Sorumluluk
Haşmet Ahmet Şenses

Sorun oldu
apartmandaki
bir avuç şey
akşam çıkarken
gördüm
inince merdivene,
bağlamak için
bağcıklarını
ayakkabılarımın
eğilince
ya getirip koymuştu
o şeye benzer
bir zihin,
ya da yetişememişti
evine kadar belli
ufaklığın biri
yöneticiye
söyleyeceğim diyordu,
bir avuç şeyin
kapısının dibinde
durduğu
komşu,
sonra da elini
sürmeden
çekip gitti
besbelli gelip
yönetici temizlemeliydi
ama çirkinliğe
ve pisliğe,
ortadan kaldırmak
için elini sürmekten
çekinmeyecek
kadar tahammülsüz
bir komşusu
vardı neyse ki
sorun giderildi.
***
PinkFloydWeDon’tNeedNoEducation
Haşmet Ahmet Şenses, Eylül 2009, İçel
283 okunma

20 Eylül 2009, 02:04 tarihinde.
Sevgideğer akadaş..
Güzel şiir… Kutlarım. Eklediğim müzik, (PinkFloyd:Bizim eğitime ihtiyacımız yok) temayı destekliyor, sanırım.
Böylesine ‘dökülen’ bir eğitimin fabrikasından(!)çıkan çocuk ne evine kadar yetişebilir, ne de bilgi çağına..
Böylesi bir eğitimin yetiştirdiği “toplam elemanı” sistemin pisliğine burnunu daldırıyor, umrunda olmuyor, ama kapısındaki pisliği kaldırmayı midesi kaldırmıyor.
PinkFloyd… şarkısıyla, o da böyle bir eğitimi reddediyor. Sevgi ve saygımla..
20 Eylül 2009, 11:18 tarihinde.
Sevgideğer Haşmet,
Daha önce de yazmıştım; ben hep o tahammülsüz komşu rolündeyim:) Bazen bu durumu biraz abartıyor, pazar yerinde yere atılmış muz kabuklarını topluyorum. Sorumsuz büyükler için değil de, minik bir yavrunun basıp, kayıp ayağı kırılmasın diye. Muz kabuğu atanlara hesap sormuşluğum da vardır:)
Daha da ötesi, dışarıda yemek yersem masayı temizliyorum. Zodyak’ın hizmetçi burcudur başaklar. Ondan sanırım:)
Sevgiler
21 Eylül 2009, 09:15 tarihinde.
Diğerleri gibi bu şiirin de çok güzel ve anlamlı değerli arkadaşım. Galiba hepimizin böyle komşuları olmuştur hayatlarımızın bir yerlerinde. Ellerine sağlık.Sevgiler
21 Eylül 2009, 15:03 tarihinde.
Zelin hanım eğitimci duyarlığınız konuyu ne doğru bir noktada yakalamış. İnsan eğiten ve eğitilen bir varlık. Ancak insanımızın büyük kısmı her iki boyutun da dışında, sonsuz bir özgürlük(!) içinde yaşıyor. Tabi aslında doğru sözcük serbestlik… Özgürlük her iki boyutu da içine alması gereken ve çok daha fazlasını gerektiren bir yol. Birçokları bırakın o yola girmeyi, daha görmüyorlar bile. Sevgilerimle…
…………..
Tülin hanım, o muz kabukları benim de takıntım. Özellikle yollarda olanlar. Dışarı da yemek yedikten sonra masayı hem toplamak hem temizlemek. Ne çok benzerliklerimiz varmış. Sevgiyle….
…………….
Taner bey, yorumunuza çok teşekkür ederim. Ayrıca meslektaş olduğumuzu ne zamandır söylemek istiyordum. Siz de İÜ mezunu musunuz? Selam ve sevgiler…
22 Eylül 2009, 18:32 tarihinde.
Doğrusu, Küçükişler’de bir meslektaşıma, hem de şair bir meslektaşıma rastlayacağım aklıma gelmezdi. Güzel bir sürpriz oldu. Tahmin ettiğiniz gibi İ.Ü. mezunuyum (1976). Saygılar, selamlar
25 Eylül 2009, 19:58 tarihinde.
yoksa nasil cevre dostu olunabilinirki elbetteki duyarli olmaliyiz,helede yerlere cop atmak ne kadar ayip bir davranis,temiz bir dunya icin temizlik esas alinmali,yerlere cop atanlar bence uyarilmali,laf aramizda
bulun dugum ulkede yerler pislik icinde helede kopeklerin seyi
yokmu soluk alamiyorum vala.
sevgiler