Benden selam söyle Kafkaslara…
Zelin Artuğ

Sevgideğer MuzafferTokmak, bir süredir yazdığı Nart mitolojisi yazılarıyla bize Çerkes kültürünü tanıtmaktaydı. Yakında bir SON SÖZ yazısıyla Nart mitolojisi yazılarına nokta koyacak. Thrıkof sofrasında dostluğu paylaşan tüm sevgideğerler adına kendisine teşekkür ediyor, daha farklı güzel yazılarda yeniden buluşmayı diliyor ve umuyorum. Sevgiyle.. saygıyla can dost. Zelin Artuğ









07 Ekim 2009, 13:18 tarihinde.
Sevgili Zelin, Bu yazında, en üstte resmini kullandığın bayan, Kabartay Balkar Cumhuriyeti doğumlu, Konservatuarda drama ve tiyatro eğitimi almış aktris Kokua Tamara’dır. Bundan iki ay kadar önce adı geçen ülkede yayımlanan Psine(Pınar) adlı aktüalite dergisinde kendisi ile yapılan bir röportajda şöyle diyordu yanlış anımsamıyorsam. “Okul yıllarımdan beri Lermontov’un Bella öyküsündeki Bella karekterini oynamayı çok istiyordum. Bir gün bir arkadaşımla Nalçik parkında(*) dolaşırken tanımadığım bir adam yanımıza yaklaşıp ‘Ne zamandır Bella adı ile çekeceğim filmde oynatacak bir kız arıyordum.’ sanırım o aradığım kız sensin.’ dedi kendisini tanıttı, adresini verdi. Gittim rol bana verildi. Ben tiyatroda oynamayi isterken şimdi Sinemada Bella’yı oynayacaktım. Yönetmenin yanına uçarcasına çıktım. Yönetmen bu önerisi ile bedenimde kadatlar oluşturmuştu. İşte böyle anlatıyor Koko Tamara…
(*) Nalçik Parkının bir ucu şehrin göbeğinde başlar iki üç kilometre uzunluğundadır. diğer ucunda tertemiz berrak küçük bir kırater gölü vardır. Parkta yüzlerce çeşit ağaç vardır. bu ağaçların üstünde sincaplar yaşar, şehr halkı sabah yürüyüş ve sporlarını burada yapar. Sincaplar İnsanlardan ürküp kaçmazlar sokulgandır buranın sincapları kediler gibi insanın elinden aldıkları yiyecekleri ön patileri ile tutup hemen orada yerler, bakmaya doyamaz insan.
Koko Tamara’nın çevrdiği Bella filmi 1970 yılında yine yanlış anımsamıyorsam, Ankara Cebeci’deki Menekşe sinemasında izlemiştim.
Lermontov’un Bella öyküsü de Türkçeye çevrildi yayımlandı.