Anasayfa Anasayfa

Çelişki


Yucel Evren

3697e842c0e9bdb91be3a6997c4a9ce1Bir çiçeğin soluşu hüzünlendirmeli mi? Ağacın yaprağını döküşü… Güneşin batması ya da..  Kederlenmeli mi? Ayın yakamozuna. Şarabın rengi mi?…

Ekmeğinin yarısını mı vermeli?… Ter içindeyken, bir elini altında tutarak bardağın, su mu buyur etmeli…
Sevgi!…

Güneş üzerine vurmasın diye uyurken, gölge mi etmeli?….

 Yükleyici kıvrım kıvrım, bir karışıklıkla yüklüyor hayatı… kıvrımın bolluğu tıpkı işe yaramaz bir ip balyası gibi aslında… açmaya başladıkça cesaretle, bir halta yaramaz kıvrımlar olduğunu görüveriyor, biraz düşünen insan…

Yalnızlığı, sevgiyi, paylaşmayı, sıkıntıyı tıpkı bir yumak gibi koydu, kıvrımcı önümüze…

Yalnızlara müzik, aşıklara yakamoz, güneşin batışına keder…. sıkıntıdakilere şarap… çiçeğin soluşuna hüzün, yaprağını döken ağaca keder…

Paylaşma!

Bir yoksulu gördüğünde sinirinden zangır, zangır titremeli mi yoksa…
Boş!

“Nereden tanıdım ben seni, aşkı, gözlerin ne hoş… bu yalnız ve kederli ben nereye kadar? dostlar…. uçuyorum neşemden… güzel bir yemekten sonraaaa….”
Kardeşlik!

Daha yirmiüçünde ip geçirilmiş boynuna… kardeşlikten mi söz etmeli..
Tapu!
“Bu iş buraya kadar dedim arkadaş… ya parayı verirsin ya da… aşk nedir?… benim sıkıntılarıma nasıl sırt çevirirsin” Tapularım.. param.. Aşkım…

Bilim insanları, yüz elli yıl sonra evrimimizin bazı organlarımızda değişikliğini resmetti; gözler beş katı daha büyüyecek…

“Ben var ya ne yaptım biliyor musun?… sen artık hoşuma gitmiyorsun… “

Kıvrımcılar yükledi!… Yüklenenler bilmedi…

Sıkıntılarımızsa şayet para, kederse yalnızlığımız… temel çelişkimizse aşk…
kıvrımcılar bekliyor bizi..

Bilim; insanların yalnızlık, ürkeklik, sevgi, korku, nefret gibi kavramalara yüklediklerinin, sınıfsal konumlarının dışa vurumu diye adlandırıyor…

Ötesi yükledikleri…

 

Yucel Evren, 24.10.2007, İstanbul

 

Grup Yorum – Sende iş yok be kardeşim

265 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (4 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

“Çelişki” için 2 Yorum

  1. elif eser diyor ki:

    Önce: Mehmet Güreli “…Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde…”

    Sonra: Eflâtun “Bu nedenledir ki, Tanrılar dört kol, dört bacak, iki kafadan oluşan insanı ayırdığından beri, insan, ömrünün yarısını diğer yarısını aramakla geçirdi…”

    Ve ben: “Mitler, şarkılar bir yana… Yazıların ya da şiirlerin, içselime ılık ılık nüfus ediyor her seferinde ve tadı dimağımda kalıyor son noktaya geldiğimde…”

    Selamlarım Yücel…

  2. Şerife Mutlu diyor ki:

    Yükleyenler,yüklenenler,
    uyanmalı hamallıklara,
    gereksiz kıvrımlarda
    kaybolmamaya,
    oluşlarda ÖZNE olanların
    silahıdır UMUT,
    gönüllü hamallıklar,alışkanlıkları
    onlar gözlerin çapakları,
    yıkamak gözleri,görebilmek
    ileriyi…mutlaka
    bir geçit var…
    Yücel…bunlar yücelten dizeler.:)) sağol.:)

Yorum Yapın