İçime oturdum!….
Nazan Kutlu (güzaltı)
Bitkindim!…
Hani uzaktan gördüğünüz, sizi yetişeceğinize inandıran yalancı duruşuyla, bir trene delice koşarsınız da, ciğerleriniz yanar ya…Son anda kalkar gider… Kaçırırsınız… Onun ateşi bu, iki yanımda yanıp duran.
Sen gitmiştin!…
Kıyıda hasır bir tabureye çöktü bedenim. İçime oturur gibi oturdum. Karşımda , gece mavisi, satenden bir çarşaf …Bostancı’da, bana doğru gelen ada vapuru, yırtıyordu onu orta yerinden. Biraz önce yırtılan ciğerlerimi, zehirli bir denizanasının kucağında gördüm … Sanırım öpüyordu şeffaf dudaklarıyla.
Güneş, bakire kanı gibi aktı maviye. Mavinin oldu kızıl…Denizin zifaf gecesi bugün…
Su gibi inledim…Ahhhh dedim…ahhh… Şimdi gök ağlayacak… Ve tanrı, karakuru ruhumu ıslatacak.
Durdum!…Öylece durdum… Yağmur duası okudu ruhum…Bir çocuk, ağız dolusu güldü üstüme.Kendime döndüm… Ardımdan;
Uzun yolda yaşlanan ağır vasıta şoförlerini düşündüm…
Doğduğu gün ölen çocukları sonra…
Sonra açları..
Açıkları…
Seni…
Kendimi…
Sığdım!…
Hani sizi koyu yeşiline kandıran göl kenarları gibi sığdım..
Dizboyu bir kederde boğuldum. Gidip bir şaire sığındım. Kırık iki dizesi aldı beni kollarına. Uyu dedi..Uyu!…Bırak!…Düş!…
Uyumayı bıraktığımı, durmayı unuttuğumu , dinginliğime yabanlaştığımı ve eyyy sevgili!…seni düşündüm…
Sen sanıp, ardından koştuğum acıyı…nefes nefese kalışımı. Zamanın içinden ok gibi fırlayışımı. Kaçırdığım tren camından ,akan ağaçları seyrettim. Kaçan yıllarımdı onlar.. Görmezden gelip incittiğim tüm güzelliklerden utandım…
Şimdi ben, önce kendimden özür diliyorum!…
Sonra;
Kokunu benzettiğim taze kesilmiş çimenden…
Sevişmelerimize koyduğum isimden,
Güneş ten..
Ay dan…
Annemden…
Çocuklar bu kadar açken,
Seninle doyduğum için…
Dünyadan özür diliyorum…
…
güzaltı, Kasım 2009, İstanbul
http://blog.milliyet.com.tr/guzalti
José Feliciano-Rain


14 Kasım 2009, 23:15 tarihinde.
Sevgili Zelin… Dost sofrasına koydum çorba yüreğimi… Tadı tuzu gelsin istedim… sevgiyle kucaklıyorum seni…
14 Kasım 2009, 23:29 tarihinde.
Tam da Feliciano’nun Rain (Yağmur) ezgisiyle karşılamaya hazırlanıyordum ki seni… ORKESTRA SUSTU güzüm…
Gör işte, kalemindeki kudreti…
Seni çok seviyoruz. Yazılarını… üslubunu.. doğallığını.. her şeyini.. İNSANLIĞINI seviyoruz. İyi ki varsın.
15 Kasım 2009, 00:49 tarihinde.
İnsanın evi gibisi yok der annem…Sanırım eklemeli dost sofrası gibisi de yok…Aranızda olmak güzel…Yara bandı gibi dostlar arasında kalmak ferah…sağol sevgili zelin..tınısı sensin bu yazının
16 Kasım 2009, 11:07 tarihinde.
Hoşgeldin..
16 Kasım 2009, 12:12 tarihinde.
Şimdiye kadar beklediğim özürü şimdi gözlerimde bulmanın SEVİNCİYLE,tekrar hoş geldin,Güzümün kar çiçeği,tüm soğuğa rağmen,karları yarıp çıkan çiçek kadın bu sofra sensiz olur mu?SEVGİMLE.
16 Kasım 2009, 13:17 tarihinde.
hoşbuldum sevgili Yücel..
17 Kasım 2009, 15:27 tarihinde.
Can Şerifem…Bu sofrada ruhu doyar insanın…Ki en aç yanımız ruhumuz..sağol gözümün nuru..
20 Kasım 2009, 01:42 tarihinde.
Hoşgeldin güzüm. Çok güzel bir katkıyla gelmişsin. Hem varlığınla, hem de bu insanın içine dokunan yazınla…
20 Kasım 2009, 13:50 tarihinde.
Meldam…Deli kızım:))bu kadar güzel insanın bir arada olduğu dost sofrasında bulunmak gurur veriyor bana… Hoşbuldum canım
04 Aralık 2009, 21:47 tarihinde.
Sevgili Güzaltı…Güç kattın soframıza …Hoş geldin sefalalar getirdin…sevgiyle saygıyla sevgideğerim
23 Mayıs 2010, 14:19 tarihinde.
SONUNDA BULDUM SENİ…
))))))
NASILSIN?
ÇOK MUTLU OLDUM ÇOK
)))