Altınova-Ali
Yucel Evren
Kırk yıl Önce
Lise yıllarım… Lise ikinci sınıftayım. Kayseri’de özel bir yurtta kalıyorum. Okullar açıldı. Ağabeyim Ankara’ya taşındı, beni de yanında götürdü.
1966 Kasım ayında Ankara Gazi Lisesine kayıt yaptırdım. Okul müdürü Deli Veli diye tanınan Veli Soysal’dı. Matematik öğretmenimiz… Sınıfımızda her sosyal kesimden, hemen hemen her mahalleden, öğrenci arkadaşlarımız vardı. Ankara’nın Kızılcahamam İlçesinde bir dağ köyü olan Karaşar’dan öğrenci arkadaşlarımız da vardı. İstisnasız hepsi çok temiz ve şık giyiniyorlardı. Bakımlılardı da. Bu arkadaşlarımızdan biri, -adını yanlış hatırlamıyorsam- Münir Doğan idi. Okullar arası bilgi yarışmasında Ankara veya Türkiye birincisiydi. Aynı mahallede oturuyorduk.
Endülüs toprağının mağrur çiçeği
Ezilmiş coğrafyanın bahar coşkusu
Ve sen vasiyetsiz ananın sıska çocuğu;
Manuel Benites…
“Köy”den “Hayal Kent”e Yolculuk..
Orta Anadolu’nun toprakları beyaz, çorak; vadilerdeki çayırların ve dere kenarlarındaki söğüt ağaçlarının yeşilliğini saymazsak, yeşilin görülmediği… yazı kurak, kışı soğuk ve karlı geçen bir bozkır köyünde doğdum.
Köy bir tepenin yamacına kurulmuş. Rakım yüksek. Yazın bile geceleri soğuk olur. Yazın sabaha karşı arazide iseniz ve üzerinize kırağı inmeye başlarsa yandınız demektir.

Kafkas erkek kemeri yalnızca Çerkesler tarafından kullanılmamış… Kültürel etkileşim sonucu Gürcüler, Ermeniler, Azeriler ve de Doğu Karadeniz halkı tarafından da kullanılmıştır. Günümüzde bu ortak kullanımı yukarıda belirttiğim halklara ait folklor gösterilerinde giyilen erkek giysiler üzerinde görmek mümkündür. Tarihte, Kafkas erkek kemerinin işlevleri vardır.
Kafkasyalılar için giyim kuşam çok önemlidir. Kafkas giysileri ise süslü ve özenle seçilmiş, dikilmiş giysilerdir. Bu söylediklerimi Kafkas folklor ekipleri giysilerinde görmek olasıdır. Çerkesler herkes gibi giyinmeyi sevmezler.