Karıncalar ölmesin!…
Zelin Artuğ- Şerife Mutlu
Ormanların
yasa koyucuları
ormancılar
bir emekçi avladılar!
Attılar içeri,
evcilleştirmek için!
Hücresinde
bir karınca…
duvarda..
Dost oldu emekçi
kendisi gibi emekçi olan
karıncayla..
Dost oldu karınca
emeğin özgürlüğü için
özgürlüğünden
cayanla…
İnsan olmak..
insanca yaşamak suçtu ya..
ormancıların yasalarında…
Saçını sakalını ağartmadan
geri vermediler özgürlüğünü
emek suçlusunun!
Nasıl da gözünde tütüyordu
bir tas sıcak çorba!
Aldı karınca dostunu da omzuna,
bir çorbacıda aldı soluğu.
Sınıfının yolunu şaşırmış
tüysüz bir garson
sordu yeni müşteriye..
“Ne istersiniz?”
“İki çorba!”
dedi emekçi sevinçle..
Garson şaşırdı,
arkadaşı da gelecek sandı,
tek çorbayla geldi masaya…
Çattı kaşlarını emekçi,
masadaki dostunu…
karıncayı işaret etti,
“İki demiştim” dedi.
Garsonu aldı bir telaş!
Hangisine yansın şimdi?
Birikmiş haftalıklarına mı?
işsiz kalacağına mı?
“Lokanta(mız)da ilk kez…
Ama ilk kez…”
diye kekeleyip,
özürler dileyerek
ezdi parmağıyla
emeğin dostu…
emekçi dostu
karıncayı!
Emekçi şaşkın..
Emekçi perişan!
Emekçi öfkeli!
Oysaki,
Emekçi,
ikinci çorbayı,
karıncaya istemişti!
Emekçi dostu karınca,
işte böyle bir çırpıda…
sınıf bilinci gelişmemiş,
emeği özgürleşememiş
bir hoyrat ele kurban gitti!…
Zelin Artug- Şerife Mutlu
Not: Bu şiiri, Sevgideğer(lim) Şerife Karaçayır Mutlu’nun MB’de 20. 01. 2009 tarihinde yayımlanan Paris Hilton adlı bloğuma yaptığı bir yorumdan esinlenerek ve ‘yararlanarak’ yazdım. 1 MAYIS İşçi Bayramı’nın yaklaştığı şu günlerde, emeği bir kez daha kutlamak adına bu, küçük bir şiir denemesidir. Şair dostlarımın ve sevgideğer Şerife CAN’ın izinleriyle… (ZA)
Belle Ciao – Pianuna Padana



26 Nisan 2010, 15:41 tarihinde.
…..veee
Başarını kutlarım…
Bu karıcanın adını
Hüsnü koymuştu emekçi,
Hüsnü,
Bir karanlık beynin
Parmak ucunda,
Bir anda yok oluverdi..
Hücrenin duvarlarında
Hüsnünün ayak izleri
Ağladı.
Hüsnü,
Karıncalar dünyasında
Jonathan’ın martısı olmuştu
O sıradışı karınca,
Şimdi Tanrı,.. karıncalar dünyasında,
Dünyaya karınca geldi
Hüsnü olarak gitti,
Hücre duvarları ağladı
AYAK İZİ KALDI
Bir karınca bu DÜNYADAN GEÇTİ
İnsanlığın haberi
OLAMADAN
SEVGİDEĞER-lim
Müthiş bir sürpriz oldu inan,kutlarım seni
Seninle el ele bir kahraman KARINCANIN öyküsünde olmak beni gururlandırdı.Yorum karesinin sınırlı sözcükleri nedeniyle,karıncanın adını yazamamıştım,Şimdi burda onuda açıklamış oldum,müthişti,güzel yüreğine sevgi,açık bilincine saygımla,öperim
Bu dizeleri ilk fırsatta seslendireceğim
26 Nisan 2010, 17:45 tarihinde.
Çocukken babamın romanlarını okumayı severdim en çok. İnce Memed’i onun kitaplığında tanıdım mesela, sonrasında Henri Charriere’in Kelebek romanını… Karınca Hüsnü içime sızılı bir şekilde işlerken, işte bana bir hücre mahkumunun hikayesini anımsattı.
Yüreklerinize sağlık… Ne diyebilirim… Yine kekre bir tat kaldı dimağımda…
Sevgi ve Saygımla…
26 Nisan 2010, 20:41 tarihinde.
Yontucu!..
bak şimdi dedi kendi kendine yucel!..
bak şimdi sözcüğü ne demek şimdi!..
bak şimdi sözcüğü ne demek şimdi ne demek ?
bak şimdi sözcüğü ne demek şimdi ne demek şimdi?
uzar !..
baksana!..
“iasldhflsyf4w8e7tvqgöççc nlbpwnoerğej v..”
en güzeli..
sağol..
bitmedi..
susmalı ..
26 Nisan 2010, 20:46 tarihinde.
zelin!.. iyi bir işlerden yaptın.. sana sağol
30 Nisan 2010, 02:28 tarihinde.
Şeri sevgideğerim,
Çok sevindim beğendiğine, senin beğenin çok önemli… Hele bu dizeleri ilk fırsatta seslendireceğini söylemen, daha da önem kattı acemilik denememe.. Sağol arkadaşım, bekliyorum ses dosyasını, müziği hazır bile…
30 Nisan 2010, 02:33 tarihinde.
Elif sevgideğeri,
Kelebek… Çok etkileyiciydi gerçekten. Sonunda özgürlük için ölümü göze almaları… Uçurumdan kendilerini denize bırakmaları.. Ikaros gibi…
Bizim toplumumuz gerçekten sindirilmiş, sessizliğe mahkum edilmiş bir toplum. Bunu her geçen gün biraz daha iyi anlıyorum.
Sen umutsun… İyi ki varsın. Sevgiyle.
30 Nisan 2010, 02:34 tarihinde.
Yucel, iyi ki varsın.