Nartlar üzerine son söz
Muzaffer Tokmak
Bir yazımda dünyada saf bir dilin, ırkın ve kültürün olmadığını, olmayacağını söylemiştim. Hala bu inançtayım. Mitolojiler ait olduğu halkın ortak aklının ürünüdür. Halkları birbirinden farklı kılan ise dilleridir. Halkın kendi dili ile anlattığının adına ister mitoloji, epope, söylence; ister masal deyin, bunların hepsi de halkın ortak aklını, yaşam felsefesini, tarihini yansıtır.
Neden Nart Destanları hakkında yazılar yazdım? Bunun üç ana nedeni var. İlk neden şu: Bu gün eğitim hakkı bulunmadığından, Kafkas dil ve kültürü yok olma tehlikesi ile yüz yüzedir. Demokratik açılım tartışılmakta iken buna dikkat çekmek benim ödevim idi.
Halkın, dilini ve kültürünü her ne şekilde olursa olsun elinden alırsanız o halkı yok edersiniz.
Bugün için yaşadıklarına kanıtlar sunmak, bence ayrımsız tüm bireylerin ve halkların birbirlerini tanıma sevme yaşatma hakları ödevleri vardır. Günümüzde Kafkas dil ve kültürü yok olmamak için geldikleri Anadolu topraklarında asimilasyoncu ve inkarcı ideoloji nedeniyle yok olmakla karşı karşıyadır.
Bu sayfalarda yayımladığımız Kafkaslar ile ilgili bir iki yazı bir hikaye ve müziği okuyup dinleyen sevgideğer okuyucuların 150 yıla yakın hatta çok daha eski tarihlerden beri birlikte yaşadıkları Kafkas dil ve kültürlerini hiç bilmediklerini ayırtına vardım.
Nart destanlarına ilişkin yazdıklarım, Çerkes dili ve kültürü aracılığı ile Kafkas halklarını tanıtmaktır. Tüm sevgideğer okuyucuların en az bir Kafkas kökenli arkadaşı vardır. Sorduğunuzda ya bir arkadaşı ya anne annesi, baba annesi Kafkas kökenlidir; fakat onlar hakkında hiçbir bilgisi yoktur. Elimizden geldiğince bu hakkı yerine getirmek, sesimizi duyurmak, böylece halkın kültürünü tanıtmak benim görevimdi; bunu yapmaya çalıştım, o kadar.
Bir başka nedenim, bu günkü batı kültür ve düşününün temellerini ilk yazıya döken tarihçi Heredot, şair Homeros ve şair Hesiodos gibi yazarların yazdıkları ile Nart destanlarında anlatılan Hikayelerin benzerliklerini görmem. Bu benzerlikleri gören bir tek ben değilim elbet. Okuduğum kadarı ile Homeros İlyada destanını günümüzden 2.700 yıl önce kaleme aldı. Bu günkü batı uygarlığı Heredot ve Homeros’a çok şey borçludur. Özellikle Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarını, Roma ve Yunan Mitolojileri hakkındaki yayınları okuyanlar için; Kril alfabesini ve Çerkesçe okuyabilen birisi olarak okuyuculara karşılaştırma olanağı sunmak ve dikkat çekmek. Nartlar hakkında yazdığım yazıların tamamı bu amaçlara yöneliktir.
Bütün Mitolojiler yaradılış efsaneleridir. O mitolojiyi yaratan halklar Kendi özgün yücelişlerini de anlatır mitoloji yoluyla. Mitolojiler süreç içerisinde değişerek, sonradan ekler, katmalar alarak söylene gelmiştir, yüz yıllardır.
.
Nart destanlarına ilişkin yazılarda (……… Hikayesi) şeklindeki alıntılar, Yunan mitolojileri ile olan benzerliklerine dikkat çekmek için özellikle seçilmiş ve yazılmıştır.
Bu yazıları okuyan sevgideğerlerin dikkatinden kaçmayan bu benzerlik, ilginç olsa da yadırganmaması gereken bir durumdur. Bu günkü bakış açımız bu günün ekonomik sosyal iletişim koşullarına göre oluşmaktadır. Bugünkü koşullara sahip olmasalar bile tarihte eski halklar ve kültürler ilişki içerisindeydiler ve bilgiler, kültürler birbirlerine aktarılabiliyordu. Sevgili yazar Yaşar Kemal bu durumu kültürlerin birbirlerini aşıladıkları şeklinde ifade ediyor bir yazısında… bu düşünceye ben de katılıyorum ve bu bana çok doğal geliyor.
Pasaportlu düşünce yapısından kurtulduğumuz gün, halkların kardeşliği şiarımızın gerçekleştiğini göreceğimize inanıyorum ve o gün biraz daha insan olacağımızı umuyorum.
İnanmazsınız, Günümüz Kafkasyasında Nasreddin Hoca ve Keloğlan hikayeleri yaşıyor, hala..
Genel kanı olarak söylenir. Pek çoğumuz da inanırız. Tarih yazı ile başlar, denir; bu tamamıyla yanlıştır. Peki o yazıyı icat edenler yazı ile mi geldi bu dünyaya? Dünyada gelip geçmiş ve var olan tüm halkların bir geçmişi, bir tarihi vardır. Arkeolojinin etnografya biliminin uğraşısı budur.
Tek tanrılı dinlerden Museviler’in kitabı Tevrat Konuşun, diye, Kur’an Oku, diye başlar,
Nart efsaneleri Henüz bu dünya balçık halindeyken diye başlar. Bunu şunun için söylüyorum. Bazı bilim adamları Homeros’un yazdığı Grek destanının Kafkaslardan alındığını iddia ediyorlar. Doğru da olabilir inancındayım.
Yazar bilim adamı Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü adlı kitabının ön sözünde aynen şöyle yazıyor.
“Kaldı ki mitoloji deyince başta Yunan-Roma mitolojisi diye bir kavram akla gelir. Bu anlayış da hatalıdır. Aslında bir Akdeniz çevresi efsaneler topluluğu vardır., onu Yunanistan ve Roma’ya mal etmemiz bu efsanelerin Yunanistan ve Roma uyruklu yazarların kalemiyle, Yunanca ve Latince olarak yazılmış olmasından ileri gelir. Oysa bu efsanelerin çıkış yeri ne Yunanistan’dır ne de İtalya… Anadolu’dur, Girit’tir, Mezopotamya’dır, Fenike, Mısır’dır ya da bütün bu yerlerdeki sözlü geleneklerin karışımından ortaya çıkmış bir bütündür……”
(Anlaşılan Yazarın Nartlar ile ilgili bilgisi yokmuş M.T)
Bugüne kadar bütün bu yazdıklarım Kafkas kültürü hakkında az da olsa sevgideğerlere bilgi sunabilmiş isem mutlu olacağım. Zaman ayırıp ilgilenen okuyan yorum yazıp katkıda bulunan tüm sevgi değerlere yürekten teşekkür ediyorum.
Muzaffer TOKMAK, 2009 ANKARA
http:www.kucukisler.com
Aslan Tlebzu-dzhigits song



05 Ekim 2009, 20:11 tarihinde.
Selam DOST!
Sayende, Çerkes müziğiyle, Çerkes folkloruyla, Çerkes gelenek ve görenekleriyle, biraz daha yakından tanışmış olduk. Kafkas kültürü, elbet Mitolojiyle sınırlı değil.
Senden dinleyeceğimiz çookk öyküler var daha, bunu biliyorum.
Belki başkaca Çerkes dostların da başkaca öyküleri vardır. Senden ve diğer Çerkes dostlardan da yeni yeni öyküler bekliyoruz. Nart mitolojisini bizlere anlatmak için verdiğin emeklerden ötürü sana çok teşekkür ediyorum. Kendi adıma, Tharıkof sofrası için verdiğin emekleri saygıyla öpüp alnıma koyuyorum. İyi ki varsın dost… Sınırsız sevgimle ve saygımla..
05 Ekim 2009, 23:04 tarihinde.
Sevgili dostlar..
Not: Yukarıdaki görseli bir sol tıkla büyütebilirsiniz.. Daha yakın görüntüler içinse, bir sol tık daha…
26 Ekim 2009, 01:00 tarihinde.
Elinize sağlık çok güzel bir yazı..
İyi çalışmalar, saygılar
30 Aralık 2009, 17:00 tarihinde.
güzel paylaşım