Kaçın!…
Yucel Evren
Kaçın!… Hayattan, sevgiliden, arkadaştan, okuldan, yazdan, kıştan… Kaçın!…. açlıktan, yoksulluktan, sömürüden Kaçın…
Kaçın!
Nereye? Durun diyenlerden kaçın!..
Neden bulun kaçın, nedensiz kaçın ama mutlaka kaçın…
Hiç ama hiç beklemeyin, hemen kaçın… Tartışmadan kaçın, sorundan kaçın, tatile kaçın, ülkeden kaçın…
Kalabalığın içi!…
” Saygılarımla, buyurun efendim… Ne demek siz öyle düşündükten sonra… Evet aynen dediğiniz gibi… düşünmem bile, siz dediniz ya…
Öyle beyefendi bir adamki maaşımı alırken bana her zaman gülümsemeyle bakar…. halimize şükr edelim soğan ekmek bulamayanlarda var… iftar kaçtaydı?”
Kalabalığın üstü!
“Fırsat herkese var… sen çalış göreceksin neler değişecek… size kredi kartı verdik harcasanıza… Kitap okuyun aşkı keşfedin…
Yeni bir sistem geliyor bu seferki çok farklı, kira öder gibi ev sahibi olacaksınız daha ne istiyorsunuz…
Şimdi tamamda enflasyon oranında zammı bile beğenmemek gibi şeyler olmaz değilmi? yakışmıyor…”
Kalabalığın Aydını!
“Şimdi aşkı tarif etme sorununun bir yanlış sorusu sorununa benim duygusal ögelerim ne der? Hiç düşünmüyorlar ben
ne acılar çekiyorum aşık olurken, müzik bir endüstridir! dedim yanlış anlaşıldı ne deseydim? bunlar eski fikirler geçti o, modaydı…
eşitlik sağlanamaz, savaşlar durdurulamaz…!
ne!… savaş karşıtı mısın sana yakıştırmadım!…
müzik herşey, o duygusal tınlamalar var ya; hayatım sana bakarken o tınlamanın gözlerindeki yansımaları ahhh! ahhh! sana aşığım…
Marka giymemen, sıradışılığının bir göstergesi çok güzel olmuş… Aslında sizin tavrınızı anlıyorum siz farklı görünmek için huzursuzluk çıkarıyorsunuz ne güzel doğa, ne güzel çevre, nedir sizin derdiniz anlamıyorum…”
Kalabalığın dışı!…
Direniyor…
Yucel Evren, 11.11.2007, İstanbul
Görseller: Victoria Frances
brahms. vol.10
Etiketler: kalabalığın dışı direniyor


01 Mayıs 2010, 22:23 tarihinde.
Yucel sevgideğeri..
VAMPİR KAPİTALİZMİN “aydın”ının aşık olurken ne acılar çektiğini anlamayan ve bu yüzden “kalleşçe sırttan bıçaklamakla” suçlanan EMEKÇİ…
“… artık yeni şeyler söylemek lazım!” derken bile eskinin ezberini şakıyan burjuvazi aydınının aşağıladığı EMEKÇİ…
Sıkıyı görünce, “yiğitliğin onda dokuzu “kaçmaktır” diye kaçanların “aa biz tanışıyor muyduk?” diye tanımazdan geldiği EMEKÇİ…
bir gün anlatacak derdini anla(ya)mayana!
03 Mayıs 2010, 18:45 tarihinde.
Sağol Zelin okuduğun için.. gözlerimi açma çabaların için.. burada yazmama neden olduğun için.. İyi bir canlısın.. sağol.. sevgiler. saygılar
03 Mayıs 2010, 19:25 tarihinde.
Aslan arkadaşım benim..
Onurumsun, kıvancımsın varol..
04 Mayıs 2010, 16:04 tarihinde.
Yücel!..
Yazıya geçirdiğin iklim… Asya stepleri mi desem, Anadolu bozkırı mı? Bilemedim… Ama her seferinde beni başka bir yere sürüklediği kesin..