Anasayfa Anasayfa

Latin alfabesinin kökeni ve dilbilimsel bir çalışma


Muzaffer Tokmak

Son yıllarda olağanüstü bilimsel gelişmelere tanık oluyoruz. Bu gelişmelerin başında langues_enlumgenetik biliminin gelişimi yer alıyor. Genetik biliminden yararlanarak yapılan bilimsel inceleme ve çalışmalar, var olan bilgilerimizi değiştiriyor. Anlıyoruz ki doğru ve gerçek kabul ettiğimiz bilgiler meğer varsayımlardan oluşmuş.

Günümüzde Latin alfabesinin kaynağının Fenike-Biblos uygarlığı olduğu bütün dünyada kabul edilmiştir. Batı Anadolu’dan Güney Avrupa’ya (Yunanistan ve İtalyanın Kuzeyi) göç eden Fenikeliler tarafından taşındığı ve alfabenin orada geliştirildiği bilgisi mevcuttur.

 

Elimde bilimsel bir çalışma olduğu açık olan dil bilimsel ve bir tarih kitabı var. İşte bu kitap az önce Latin alfabesine ilişkin söylediğim ‘kabul varsayımın’ a ters iddialarda bulunuyor. .

Kitap Sovyet Bilimler Akademisi Leningrag Kafkasoloji Okulundan G.F. Turçaninov tarafından yazıldı. Turçaninov, doğma büyüme Petersburglu’dur ve bundan övünç duyar. Aslen bir Hazar Yahudisidir. Dil bilim dünyası onu yakından tanır. Filoloji doktoru ve ünlü bir İranist olan Profesör M.İ. İsayev, G. Tuçaninov’un, en büyük Kafkas Adige uzmanlarından biri ve epigrafik yazı eserlerinin okunmasında eşsiz bir uzman olduğunu hatırlatmak gerekir sadece diye yazmıştı.

turcaninovTurçaninov, ilk bilimsel makalesini 1930 yılında yazar. Bu tarihten 1942 yılına kadar yazdığı makale rapor ve kitapları Kabartay- Balkar Bilimsel Araştırma Enstitüsü arşivi ile birlikte yok oldu.
Turçaninov, ömrünün çoğunu verdiği araştırma ve incelemelerini bir rapor haline getirir ve Kafkasya’da Bulunan Antik Eserlerin Keşfi ve Yazılarının Çözümlenmesi adı ile kitaplaştırılır.

***

Kitap, bu zamana kadar Kafkasya’da bilinmeyen bir uygarlığın ve bir zamanlar kendilerini Aşuvalar, ülkelerini Aşuva olarak adlandıran Abazaların, Abhazların, Ubıhlerin ve Adigelerin atalarına ait, kazılarda ortaya çıkarılmış olan sillabik(heceli) yazının çözümü ve incelenmesini içermektedir. Bu ülke İ.Ö. III. Binyılda Güneyde Karadeniz’den Kuzeye doğru şimdiki Maykop’a kadar uzanıyordu ve kuzeybatı Kuban ve güneydoğuda Fazis(Rion) ırmaklarının sınırları dışına çıkıyordu. Maykop, kura_Aras dolmen ve Kolhid kültürleri Aşuva uygarlığının kadim arkeolojik gerçekliğidir. Aşuva dilinin gün işiğina çıkarılmış olan yazılı eserleri İ.Ö. III ortalarından İ.S. 4-5 yüzyıllara kadar uzanan uzun bir zaman dilimini kapsamaktadır. Aşuva yazısı İ.Ö. II binyılın başında köle tacirlerine satılan Aşuva köleleri tarafından eski Fenike’ye taşınmış ve protobiblos(psevde-hiyoroglif) yazısı Aşuva yazısının içinde kök salmıştır. Aşuva(kadim Abhazua) ve Biblos(Fenike) yazıtlarındaki yeknesaklık bunun açıklanabilir Biblos’taki Aşuva yazısı Kendine özgü Fenike yazısının ortaya çıkmasına temel oluşturmuştur. (Kitabın arka sayfasından. M.T)***

 

Turçaninov, kitabı 1979 yılında tamamlar. Ancak daha sonra eline geçen iki materyali kitabın sonuna Ek-1 ve Ek-2 şeklinde ekler. 1983 yılında yayımlanmak üzere yayınevine teslim eder. Yayınevi kitabı yayımlayacağını duyurur. Programına alır. Dizgisi yapılır. Bu arada Tiflis bilim akademisinin baskısı ile kitap Sovyetler Birliği’ nde yayımlanmaz. Turçaninov, heyecanla beklediği kitabının baskısını göremeden 1989 yılında ölür.

Kitabın esasını teşkil eden daktilo yazmalarından bir suret Suriye’ye ulaşır. Arapçaya çevrilir ve 1991 yılında Arapça olarak yayımlanır. Kitap Arapça baskısından Kayhan Yükseler adında bir çevirmen tarafından Türkçe’ye çevrildi ve Ankara’ da 2009 Mart ayında Kafdav tarafından yayımlandı.

Fransız Arkeolog Prof. Maurice Dumond 1929 yılında A levhası denilen belgeyi Kuzey Fenike kıyılarında Suriye Biblos’ ta buldu. Çalışmalara Epigrafist Eduard Dhorma’nın katılması ile elde edilen sonuçlar 1945 yılında Byblia Grammada adı ile yayımlandı. Ancak Biblosun Fenike yazısındaki en eski yazıtlar İ.Ö. I. Bin yılları arasında iken Maykop Kurganları ve Sohum Liman inşaatı sırasında bulunan yazıtların yaşı İ.Ö.III. binyıl ile II.bin yıl başlarında tarihlendi. Ve bu yazılar Protobiblos olarak nitelendi. Biblosta bulunan tunç levhanın Fenike köle kolonisinde yaşayan ülkesi Aşuva’daki kardeşine gönderilmek üzere Köle Aşuva Kralı Ptu tarafından Bağ(Ba) adlı bir başka köleye yazdırıldığı anlaşıldı.

Bunun anlaşılması üzerine, iki Fransız bilim adamı Kuzey Kafkasya’ya giderek araştırmalarda bulundular. Araştırmalar sonucunda günümüz Maykop kentinin 2 Km. kuzeyinde Maykop taşı dedikleri yazıtı buldular.
Turçaninov’un onlarca yıl üzerinde çalıştığı arkeolojik buluntular bunlardır.

Fenike köle kolonisinde köle kral Ptu’nun Aşuvadaki kardeşine yazdırdığı iki mektup, Aşuva’daki kardeşinin öldürülmesi üzerine gönderilememiş ve Biblos’ta kalmıştır.

Kitabı okurken Ptu, adına takıldım. Ptu adlı yaşayan iki köylümü anımsadım.

Çerkesler erkek çocuklarına Ptu veya Haptu diye ikinci isim takarlar ve büyükler erkek çocukları bu isim ile çağırırlar. İsmin anlamını bilmiyorum kimsenin bildiğini de sanmıyorum. Ptu ismi en az 3.500-4.000 yıldır Çerkeslerde yaşıyor. Tarihi bir isim olduğu ise kesin. .

***

 

 E.Macias-Chanter

Muzaffer Tokmak, Ekim 2009, Ankara

http:www.kucukisler.com

1.246 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

“Latin alfabesinin kökeni ve dilbilimsel bir çalışma” için 2 Yorum

  1. Zelin Artuğ diyor ki:

    Sevgili Muzaffer, bu çalışman da diğerleri gibi çok ilgi çekici.. Bakalım daha neler öğreneceğiz senden..
    Enrico Macias’ın Chanter (Şarkı söylemek) adlı şarkısını da bu yazına armağan ediyorum. Ne alaka? diyeceksin, belki de.. Diyor ki Macias.. “Konuşmayı öğrenmeden önce, şarkı söylemeyi öğrendi insanlar.” Evet, müzik evrensel bir dil! Latince’den de bütün dillerden de önce ve sonra hep şarkılar, türküler, ezgiler vardı ve var olacak. Şarkı söylemenin başlangıcının da matematiğe dayandığını Pithagoras’tan öğrenmiştik :) Öyleyse dilin matematik olduğunu da söyleyebilir miyiz? Konu konuyu açıyor.. Hadi bakalım, kolay gelsin. Eline yüreğine sağlık sevgili dost. Bu yazının devamını bekliyor Küçük İşler, senden. Sevgi ve selamlarımla..

  2. Şerife Mutlu diyor ki:

    Sevgili Muzaffer Bey,bu değerli çalışmalarınızdan biz de nasibimizi almanın mutluluğu ile size teşekkür ediyorum.SEVGİLERİMLE.

Yorum Yapın