mi bizi?…
” Coğrafyana sığın, birikime sığın… aşka sığın, yalnızlığa sığın… sorumluluklarına sığın… sorumsuzluklarına sığın… çıkarlarına sığın… cinselliğe sığın… açlığa sığın… işsizliğe sığın… bilime sığın… dostluğa sığın… bitireyim mi ?…”
Ne yapmalı adına salt kişisel çabalar mı? seninkisi… örneğin Aşık olduğunda, sevdiğinde, sevildiğinde bitecek mi?… iyi bir ev, araba?… tatil… iyi yemek…
” Sen bir tiyatro düşlüyorsun… yaşanası bir tiyatro ve başrollerine hep olacak iyi birileri..”
Kapitalizm; insan ilişkilerinde yalnızlaştırmayı, tekbaşınalığı körüklüyor… yapay sorunlar yaratıyor, nispi ferahlamalarla sahte ilişkiler yaratıyor… çelişkileri temelden alıp tekilleştiriyor… tükettiği her şey gibi.
İnsanı tüketir…
Kanmayın!…
Yucel Evren, Mayıs 2010, İstanbul
Erdal Erzincan- Yaram var benim
Etiketler: coğrafya, insan, kapitalizm



27 Mayıs 2010, 19:58 tarihinde.
Sevgideğer…
Diyelim kandık!
Çok değil, beş on yıl sonra:
Kandırıkçı eğitim sisteminin, kandırıkçı yöneticilerinin güttüğü kandırıkçı coğrafyaların kandırıkçı öğretmenleri sorarlar:
-Söyleyin bakalım, dünya nüfusu ne kadar?
Henüz… kalıba girmemiş, ezbersiz çocuklar bir ağızdan yanıtlarlar:
-10 milyar boş çuval!
Henüz bilinci bulanmamış çocukları eğitmekle başlamalı, kapitalizmin tükettiği insanı yeniden üretmeye!
Terminatör(!) bunu çok iyi bildiği için, eğitimin cılkını çıkararak önce henüz bilinci bulanmamış çocuklardan başladı tüketmeye! Şimdiden her biri birer testkolik.. ezberci.. beyni dumura uğramış bencil, yarışçılara dönüştüler!
Duraklarda kocaman afişler:
“Türkiye birincisini biz çıkarttık!”
Sınavları kazandırdınız da niçin???
Günde 12 saat taş kırmacasına çalıştırdığınız ve çekirdek parasına çalıştırdığınız, gülmeyi unutturduğunuz öğretmenlerden biri olsun ve haline ŞÜKRETSİN! diye. Çünkü binlercesini de sokağa salacaksınız iş aramak üzere..
Okul kazandırttığınız gençlik, ekmeğinin peşinde, sistemin mantarları olan taşeronların maskarası olsun diye!
Yeter, bu kadar! Çok uzar!..
Sen yaz, Yucel.. Harf yaz, soru işareti yaz, nokta, virgül yaz, yeryüzünde hiç olmayan bir dilden yaz, yeter ki yaz! Sevgiyle..
28 Mayıs 2010, 11:34 tarihinde.
Kanmak;salaklık
kandırılmak;salaklığın karesi,
hazırlanmş senaryoların
rüya görücüsü olmak,
kanmanın^kübü…
Sevgiyle Yücel,gerçeği gören kalbine içtenlikler…