Anasayfa Anasayfa

Düşle gerçeğin sınırındaki “dost”!..


Zelin Artuğ

dostlar 

Bahar geldi. Yol boylarındaki ağaçlar, bakımsız çocuklar gibi kavruk, solgun… Düş tarlalarındaki ekinler, susuzluktan kurumuşlar.
Gerçek, gerçek değil ; düş kurmaksa yasak!

17 Ağustos 1999. Hangimiz unutabildik ki o korkunç geceyi? Depremin şokuyla bütün geceyi ayrıntılı bir haber alabilme umuduyla sokaklarda geçirmiştik. Sabahleyin de kaldırımda oturup beklemekten sinirlerimiz harap olmuş bir şekilde, deniz kıyısına yürümüş, denize sıfır bir çay bahçesinde bir masaya çökmüştük. Bir ara gözlerimin kapandığını, başımı masaya koyup uyuduğumu anımsıyorum. Bir sesle, irkilerek uyandım.
“Uyumak yasak, mal sahibinin emri böyle!”
“Kardeşim, bütün gece uyumadık. Yoksa buralara uğramadı mı deprem? N’olur iki dakika kafamızı koysak şu masaya?”
“Olmaz! Emir böyle! Benim yapabileceğim bir şey yok!”

***

Yorgunum.
Yasaklardan, yanılsamalardan, boşluklardan, düşlerden yorgunum. Hep bir “dost” beklerim, çocuk yanımla..
Çocuk yanım, “ bekle.. gelecek!” der, olgun yanım “sen daha çok beklersin!” diye gülümser.

Çocuk yanım iki yanı bahar çiçekleriyle bezeli bir yolda düş kurar, olgun yanım gerçeğe giden sarp yolu gösterir. Hangi yöne gideceğimi bilemem.

Hangi yandan çıkıp gelecek bakalım, düşle gerçeğin sınırındaki dost? Hiç gelmeme olasılığı da var!
 
Hayatında iki dizeyi yan yana getirip ezberleyemeyen ben, Nazım’ın bir şiirini ezberledim.

Bir gelse… 

Gelir gelmez, bu şiiri okuyacağım ona!

 ***

 Hoş geldin!m-aujourd_hui_0371
Kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun…
“Hoş geldin!
Ayrılık uzun sürdü.
Özledik.
Gözledik…
Hoş geldin!
Biz
bıraktığın gibiyiz.
Ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta…
Hoş geldin.
Yerin hazır.
Hoş geldin.
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze vaktimiz yok.
YÜRÜYELİM…”

***

Ustalaştığımız doğru “taşı kırmakta”, ama çok zaman kaybettik. Dinleyip, diyecek de çok elbet! Uzun söze de vaktimiz yok yalnız!

Bütün yollar, bütün köşebaşları, bütün alanlar “tutulmuş”! Tıpkı ay tutulması gibi, güneş tutulması gibi tutulmuş! Yer gök, karanlığa bürünmüş.

Düşle gerçeğin sınırındaki “dost”! Hoş geldin! Ne var ki, bir yol ayrımında “dost karşılamak” beni; karşılanmak da seni yorar.

Uzun söze vaktimiz yok.

“Göç, gide gide düzelir.”

Yürüyelim!..

 

Zelin Artuğ, 05.01.2010, Yeryüzü

www.kucukisler.com

 

Cristo Spain

300 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (4 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Etiketler: , ,

“Düşle gerçeğin sınırındaki “dost”!..” için 5 Yorum

  1. elif eser diyor ki:

    Sevgili Zelin..

    “Hoş geldin!” diyebilmek bir dosta, gerçeği ve düşü aynı anda paylaşabilmek nasıl da tarifsizdir…

    Gönül dolusu “hoş geldin!” diyebileceğimiz dostluklara…

    Yüreğine sağlık.. Sevgi ve saygıyla…

  2. yuevren@hotmail.com diyor ki:

    Sen kafası çalışan bir kaçlardansın Sevgideğer Zelin..
    yorulmayı bu denli nasıl iyi anlattın!.. sonra beklemeyi de.. bir çok şeylerden de var!.. Sevgiler, saygılar.. sağol aydın çabana

  3. zelin artuğ diyor ki:

    Sevgideğer Elif,

    “Hoş geldin!”

  4. zelin artuğ diyor ki:

    “Yucel…hoş geldin, yol arkadaşı!”

  5. yücel yarımbatman diyor ki:

    kara kaşları ve
    kara gözleriyle
    kara ya vurmuş
    bir şarkıydı yalnızlık…ve ben bir doğulu çucuktum
    çocukluğumun doğusunda
    pus tutmuş eteklerinde yalın ayak
    ve yaşamak ya da ölmemek korkusunda;
    hani biri çıkar gelir elinde bez den oyuncak belkide kırılmamışken tekerlekleri
    oyuncaklı yılların
    o çatlak o elleri kömür karasın da…
    kara gözleriyle
    kara kara düşünen anaların
    kararan alınlarında umutların
    ve hep kardan adamın çıkıp geleceğini sandığım anadolumun
    karla kaplı yollarında
    maviye ve hüzne çalan yalnızlığımda…
    kara gözleri ve
    kara kaşlarıyla
    karaya vurmuş
    bir şarkıydı yalnızlık…
    sokak şairi

Yorum Yapın