Sokak şairi
Zelin Artuğ
İstiklal Caddesi’nde yürüyorum. Nil’le buluşacağım birazdan. O “birazdan buluşma”, iki saat erteleniyor onun trafiğe takılması yüzünden… Cadde, mağazalar, lavantacı kadın, piyangocu, kitaplar, CD’ler… kedi, hepsi beni bir güzel ezberliyor. Adımlarım ilkin ezgi, sonra nakarat, sonra eziyete dönüşüyor ki kulağımın dibinde bir ses: “Bir iki dakikanızı verir misiniz?” Dönüp bakıyorum. Caddenin kıyısında temiz yüzlü, temiz giyimli bir genç adam, sırtında çantası, elinde kitaplar.. Bir çırpıda anlatıyor.
Yücel Yarımbatman. Şair… Kitaplarını kendisi bastırmış, kendisi satıyor. Sokak Şairi olduğunu söylüyor. Ahmet Telli vermiş ona bu adı. Ayaküstü biraz konuşuyoruz. Bizim sofradan söz ediyorum ona. Buyur ediyorum sofraya.. Geleceğini söylüyor. Bilmem, gelir mi? Bir de sokak şairimiz olsa fena mı olur?
İkisini de alıyorum kitaplarının. İlk kitabını, 2007′de yayımlamış. Kitabın adı, “Söylesem seni kaybederim söylemesem kendimi” Bir de not düşmüş kitabın kapağına: “Öldürmez… bir (k)adına aldanmak kadar vurulmak kahbe bir kurşuna…”
İkinci kitabını 2008′de yaymlamış. Adı, “Bir kadın bir sokak bir kent”. Yücel Yarımbatman adının hemen altında da Ahmet Telli’nin kendisine verdiği ad: SOKAK ŞAİRİ
Bu yazıyı yazdığımı bilmiyor henüz. Şişenin içine not koyup, şişeyi denize atmak gibi de düşünülebilir belki. Bir şekilde haber ulaşırsa SOKAK ŞAİRİmize, bizi bulacaktır.
Yine de son kitabının ÖN(deki!)SÖZ’ünden bir kaç dize alıntı yapmak istiyorum Tharıkof için..
Soframıza hoş geldin SOKAK ŞAİRİ!… Yine bekleriz..
“(…)
Ben bir sokak şairiyim
Kentlerin gürültüsünde
Geçerken insanlar önümden
Mevsimler ömrümden
Hala köy kokularında beslenen
Özlemlerim var sokak aralarında
Şehre şüphe düşürür varlığım
Yıllardır tanışığım oysa…
Adımlarım hep aynı yola
Şiirlerim hep aynı sona
Deki!
Ben bir sokak şairiyim
Limansız, feneri yitik gecelerde uyuyakalan
Ben bir sokak şairiyim
Hüzünlerin dalga dalga göğsüme çarptığı
-Yücel Yarımbatman (Sokak şairi)-
…
EfkanŞeşen-PolyuskhaPolye
Zelin Artuğ, 30.03.2009, Yeryüzü



30 Mart 2010, 12:43 tarihinde.
Sokağın şairi…Sofranın rengi sevgili Yücel..Olur ya yolun düşerse selamım bulunsun karşında. Merhaba..Hayat tesadüf değildir…Ve günün birinde yolları kesişir mutlaka çıplak gÖZLE insanların içine bakmayı bulmuş kaşifler. Şairdir onlar ve yaşadıkları yer hep sokak… Hoşgeldin soframıza..
Ve sen Zelin.. Kuzum sen nereye yolunu düşürürsen, gökkuşağı oraya serer kendini… Kan çeker gibi çekiyor senide hikayeler… sevgiyle öperim gözlerinden
30 Mart 2010, 16:46 tarihinde.
Sevgideğer Dosto;
Tam on ikiden vurmuşsun gibi geldi bana..Ben çok beğendim bu şairi de şiiri de..Umarım Soframıza gelir..
Sevgiler..
(O kadar yoğunum ki ..)
30 Mart 2010, 17:19 tarihinde.
Güz ve İsa sevgideğerleri.. Onu gördüm, gözlerindeki insani duruşu gördüm. Eğer gecikirse, ya da gelmezse biliyorum ki ekmeğinin ve şiirinin peşindedir! Tam da orada… D&R’ın yakınında. Yolu Taksim’e düşenler, Sokak Şairi’nden kitap almadan geçmesinler.
Şairimiz 1979 doğumlu. Van’da doğmuş. Anadolu Ünv. İkt. Fak. maliye (4 yıllık) okumuş.
İstanbul ve Antalya’da T.H.M. ses yarışmasında İstanbul grup 1. cisi, Antalya’da Türkiye2. olmuş. Dernekteki çalışmalarından dolayı korist ve solist arkadaşlarıyla YOYAV (yoksullarla yardımlaşma ve dayanışma vakfı tarafından) teşekkür belgesi almış. 98′den bu yana müzik ve şiirle uğraşıyormuş.
Ben bu bilgileri kitabının ilk sayfasından edindim. İkinci kitabının ilk şiirini de Ahmet Arif’e adamış.
“Yeşil ve alabildiğine mavidir
kim ne derse desin
ustam senin hasretin…!
Ahmed ARİF’e
yığılır bir esrik bahar mevsiminin en suskun akşamına
taşlı yollarında bir adam şiire durur
ellerinde doğulu bir umut
aklında yitik bir sevda kurulur…(…)
***
Görselleri büyütmek için mouse’la üzerlerine gelip, sol tıklamayı unutmayın.
Sevgilerimle…
31 Mart 2010, 10:18 tarihinde.
Sokaktaysa!.. Şairse hem de.. bizdendir.. gelir mutlaka..
Yüreğin hep sokaklarda bilirim senin Zelin.. Sevgiler, saygılar çabalarına.. sağol..
05 Nisan 2010, 18:38 tarihinde.
tesekkur ederım ınce dusuncenızle dızelerıme tabıatınızda ev sahıplıgı yaptıgınız ıcın… cok tesekkur ederım
05 Nisan 2010, 21:47 tarihinde.
Hoş geldin sokak şairi soframıza,renk kattın sağol,içtenliklerimle….
06 Nisan 2010, 17:19 tarihinde.
sanırım doğru girdim sayfaya eğer yalnışsa hissedecek kadar yogun bir hıssıyatınızın varlığı anlayışla karsılayacaktır bu gecıkmeyi.
eger
dıyor ki
gelmezse acık kapıdan bu deli
bılkı yınede ekmegının peşindedır
ondadır gelmediği
ne soylenebılır kabul gormuseken boyle
helal sofraya besmele cekemeden dahı oturmak ne sereftir …
tesekkür ederım butun duyularını yuregı gıbı acık bırakıp sokağımdan gecen kadın.
herkese merhaba..
07 Nisan 2010, 11:53 tarihinde.
Hoş geldin Sokak Şairi!
Bizim ellere hoş geldin! Biliyordum geleceğini.. Gözlerinde görmüştüm o ışığı.. İyi ki geldin, soframızı onurlandırdın!
Şimdi can dostlarımın da izniyle, bu sayfayı en başa taşıyorum, ki geldiğini görüp Tharıkof’ta bir yer göstersinler sana.
Tharıkof mu? Kısaca anlatayım. Bir dostumuz var Kafkasyalı.. Muzaffer Tokmak. O anlattı bize. Kafkasya’da yaprakları sini genişliğinde bir bitki varmış. Eskiden atlarıyla yol alan Kafkasyalılar doğada mola verip, yemeklerini Tharıkof Ane dedikleri bu yaprakların üzerinde yerlermiş. Ane, sofra demekmiş Çerkesçede. Bu öykü çok hoşumuza gitti, biz de Tharıkof koyduk soframızın adını..
Yani Şair, bizim de senden kalan yerimiz yok delilikte! Sen sokak şairisin.. biz de Tharıkoflu.. Tekmil sokaklar, doğa.. yeryüzü bizim! Tapusu sağlam yerde! Yüreklerimizde, güven altında!
Şiirlerini de getir, dizelerini doldur şiir kadehine, “SINIRSIZ SEVGİ”ye içelim!
Sınırsız sevgi mi? Onu da Tharıkof bilgemiz Şerife anlatsın sana!
Senin de anlatacakların vardır, can kulağıyla dinleriz seni. Hoş geldin!
07 Nisan 2010, 14:13 tarihinde.
Merhaba…
Hoş geldin Sokak Şairi… İyi ki geldin
07 Nisan 2010, 14:44 tarihinde.
kırmızı parmaklarında kalsın
sürme dudaklarına sakın
yani kimseler bilmesin
nasıl öptüğünü beni…
ankara..
07 Nisan 2010, 14:48 tarihinde.
hoş bulmamak mumkun mü soluk alıp şiir veren dudaklarınızdan hakkımda bu güzel dızelerle yuzumu kızartan ıltıfatlarınıza layık olmak ıcın kaç şiir yazsam az.uye olmak kısmını bulamadım sıtede benmı yanlış bakıyorum sayfaya.. bılgınıze..
08 Nisan 2010, 05:06 tarihinde.
Şair Yucel,
Biliyorsun artık şiirlerini nasıl ulaştıracağını. Sen çok değerlisin, kendi değerini hiç azımsama. İltifatlar yersiz değil! Bir çok şair, yazar, çevirmen… vb yazın emekçisi var bu piyasada. Hemen hemen hepsi (bir çevirmen olarak ben de dahilim buna) bir yayınevine göbeğinden bağlıdır. Bakar mısın tezata! Tüccar ve yazarın göbekbağı var. Yahu hani düşünce özgürdü! Hani yazar, şair az buçuk “normal” değildi… (Deli demeye dilim varmadı da:) anla işte!.) Aziz Nesin’den bir söz kalmış aklımda:
“Önderimiz Deli Ahmet, o da direğe bağlı!”
Neyzen Tevfik’ten de bir söz kalmış aklımda:
“Deli olmak için önce velî olmak gerekir!”
Şair, yazar topluma önder olacak, tamam! Velî olacak ki deli olsun sonra… o da tamam! Deli olduktan sonra da direğe (yayınevine) bağlanacak!
Sokak Şairi! Sadece bu neden bile yeterlidir sana “değerlisin!” demem için. Zoru başarmışsın.
Hem şair olduğun için biraz delisin, hem de kimsenin direğine bağlı değilsin!
Sevgiler..
22 Nisan 2010, 22:53 tarihinde.
Merhaba dostlar
bugun ellerinde kameralarla bır kaç iyi insan sokak köpekleri yok edilmeli mi edilmemeli mi diye sokak insanlarına mikrofon uzatıyorlardı, bana da uzattılar.
Dediler ki sizce sokak köpekleri ortadan kaldırılsın mı kaldırılmasın mı?
düşündüm…
Hangi sokak köpeklerinden bahsediyorlardı?
*hani şu bir öpücük sesi çıkardığımızda kuyruğunu sallayarak neşelenenlerden mi?
*yoksa onları katledenlerden mi?
ve istiklalde kulağında küpe gibi mıhlanmış damga basılı bir sokak köpeği onlara tünelden taksim meydana doğru eşlik ediyordu. Neden mi tabi ki o köpekti ve iç güdüsel olarak onun başını okşayarak sadece bir kaç dakıka seven bu insanları koruyordu…
Sustum…utandım biraz da… Bu gün gördüğüm en güzel davranış en insalcıl davranış bir hayvana aitti… Herkese sevgiler… sokak şairi…
22 Nisan 2010, 22:55 tarihinde.
ha unutmadan sanırım o köpekte biraz deli olmalıydı:) ne dersiniz!
13 Mayıs 2010, 16:49 tarihinde.
hadi bugün bir ağaça dokun ,yaslan iyice eğil ve ayaklarına bak…sonra geçen bir kediye sen sırnaş kır dizlerini dokun başına okşa,eğil bükül,sonra bir kuşa iliştir gözünü ona selam ver oynat bileklerini,hadi insanoğlu bugün bir hayvana ,bir bitkiye insanlık yap…
:kapınısını çalmıyorsam dostun sanmasın camındanda bakmıyorum …
bir kardeşim aylar nce benden kitap almıştı
dün annesiyle yanımdan geçerken bahsetti kitabı çıkmış…
medine ve kavun likörü;seyahan özdamar.. hani dedim ilk kitabımız çıktığında ne mutlu eder birilerinin alıp okuduğu bilmek… hep sevgiyle dostlar…
13 Mayıs 2010, 17:03 tarihinde.
Sokak şairi..
Çok sevindim sesini duyunca.. Dostların birer birer kendi sokaklarında yollarını yitirdiklerini düşünmeye başlamıştım ki sesini duydum. Sen de çık artık kendi sokağından. Sevgilerimle..
artugzelin@gmail.com
17 Mayıs 2010, 13:52 tarihinde.
http://www.kucukisler.com/2010/05/14/yalnizlik/comment-page-1/#comment-2493
Neredesin şair? Çık ortaya!!!!
30 Mayıs 2010, 23:33 tarihinde.
Gönül bir gelir bir geçer önünden dostun.
31 Mayıs 2010, 13:21 tarihinde.
http://www.kucukisler.com/2010/05/14/yalnizlik/
http://www.kucukisler.com/2010/05/31/huzuntuler-sokagi/#more-8201
http://www.kucukisler.com/2010/05/31/bir-mahkum-mektubu/
http://www.kucukisler.com/2010/05/31/sokak-sairi-2/
15 Aralık 2010, 23:16 tarihinde.
bu gece kara kalemimin ucu istiklali bırakacaktı kağıdın sürtünmesiyle verdiği savaştan beyaz kağıda hediye… dedim bir bakayım istiklale güzel çizeyim diye…. açılan resimlerin ardından bu sayfa açıldı ve duygu misafiri oldum sokağınızın… istiklal caddesinden mesken tututp geldiğim bu sokağa beni de kabul ederseniz minnettar olurum… taaa bursalardan geliyorum… şair değilim… heybemde bir kaç umut kırığı, bir dilim özlem ve bir tutam aşkı azık ettim kendime…