Anasayfa Anasayfa

Sayfa 3 / 3«123

Mart 2010 için Arşiv

Güz güftesi…


Nazan Kutlu (güzaltı)

 

0Hicran makamında sözsüz bir şarkıyız biz seninle.
Hayat aralarına upuzun esler konmuş, ufacık mutluluklardan bestelediği bir şarkıyı yapıyor yıllar içinde hepimize. Her notada uzuyor yalnızlığımız. Öksüzlüğümüz sol anahtarı oluyor hayatın seyir defterine.
 
Kime ait olduğu bilinmeyen, anonim bir keder dolanmış dilimize. Göğsümüzün en ücra yerinde çığırıp duruyor geçmiş zaman aşıkları. Çocukken içimize kazınmış bir bozlakla, yurttan sesler korosundayız adeta. Avaz avaz yırtılıyor ciğerlerimiz Ayyy Dost! Diye…
Yazının tamamını okuyun »

O kuşun adını bilenler!…


Zelin Artuğ

 

 “Eti yok, kanı yok bir uçar kuştur / O kuşun adını bilenler gelsin”
(Pir Sultan Abdal)

oiseau-600--72dpi

Tüylerini okşamaya, gagasından öpmeye doyamadığım, mis kokulu mavi kuşum… Küçücük bir kuş, kocaman bir dosttu o.

Nice dost geldi geçti dost kervanımdan. Kimi, acısını bırakıp geride.. çekip gitti. Unuttuklarım da oldu belki,  unutturduklarım da..

 

Yazının tamamını okuyun »

İkiliğin tuzakları


Şerife Karaçayır Mutlu

 3368476262_3563b0b338

Işık giderek azaldı,
Ortalık zifiri karardı,
 
İkiliğin gölgesi
Düştü İNSAN üstüne,
Kadın,erkek,
 
BİRLİK sarardı,
İNSANLIK karardı,

 

Yazının tamamını okuyun »

İstanbul’a sitemimdir


Nazan Kutlu (güzaltı)

3027486187_51d0fb80bd

 

Ahhh İstanbul…

Hadi beni sevmedin…

Başka birini sevebildin mi ki?

Boğazında akıntı çok diyorlar..

Olmaz mı?…

Hepimizin deli zamanları senin boğazında kaldı..

Çok aşkın vebali var surlarında..

 

Yazının tamamını okuyun »

Yeni Şeyler Söylemek Lazım


Yağmur Eser

DSC06116
Zaman zaman yazdıkları hakkında “ahkâm” kestiğimiz, bu sayfalara renk veren, kendi renkli, hayatı da renkli gören bir sevdiğimiz benden bu sayfalara yazı yazmamı istedi.
Düşündüm, düşündüm de…
Hâlâ yazılmadık cümle kalmış mıdır?
Her insanın ayrı bir hikâyesi var derler. Bu hikâyelerin hepsi yazılmış mıdır?
Dağlar yüksek, ovalar engin, dereler coşkun şimdi.
Dağda yatan kurdun, ses veren kuşun, uzun kışı bir köknar ağacının altında geçiren yaban geyiğinin hikâyesi yazılmış mıdır?

 

Yazının tamamını okuyun »

Çocukluğuma üşüyorum Ankara sokaklarında


Olgun Ekinci

-Sevgiliye mektuplar- OlgunEkinci

 ………Saatlerin gece suskunluğunu gösterdiği anlarda ürkerek açık kalan apartmanın sokak kapısından süzülüp kapına çocukluğumun masum yüzünü asıyorum… Ürkekliğime masum cesaretimi ekleyerek üçer beşer merdivenlerden atlayarak noktası olmayan yollara düşüyor, çocukluğuma doğru üşüyorum…
 
ankara………Esnafın dükkanını yeni açtığı saatlerde kimsenin geçmediği, bilmediği yollar arıyorum, yönü yalnızlığımda keşfetmek, onca hatalar içinde doğruyu ve gerçeği ve bulmak için… Onca yanlış içinde bulduğum tek doğrum, uzun karanlık yolda tek ışığım ol diye, ruhumu, beynimi varlığınla öyle gebe bırak ki doğrularımı doğurayım sancılarımda diye… Her doğumda hep eksik, hep yarım kalan yanlarım, çocuksu yaralarım kapansın diye…

 

Yazının tamamını okuyun »

Gitsem…


Nazan Kutlu (güzaltı)


femme-fleur-rose-2

 

 

 

 Bir yer olsa gitsem…

Cebimde beş taşım!…

Avucum kadar bir şehre…

El kadar olsa kederleri

 

 

Yazının tamamını okuyun »