Nevruzum nevruz olsun mu?
Hatice Atalay
Kocakarı soğukları bitmiş.
Nerden mi biliyorum? Saatli maarif takvimi öyle diyor.
Doğanın yılbaşısına da az kaldı…
Yani nevruza…
Geçen yıl yazıma yaptığı yorumda: “21 Martta kutlanacak ne çok şey var” demişti Sayın Muharrem Soyek:)
Haksız da değildi hani;
Mesela 21 Mart Nevruzdur, doğanın yılbaşısıdır…
Yaşamlarını topraktan sağlayanların yeşerme sevinci, göçebelerin de kıştan kurtuluş mutluluğudur…
Ormancılık günüdür,
Dünya şiir günüdür…
Kutlanacak günden saymayacağız elbette, ama mutlak hatırlanması gereken bir gün diyelim:
Değerli insan – ozan Aşık Veysel’in ölüm yıldönümüdür…
**
“Dağlarına bahar gelmiş memleketimin”.
Yüreklerimizse sırada bekler….
Peki ama yüreklere nasıl gelir ki bahar?
***
Çalıştığım iş yerinin etrafında hep tekstil firmaları var. Ve her vardiya zamanı çıkar; tekstil işçilerini izlerim…..
Şimdi bahar geliyor ya hani,
Sanırım yine keşkelerimizi çoğaltacak tekstil işçilerinin vardiya zamanları.
Çünkü onlar yine orda burada kümeleşip bakışacaklar, küsüşecekler…
Ve bakışa, küsüşe
bu bahar da
belki bir tek onlar yaşayacaklar aşkı…
Ama biz yine bahaneler üretmeye devam edeceğiz aşksızlığımıza dair…
Ne çok bahanemiz olduğunu görüp şaşıracağız bile….
Bunun üstüne bir de büyük zılgıt yiyeceğiz Şairin birinden belki…
Belki diyecek ki Şair:
Ya ben sana ne diyeyim ey hırtlambolos
Ne diyeyim bu güneşli bu güzel günde sana
Gömütlük mü burası?
Buluntular müzesi mi ne yani?
Korkuyorsan yaygara ne?
Gel benimle
Çık sokağa
Kaldır küflü alnını bahar şarkılarına
Dağılsın korkuların
Senin küflü duvarında o eski saat
Benimse yüreğimden bahar selleri
Bu güneşli günde bu aptalca pazarlık
Olmaz ki hırtlambolos
Olmaz ki be babalık! (1)
…
Ne dersiniz;
şimdiden
nevruzum
nevruz
olsun mu?
(1)-H.H.Korkmazgil
Mart-2010-haticeatalay
http://blog.milliyet.com.tr/Nevruzum_nevruz_olsun_mu_/Blog/?BlogNo=234404
…
GrupYorum-Haydi Kolkola



19 Mart 2010, 10:31 tarihinde.
Sevgili Hatice,
yaşam,bir gelin kızın,çeyizine işlediği kaneviçe işlemeli bir sandık örtüsü.
İlerleyen zamanda,deneyimlerimiz birikir o çeyiz sandığına,mis gibi ceviz kokan deneyimlerimiz,içimize kaçan,yaşamın kum taneleri,elimize batan yonttuğumuz hayatın kıymıkları,tüm onları kutsayarak koyduğumuz yaşam sandığı.Elbetteki,çok renkli bir kaneviçe örneği yaşam,o dantel dokuya,iğne ile kuyular kazınan,bir yanda,insan olmanın mücadelesine örnek olan işciler,bir yanda,baharı kaçırma diye öfkelenen şair,yaşam bu bir melodi,bir enstumanın çıkardığı ses,önemli olan,içerlediğimiz,içimizi acıtan,akordsuz sesleri ahenkli bir sese dönüştürmek.Bu da bizim insan olabilme yolculuğumuz,hem işcinin mücadele eden yüreğinde bir ses,hem şairin çağırdığı hayatın ritminde nefes olmamız dileğiyle.
Güzel dostum öperim hisli yüreğini,sevgimle…..
19 Mart 2010, 20:12 tarihinde.
Bütün günlerin “yeni”olsun, ışıklı.. aydın olsun “yeni” insan. Sevgimle… Küçükişler’e ışık yağmaya devam et can Hatice!..
20 Mart 2010, 10:04 tarihinde.
gününüz ” yeni ” ve aydın olsun sevgili Şerife öğretmenim ve Zelin Hanım…. Çok güzel cümleler kurmuşsunuz ve daha da bir güzel olmuş satırlarım sayenizde … teşekkür ediyorum….. sevgilerimle….