Ölümsüzleştin yüreklerimizde Uğur Mumcu
Şerife Karaçayır Mutlu
YÜREKLERİN GÖÇTÜĞÜ
Yaşamın maden ocaklarında
yeraltının en karanlık mağralarına
girme cesareti gösterenlerin,
insanlığın elmas değerine ulaşması
adına çıktıkları YÜREK YOLCULUĞUDUR.
UĞUR MUMCU, HRANT DİNK, MUAMMER AKSOYLARI
SAYGIYLA ANIYORUM.
Karanfiller kan ağlıyor, mumlarda yürekler eriyor.
Duygularımın falezlerinde
Kireçlenmiş, ACILAR, KAYIPLAR
Kopsun kıyametler,
Çarpacaksa çarpsın Marduklar,
Un ufak olsun, karanlık mağralar,
Gelsin UMUDU DOĞURACAK AN(A)LAR..
ÖLÜMÜNÜN 17.YILINDA SAYGIYLA….
ÖLÜMSÜZLEŞTİN YÜREKLERİMİZDE SEN, UĞUR MUMCU
“Ankara’nın taşına bak,
Gözlerimin yaşına bak
Uğur Mumcu şehit oldu
Şu feleğin işine bak.”
Şarkı oldun dillerimizde
Duygu yüklü dize dize
Resim oldun çizildin
Gönüllerimize,
Anıt oldun, kazıldın, şekillendin
Yüreklerimize.
Seni silemezler, katledemezler artık
Çünkü sen inanç, düşünce ANITISIN
ÖLÜMSÜZLEŞTİN YÜREKLERİMİZDE.
Senin sevgin bugün
Ellerimizdeki binlerce
Kırmızı karanfillerde.
Cumhuriyet nefes alıyor,
Demokrasi deviniyor,
Naaşın suskun değil,
Senin coşkun bugün
Türk Ulusunun YÜREĞİNDE.
Karşı konulmaz
Engel tanımaz,
Set çekilmez,
Güç yetilmez,
Bir ırmak olduk akıyoruz bugün,
Yatağına sığmaz,
Omuzlarımızda sen,
Yüreklerimizde sen,
Beyinlerimizde sen,
İnançlarımızda sen,
Hadi Sakıncalı Piyade
Bugün bu ordunun komutanı
Yine sen….
Seni katledenler,
Boğulur sularımızda,
Erirler öfkelerimizde,
Kaybolurlar seni seven yüreklerimizde…
Kılıcı kalemden,
Silahı fikirden,
Nefreti sevgiden
Savaşı BARIŞTAN,
Üstün tutan insan(ımsı),
İşte bugün utançla
Uğur Mumcu’dan
Alın ilham.
Allahın verdiği canı
Allaha bırakmadan ÇALAN
Eli kanlı, yüreği kara,
Alnın olmuş bir UTANÇ,
Bir GÜNAH duvarı
Tanrı’da affetmez,
Bu eli kan, yüzü kara is insanı (ımsı),
“Hakkı sevmak kolay,
Halkı sevmek zor”diyor
Mevlana,
Bugün Uğur Mumcu,
Milyonlarca inançlı aydının.
Sığmıyor omuzlarına.
25 OCAK 1993 Ankara-İzmit karayolu….
Şerife Karaçayır Mutlu
***
Onu toprağa verdiğimiz gün otobüsle dönerken kağıda dökülen gözyaşlarımda, duygular ıslak, sözcükler okunaksız..
Not: Cumhuriyet Gazetesinin okura açtığı sayfada yukardaki duygularım iki gün üst üste yayımlandı, sizinle paylaşmak istedim.
SeldaBağcan-Uğurlar Olsun
Şerife Karaçayır Mutlu, Ocak 2010, Antalya



23 Ocak 2010, 22:37 tarihinde.
“ey hammurabi
ey solon
ey jüstinyanus
ey çağdaş yasa koyucuları dünyanın
tarihten geçtiniz ama
“tahrik”ten sınıfta kaldınız.”
(A.K.Paksoy)
Sevgideğerim…
Bugün “karanlığı tahrik eden ışığı” göremeyen “TAHRİKÇİLER, yarın herkesin gözü gönünde işlenmiş suçlarının hesabını, yine herkesin gözü önünde verecekler!
“Cudam”lar, eli kalem tutan “adam”ları… düşlerimizi… düşüncelerimizi yaktılar!.. “Cudamlar”, “adamlar”a hesap verecek!
24 Ocak 2010, 12:15 tarihinde.
Sevgideğerim..
CUDAM=ADEM=ADAM…
Bunlar kültür evrim basamağının henüz sıçrama taşına bile ayakbasmamış, kuyruklarını yeni kaybetmiş mahlukatlar. Bu dünya cudamların senaryosunu yazdığı, oynadığı, onları jüri masasında gözemleyen BİZLERİN DEĞERLENDİRMELERİNDEN sınıfta kaldıkları bir platform. Onlar İNSANLIĞA geçemediler, kuyruklarını kaybetmek insanlığa geçmelerine yetmedi….!!!! Bizim karşımızda hesap verebilme sürecine ulaşmaları, dünya hesabına göre milyonlarca dünya yılı, kozmoza göre milyonlarca ışık yılı alacak:((((
24 Ocak 2010, 12:20 tarihinde.
Sevgideğerim…
Bu güzellik, karanfilleriyle, müziğiyle, UĞUR MUMCU’nun cenaze törenine ışınladı beni yeniden, sıradan teşekkür sözcükleri duygularımı anlatmaya yetmez. En iyisi ben sevgili “Y” tarzı noktalayayım. BİTTİ…
24 Ocak 2010, 17:01 tarihinde.
Senin Hayata bakış bilincin..
Şerife.. yaşama bakış bilincin!..
“yeni insan” bilinci..
Sonra!..
Çok sözcükler söylemek ne demek?.
işte onu hissettirdin!..
O karlı günlerde Uğur Mumcu’nun yitişene mi gittin?..
Yolda!..
Yazdın sözleri..
Sağol!..
Demek çok sözcük benim için..
Sağol
“Ş”
Sevgiler, saygılar
24 Ocak 2010, 22:55 tarihinde.
O gün Yücel,yollar çok uzundu bitmeyen…yağmur en yoğundu,gökyüzünü yere idiren,kalplerse kanamalıydı,karanfillere dökülen…sen de sağol,Evren(i) Yücel(ten)yüreğinle…sevgiler, “Y”
25 Ocak 2010, 19:20 tarihinde.
26 Ocak 2010, 10:39 tarihinde.
Sevgideğer “Ş” ..
Uğur Mumcu içimizde hiç kapanmayacak bir yara olarak kalacaktır..
Onu katledenler malesef bu toplumu ve coğrafyayı iyi biliyorlardı.
“Uğur Mumcular ölmez, bir Uğur Mumcu ölür bin Uğur Mumcu doğar” sloganlarının bu coğrafyada böyle bir lümpenlikte işlemeyeceğini ve salt bir slogan olmaktan öte gidemeyeceğini iyi biliyorlardı.
Yeri hiç dolmayacak bir boşluk ve kapanmayacak bir yara bıraktılar içimize..
“Umuduna ne oldu Mogambo, Hani Umut?- Umudum Kafdağının ardında yaşayan Büyük Devin mağrasındaki altın kafesin içinde saklı..”
Kalemine sağlık,yüreciğine sağlık..
Sevgi ve saygılarımla
isa
26 Ocak 2010, 21:43 tarihinde.
Mogambo’nun,O Kafdağının ardında yaşayan,Büyük Devin mağrasındaki altın kafesin içinde saklı olan UMUDU(MUZ)bir gün bir ANKA KUŞU YÜREĞİNDE geri döndüğünde,………… henüz söylenmemiş sözler,SES BULACAK Mogambo,ses bulacak.sevgilerimle….
30 Ocak 2010, 19:34 tarihinde.
Sevgili Şerife; sen, duygularını nadide sözcüklerle süsleyebilen, yüreği çiçek bahçesi bir sanatçısın. Gözyaşlarınla ıslanan sözcüklerini okuyamamak mümkün mü? Kalemini her zaman yoksul Anadolu halkının özgürlüğü ve geleceği için kullanan ”Sakıncalı Piyade” nin katlinin arkasındaki o karanlık güç ortaya asla çıkmayacak zannediyorum. Çünkü zannımca , o mahşeri cenaze törenini hazırlayanların bazıları onun, o çok derinlerde barınan katil(ler)ini de biliyordu. O birileri; Mumcu’nun yaptığı araştırmaların, herkesten büyük bir özenle saklanan bir gerçeği günışığına çıkarmak üzere olduğunu ve Mumcu’yu o yoldan dönderemeyeceklerini anlamışlardı. Sabah yazarlarından Mahmut Övür’ün H. Baybaşin ile yaptığı röportaj bazı ipuçları veriyor. Umarım yanılıyorumdur. Sevgilerimle.
30 Ocak 2010, 23:46 tarihinde.
Sevgili Taner,
bu yalan dünyanın GERÇEĞİNİ haykıranlar YASAK BÖLGEYE girebilen,cesur yüreklerdir.Kaybettiğimiz kahramanlar,gerçeğin perdesini yırtma cesaretini gösterebilenlerdir.Ama eğer gece yerini sabaha vermek zorundaysa,karanlığın yerini aydınlığa terk etmesi de kaçınılmaz.Biz sadece karanlığın karesinden bakarak,IŞIĞI umutsuz görmeyelim.Zira UMUTTUR bizi ışıklı günlere taşıyacak..son nefesinde UMUDU koruyablen insandır ki ,o insan nereye uçacağını bilen insandır.Umudu yitik olansa,asırlarca öldüğünü SANARAK,SANI,İNSANI olacaktır.Biz UMUDUN insanıyız,ÖLÜMSÜZ,katiller SANI=İNSANI ÖLÜMLÜ…
DÜŞLERİM DÜNYA GERÇEĞİNİ AŞIYOR,AMA BÖYLE OLDUĞUNU,beni ben yapan milyarlarca hücre belleğim bu bilgiyi biliyor.
Duygularımı çiçek bahçesi yapan güzel duygularına sonsuz SEVGİLERİMLE..
10 Ağustos 2010, 18:39 tarihinde.
şiirlerinizi beğenerek okuyorum.