Zamanın Gizemi
Şerife Karaçayır Mutlu
Likya’lı Emin’in Yeri,
Konan göçen,
Sırtında heybesiyle
Ta! öbür ucundan gelen
Kimi Hollanda’lı,
Kimi Yeni Zelanda’lı,
Gezgin mi,yoksa
Evliye Çelebi ?
Bir lokma, bir hırka,
Gitarı, kamerası, azık torbası,
Mesafeler yok olmuş beyninde
Yüreğini dağlamaya gelmiş
Olimpos’un ateşinde,
Yarın Kapadokya,
Nemrut’un zirvesinde,
Yakacak kampının ateşini
Bir dünyadır
Likya’lı Emin’nin yerinde yaşam
Tutamazsın elinde balığı
Kayar zaman…
Şerife Karaçayır Mutlu, 6 Aralık 1998 Çıralı /Antalya
Likyalı Emin’in Yeri
Penelop





25 Mayıs 2010, 02:56 tarihinde.
Şeri sevgideğeri,
Likya’lı Emin’e selam götür soframızdan. Caretta Carettaları da sevip okşa bizim yerimize… O tosbalara benim adıma şöyle de: “Sizin soyunuzu da tüketir bir takım dünyalı yamyamlar! Genlerinizi değiştirip, sizden yük beygiri yaparlar! Siz en iyisi, atlayın denize, okyanuslara açılın! Öyle derinlere gidin ki, bu sığ herifler sizi oralarda bulamasınlar!” Böyle söyle Caretta arkadaşlara!
Sonra da işlerini bitirmeye koyul. Çünkü yaz sonlarında taze şiir şerbeti dolduracağız şişelere.. Yucel’in MB’de yayımlanan bütün yazılarını KONSERVE yaptım, CD’ye!.. Benimkilerden de turşu kurmayı düşünüyorum. Acılı… Şimdilik kavanoz bulamadım. Yeryüzü kavanozunun dibi çıkmış, “yeni” kavanoz arıyorum.
Arada bir yıllanmış şarap şiirlerinden yollarsan, Tharıkof sofrasında daima bir testi şarabımız olur. Keşke, kimi beceriksizlerin elinde love sözcüğü, story olmasaydı değil mi? İşçi sınıfından Ali MacGraw ve aristokrat bir aileden Ryan O’Neal aşkı! O yıllarda Yeşilçam’da da bolca varsıl-yoksul aşkları izleniyordu. Şimdi sınıfsal uçurum öyle büyüdü ki, bırak aşık olmayı, çocuklar birbirlerinin varlığından bile habersizler. Bir yanda hayatında hiç toplu taşıta binmemiş bir genç; öte yandan cebinde simit parası bile olmadığı için otobüse, metroya kaçak binmenin yollarını arayan gençlik! Bunların love story’sindan olsa olsa bir komedi senaryosu çıkar.
Likya’lı Emin’den nerelere geldik… Selamlarım ve sevgilerimle dost.
25 Mayıs 2010, 08:18 tarihinde.
Sevgideğer,
Likya deyince “Mogambo” narası atasım gelir…O da çook dağlamıştır yüreciğini Olimpos’un ateşinde..
Yüreciğine sağlık..
25 Mayıs 2010, 10:03 tarihinde.
Sevgideğerim,
ana kaplumbağa bu günlerde büyük bir güven duygusuyla denizden yaklaşık yirmibeş otuz metre içeri,kumsala yumurtalarını bırakır.Hemen hemen Temmuzun on beşinden itibaren yumurtadan çıkmaya başlar yavrular.Yumurtadan gece yarısı çıkar ve,o yirmibeş,otuz metrelik deniz ve yuva arası mesafeyi,güneş doğmadan kat etmek,denize ulaşmak zorundadırlar.Kimi yuvarlanarak ters dönme mücadelesi,kimi zayıflık nedeniyle gecikir, güneş doğar ve işleri zorlaşır,sıcağa yakalanmak,riski yükseltir,hayatta kalma savaşına tüm gücüyle,yenik düşmemelidir.Bu yuva ve deniz arası gelmek zorunda oldukları yolda,örneğin ters dönen bir yavruya yardım anlamında,düz çevirmeye kalkışmak,senin insanca düşüncendir,ama doğada geçerli değildir.Bu yolculuğu yavru yardımsız tek başına yaparak denize ulaşmak zorundadır ki ,güçlenerek,ulaştığı denizde hayatta kalabilsin,ve gelecek her türlü tehlikeye yem olmasın…Başarıya yakalayan,denize,gün doğumundan önce ulaşan yavru birinci sınavı vermiştir.Artık denizde ki mücadele başlar…Bu arada o zavallı yavru,bilmez ki,”dibi çıkmış” bir dünyanın insanımsı yamyamları en büyük tehlikesidir..tüm tehlikelere rağmen yaşamayı başaran kaplumbağa,yirmibeş yıl sonra aynı sahile gelerek,yumurtadan çıktığı yeri bulup,kendi yumurtalarını bırakır.
İnsanın kurtuluşu; doğa yasaları olan “hayatta kalma “mücadelesinin
üstüne çıkıp,”HAYATI YAŞAMA”sürecini yakaldığı zaman olacak…
Hayatı yaşamak,tadımsamak,duyumsamak adına,insanlığın BİLİNÇLENMSİ en büyük dileğimdir sevgideğerim.Bir gün o günleri HAKEDENLERİN yaşayacağı günleri tüm kalbimle diliyorum UMUTLA,bastonuma düşen UMUDUMUN yeşereceği günlere……SEVGİMLE can Zeloş…
not.koyduğun müzik harikaydı,dinlerken inan tüm umutlarım gülümsedi,SAĞOLASIN…..(Likya’lı Emine selamını söyledim.:))
25 Mayıs 2010, 11:53 tarihinde.
Sevgideğeri Şerife…
O kocaman yüreğinizi sevgiyle selamlıyorum…
25 Mayıs 2010, 20:44 tarihinde.
Sözlerin iyi bir şey..
sevgiler, saygılar Şerife
25 Mayıs 2010, 20:59 tarihinde.
bir kaç şey daha söyleyeyim..
ne güzel bir yorum yaptın.. sağol Şerife..
27 Mayıs 2010, 14:21 tarihinde.
Sevgili Mogambo,
Olimposun zirvesinde ki sisler dağıldı,yükselen naranın sesinden…:)sağol,sevgiyle….içtenlikler….
Yücel yaşam,bir kaplumbağa yavrusunun kabuğuna sıkışır,orda hayata tutunmaya çalışır….sağol…sevgimle..
27 Mayıs 2010, 14:29 tarihinde.
Empati kuran güzel yüreğine sevgi ve teşekkürlerimle sevgili Elif,sağolasın.:)