Anasayfa Anasayfa

Gitsem…


Nazan Kutlu (güzaltı)


femme-fleur-rose-2

 

 

 

 Bir yer olsa gitsem…

Cebimde beş taşım!…

Avucum kadar bir şehre…

El kadar olsa kederleri

 

 


İçinde kaybolmayacağım sokaklarında yeniden büyüsem o şehrin…

Hangi yöne gidersem, hep denize çıksam…

Sabah pancar motorunun pat patıyla uyansam…

Gözümü açtığımda, ilk yosun kokusunu duysam…

Koltukaltında gelen ekmek çıtırtısıyla irkilsem…

Kalktığımda çiçekli elbisemi hevesle giysem…

Süt koksa nefesim…

Güneşe banar gibi bansam ekmeğimi, yağda yumurtanın sarısına…

Sadece ekmeğe aç olsam…
Hommage-a-Soupert-et-Notting
Ruhum tok uyansam…

Telaşım bir tek balıklarla sohbete gecikmek olsa…

Geçtiğim sokaklardaki kadınlar ağız dolusu gülse…

Bana da öğretseler memelerimle gülmeyi…

Çocukların kirli suratlarını öpsem…

Uzun uzun oyunlarını seyretsem

İnsem bir kıyıya üç beş hüzünlü şiirle…

Yüzünü güneş kavurmuş adamlarla çay içsem…

Çizgilerinden öğrensem hayatı…

Onlara bayram merasimindeki  çocuk gibi, titreyerek okusam yazdıklarımı…

Gülseler… biraz daha çatlasa yüzlerinin toprağı…

Ellerim nasır tutsa akşama…

Gerçek kesiklerimden, görünür kanasam…

Evde elime eski bez bağlasa sıcak bir ten…

Balıkların ölürken, tutanlara hayat öğrettiğini hatırlasam…

Hatırlatanı yanımda bulsam…

Çiçekli perdelerimi kapatsam…

Beyaz patiskaların lavanta kokusu uykumu getirse…2233123953_2807b837d1_m

Pirinç bir karyolaya gönüllü girsem…

Kanaviçe işli yataklara yapışsam…

Nakışlı uyusam…Bir yer olsa gitsem!…

Yanımda kalbim!…

 

 
 
 
Nazan Kutlu, Mart 2010, İstanbul

(güzaltı) Yazın “DÜNYA”sı
 

 

 

 

435 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (6 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

“Gitsem…” için 8 Yorum

  1. taner diyor ki:

    Ey, Güzaltı… Ey, beş taşlı Çocuk! Ey, çiçek elbiseli Çiçek! İnce kanayan hüzünbaz! Yüzünü güneş, içini saklı ateş yakmış adamların güzyoldaşı… Daha ilk satrınla birlikte, insanı küçük bir çocukmuşcasına elinden tutup götürüyorsun güzalemine. Umarım bulursun bir gün o yeri… Umarım gidersin bir gün oraya. Ve umarım hatırına düşer bir kuru yaprak, yaşlı bir çınar ağacından salınarak.. Nasıl severek okudum bilemezsin!

  2. Şerife Mutlu diyor ki:

    Bu düş kahramanın çiçekli elbisesinin cebinde toz olsam,beni farketmese,silkelemese,hep orda uyusam,Güzaltı yazın dünyasının düşüyle yazdıklarını,ben o yazarken okusam,ne kadar güzeldi,UMUT SEVİNÇ, yüklüydü,okudukça,yeni bir hayat yürüdü kanımın dolaştığı dar sokaklara.Güzüm öpüyorum gözbebeğine ışık veren sevincini.sevgimle….

  3. Güz diyor ki:

    Sevgili hazan… Olmalı herkesin gideceği böyle güzel hayal şehirleri. sevgiler bu içten yorumun için

    Ah Şerifem… Sen nerede UMUT var orda adı geçecek kadınlardansın. Eğer birgün gidersem o el kadar kente hep sesleneceğim sana oradan CANNNN diye…

    Ve sen Zelinimmmm…Benim tatlı büyücüm. Şu yaptığın varya, bana kendimi seyrettirmek. Ama öyle aynadan değil, bir insandan… Hayat vermişsin harflerime…Çok teşekkür ederim bitanem..Sevgiyle öperim anakara dan seni..

  4. zelin artuğ diyor ki:

    Canım güzaltı…

    Harflerine hayat vermek pek o kadar kolay değil, güzüm… Seni yaşamak gerek!

    Ben de sevgilerimi yolluyorum Ankara’ya ve dost selamlarımı.

  5. Şerife Mutlu diyor ki:

    Sürprizzzzzzz!!!!!!!!
    Güzü’ün sözü Zelin’de ses olursa böyle bir hayat çıkar ortaya.
    Ne kadar güzeldi Zelin,ne iyi düşünüp böyle bir sürpriz yaptın bize,açınca şaşırdım,sevinçle.Biz bu dünyayı duyguyla yaşayanlar,en pahalı faturalar öderiz hayata(hastalıklarla)öyle işler ki içimize duygular,ses olup haykırdığımızda,duygudur sesten çıkan tınılar,işte o tınıları,bu güne kadar hiç şiir okumamış bir ses ne güzel vemiş,zira şiir duygunun dile gelişidir.Böylesi bir gönül ve duygu zengini olan dost Zelin’in başarısız olması mümkün mü?Yüreğine sevgi can çok güzeldi.GÜZ(ZEL)di:)))…

  6. zelin artuğ diyor ki:

    Gü(z)elin Şerife sevgideğeri…

    Ben, öykücüyüm aslında. Şiir yazmak da okumak da çok zor zanaat!

    Güz’ün şiirini okurken, rüzgarın ara sıra kesildiği bir havada, dev bir uçurtma uçuruyormuş gibi bir duyguya kapıldım. Yamaçtan aşağıya doğru bırakıyorum kendimi.. ve ardıma bakmaya korkuyorum. Her an, uçurtmanın yere çakılma olasılığı var çünkü. Ya yırtılırsa uçurtma? Ya kırılırsa çıtası? Kuyruğu dolanırsa ulu bir ağacın dallarına? Kalbim pıt pıt pıt atıyor! Güz’ün şiirini okumak böyle bir şey işte!

    Dönsün, belki kendi okur şiirlerini… bazılarını da sen okursun.

    Ve…o güzelim kendi şiirlerini, tabii… Eh.. öğreneceğiz biz zamanla, daha net.. daha güzel kayıt yapma işini.. Öğrenemezsek de canımız sağolsun.

    Gönül insanıyız biz! Biz bize böyle de yeteriz! Ağaçlar çiçek açmış. Bahar esintileri yolluyorum yedi tepeli İstanbul’dan.. ve sevgilerimi..

  7. Şerife Mutlu diyor ki:

    Gü(Z)elin GÜZELİ (N) olmuştu,sevgideğerim,yüreğine sesine sağlık,ama okuma anındaki duygularını da,bir o kadar GÜZEL anlatmışsın.:)))
    “GÖNÜL NE ÇAY İSTER NE ÇAY HANE,
    GÖNÜL DOSTLUK,SEVGİ,GÜZELLİKLER
    YARATMAK İSTER HEPSİ BAHANE”(Bu sözlerin sahibinin izniyle):))
    Tharıkofun dostlukları bol olsun dileğiyle SEVGİLER…

  8. sevtap özkahraman diyor ki:

    Ne kaçılacak kişi kaldı yaşamımda, ne kaçılacak yer…/
    Ne kaçacağım kişi kaldı yaşamımda, ne kaçacağım yer…/ Güneşte kavrulmak…/ Sessiz…/ Kimsesiz…/….güzümmm neden bilmem satırlarına bu çok sevdiğim dizeleri arkadaş etmek istedim ve o avuc kadar şehrin kınası olmaya talibim geçebilirsek kaf dağının ardına…sevgim seninle güzüm..

Yorum Yapın