Kayısı ağacı
Şerife Karaçayır Mutlu
20. yüzyılın kaybolan erdemleri arasında, cömertlik de baş sırada yerini aldı. Buna bahçemdeki Kayısı Ağacı çok üzüldü, kalemimden insanlığa bir e-mail gönderdi. Bu Kayısı Ağacı geçen yıl bahçemize küçücük bir dal geldi, bu yıl boyundan büyük meyveler verdi, cömertlikte tez canıyla, hayretime ilham verdi. Bu şiirimle Kayısı Ağacı’ndan, insanlığa e-mail!..

“Cimrilik, zihinsel bir kirlilik,
Hastalığı kabızlık,
Almayı kâr, vermeyi ziyan
Mevlâna’nın semadaki
Özgür eli,
Ceplere tutsak oldu
Dansı, dengesi bozuldu
Selâm bile verilmedi
İlişkiler, barsaklar kurudu
Çünkü hepsi de vermeye
Giriyordu.

Kayısı Ağacı;
“Meyvem
Barsaklara deva,
Cömertliğim,
Cimrilere şifa olsun
Mesajım herkesi değil
İlgili bilinçleri bulsun,
Alanlara şifa olsun” dedi.
Kayısı Ağacından,
Nokta ERT
Nokta NET
His kalple bir olursa
Neye gerek internet.
Şerife Karaçayır Mutlu 12 /06 /2002 Çıralı
http://blog.milliyet.com.tr/evrenindilisevgi
EnricoMacias-OuvreTaMain- Donne



24 Mart 2010, 02:17 tarihinde.
Sevgideğer..
Bil bakalım, bu yazını kim yayımladı? Comert.net demişsin ya.. Bir “eski arkadaş” dost elini açtı ve Zelin’e uykusundan böldüğü zamanını verdi. Cömertçe… Uykusundan böldüğü zaman diyorum, şunun için.. Çünkü Nil arkadaşımız, işinden evine döndükten sonra, bir yerel gazetenin baş yazısını yazıp, baskıya yetiştiriyor. Yakında onu daha iyi tanıyacağız. Senin yazın, ilk yazısıydı yayımladığı.. Sonra, kendi yazılarını da yayımlayacak. Böylece küçükişlerin bir de gazeteci sevgideğeri oldu!..
Nil de Zelin’in dost bahçesinde henüz 15 yaşında küçük bir daldı, bir zamanlar. Çabucak büyüdü ve Emek’in yaşına geldi şimdi, boyundan büyük:))) meyveler vermekte, gördüğün gibi. Senin kalp gözüne hayranım dost!..
24 Mart 2010, 12:04 tarihinde.
Zelin Nil sevgideğerleri,
Tharıkof Sofrası, ERDEMLERİN yaşanması ve yaşatılmasına özen gösteren bir sofra. Erdemlerimizin müthiş bir yozlaşma sonucu kayba uğratılması sürecinden geçmekteyiz. Geçmişte yakılan İskenderiye Kütüphanesi gibi. Geleceğe taşınmaması adına yerle bir edilmekte. O devirde değerlerin bilgilerin,geleceğe taşınması adına, yapraklar üzerine,pirinç taneleri üzerine yazılmaya çalışılıp, geleceği karanlık bırakmamak adına, gösterilen gayret örneği, her ne kadar, pirinçler üzerine yazacak kadar ileri sanatçı olmasak da, niyetimiz bu değerlerimizi gelecek kuşaklara bırakabilmek, ve bir gün belki şaşkın bir yolcu yolunu bulabilir bir harfimizin verdiği ışıkla.
İşte sevgili Nil bu anlamda, sabaha dek uykularından, kendinden vererek hazırladığı bu EMEK dolu sofrayı bize sunmaya çalışan Zelin’e yaptığın yadım ve yazıma raslayan başlangıcın beni çok sevindirdi. “PİRİNÇ ÜSTÜNE YAZILAN “yazılar örneği EMEKLERİN değerini kavrayabilen bir insan olarak ne güzel hazırlamış, kendisine hoş geldin diyerek, adına yazılan şiir kahramanı bu Kayısı Ağacından ona ikram ediyorum. gönülden.İnanmayacaksınız.bu ağaç,bu şiirin yazılımından sonra verdiği ilk meyvesi,olağan üstü büyüklükte ve Yaşadığı köyde insanları dönüp bakıtacak bir görkemde meyve vermişti, bu manzara karşısında nasıl evrenin dilinin sevgi ile okunduğunu anlayamazsın… insan?
İkinize de sonsuz kayısı ağacı cömertliğinde sevgi ve içtenliklerimle….Teşekkürler Nil, tekrar hoş geldin, sunduğun emeğinle……verdiğin boyundan büyük meyvelerinle hep bahçemizde kal CÖMERTLİK ERDEMİNLE….:)Bir Kayısı Ağacı dibinde tanışmanın sevinciyle…
25 Mart 2010, 17:21 tarihinde.
bir güzellerden şiir Şerife!..
Kayısı..
sevgiler, saygılar
25 Mart 2010, 21:44 tarihinde.
Evren verir biz alır Yüceliriz…sevgiyle…
02 Mart 2011, 20:34 tarihinde.
tekyuuu weliweliiii