Mutluluk Adası
Feyziye Bilen
Güzeller güzeli bebeğimiz Ada bugün tam 3 aylık . Ne kadar da çabuk geçti 3 kocaman ay . Kızım 3.310 gr ve 48 cm doğmuştu. Şimdiyse 5.700 gr ve 62 cm. Boyu ortalamanın çok üstünde kilosu ise normal değerlerde imiş. İlk ayda başını bile tutamayan bebeğimiz şimdi kafasını tutabiliyor hatta yüzüstü yatırıldığında kollarından destek alıp kafasını kaldırabiliyor. Ağzından tükürükler çıkartıp baloncuklar yapabiliyor. Öyle hafife almayın. Bu kızımın şu anki en önemli oyunlarından. Sonra ellerini birleştirip ovuşturuyor. Gözleriyle hareketli nesneleri takip edebiliyor.
Biz kızımla neler yapıyoruz….Her sabah kalkıp kızımın ilave D vitaminin içiriyorum. Yüzüne doktorunun önerdiği nemlendiricisini sürüyorum. Hamilelikte olduğu gibi klasik müzik dinletmeye devam ediyorum. Ve bunun kızımın
üzerindeki olumlu etkilerini de gözlemliyorum. Yapılan araştırmalara göre hamilelikte arabesk dinleyen annelerin bebekleri daha çok ağlarken, klasik müzik dinleyen annelerin bebekleriyse daha sakin olmaktaymış. Ada’nın sakin bir bebek oluşunun sadece huzurlu geçen hamileliğimle değil, dinlediğim müzikle de ilintisi olduğunu düşünüyorum. Akşam saat 5 gibi çıplak halde birkaç dakika güneş banyosu yaptırıyorum ki kemikleri gelişsin. Sonra kolları ve bacaklarıyla çeşitli egzersizler yaptırıyorum. Gece yatmadan önceyse masal okuyorum ki ilerde Türkçeyi düzgün cümlelerle konuşabilsin. Yaklaşık 2 saatte bir emziriyorum. Ayrıca inatçı yetişmemesi için istemediği şeyleri zorla yaptırmaya çalışmıyorum. Örneğin ağzına damla damlatacağım zaman zorla ağzını açıp damlatmıyorum, hadi kızım aç ağzını deyip ona ağzını nasıl açacağını gösterip oyunlarla açtırıp, isteyerek damlatıyorum. Bu nedenle damlasını çok seviyor artık görür görmez ağzını açıyor. Bütün bunları yaparken Ada’nın gözlerimin içine bakıp gülümsemesi yok mu işte bu her şeye bedel. O masum gözleriyle bana neler anlatıyor neler. Annecim seni çok seviyorum diyor, iyi ki benim annemsin diyor, ne kadar da şefkatlisin diyor. Dün yavrum ilk kez kahkaha attı. Anneannesi ona oyunlar oynatırken gülücükler, kahkahalar havada uçuşuyordu. Bu ilkleri yaşamak ne kadar da güzel kızım. Her şey seninle güzel…
Buradan çok sevdiğim Muzaffer Babacığıma kucak dolusu sevgilerimi göndermek istiyorum kızımı büyütme aşamasında bana verdiği sonsuz destek için. Hangi işveren( ki kendisi böyle dememden hiç hoşlanmaz bana iş arkadaşım de derJ) bu kadar anlayışlı olmuştur ki… Kızım da bende çok şanslıyızJ
Aklıma gelen ve bir yerlere not ettiğim dörtlükler; bunlar senin için kızım…
Bir gelincik kadar hassas ve narin
Güneş gibi sımsıcak ve parlak
Orkide kadar özel ve güzel
Ve bir dolunay gibi gecemizi aydınlatan ışığımızsın…
***
Adaların içinden birini seç dediler
İçinde sadece bir duygu olsun
Acaba hangisi olsun derken sonunda buldum.
Sen Mutluluk Adası ol bebeğim.
Feyziye Bilen, Ağustos 2009, Ankara
Chevalier de la table ronde


15 Ağustos 2009, 03:47 tarihinde.
Sevgideğer ADA…(Tharıkof bebeğimiz) ve
sevgideğer Cafercan.. (Tharıkof şairimiz)…
Bu şarkıyı her ikinize birden armağan ediyorum. Bu bir çocuk şarkısı olduğu için ADA’ya armağan…
Çocukluğundan kalan bir şarkı olduğu için de -iki gün sonra IRAK’a uğurlayacağımız Cafercan’a….
Sevgideğer Tharıkof bebeğimiz… büyümeni adım adım izliyoruz… Bakalım Küçük İşler’e ilk yazını ne zaman yazacaksın? Sayfandaki ilk konuğun bir şairdi.. Bu her bebeğe nasip olmaz.. Şairler de gider ayak, rakı masalarına konuk olurlar genellikle.. Bir bebeğin sayfasındaki yuvarlak masaya konuk olmak da her şaire nasip olmaz.
En iyi dileklerim sizlerle…
15 Ağustos 2009, 10:40 tarihinde.
Mutluluk adası nasıl da güzel bir benzetme olmuş. Ada bebek çok şanslı. En büyük şansı bilinçli ve bilgili bir anneye sahip olmak. Diğerleri ise – kendimi de içine katarak yazacağım izninizle – bizleriz. Geçen gün Zelin’e soracaktım, Ada bebekten haber var mı diye. Bu yazı hafta sonu hediyesi oldu bana.
Ada’ya ve ailesine sevgiler yolluyorum, Akdeniz’den…
15 Ağustos 2009, 14:23 tarihinde.
Ne kadar da eğlenceli bir şarkı. Umarım Ada da bu şarkılarla Fransızca öğrenmeye başlar. En büyük isteklerimden kızımın en az 3-4 dili çok iyi öğrenmesi. Belki de Ada gelir günün birinde İstanbul’ a Zelin halacım bana bu şarkıyı öğretir misin der.
Sevgideğer Tülin benim için yapmış olduğun iltifatın için çok teşekkürler.Bana da bu sözler hafta sonu hediyesi oldu. Akdenize sevgiler…
15 Ağustos 2009, 19:13 tarihinde.
Ada!.. ne güzel.. Annesi şiirler’i.. ne güzel.. Ada ve aileniz gülümsesin.. iyi günler görsün.. başka güzel şeyler de olsun.. Sevgiler, saygılar
20 Ağustos 2009, 18:56 tarihinde.
Sevgili Ada çok şanslı,bilinçli yüreklerde,insan olmanın kefyini yaşayacak ne mutlu,onu güvenli bir dünya sarmış,O da yarının dünyasına anlam veren bir insan olacak belli ki.Ama Ada’nın mükemmeliyetçi olma gibi bir yatkınlığı var,mükemmeliyetçi olmak elbette güzel,ama dikkat edin,mükemmeliyetçilik onu kontrol etmesin,Ada onu kontrol etsin ki mutlu olmayı başarsın.Bu bilgide benim Ada’ya hediyem,onu ellerinden sevgiyle öpüyorum.
20 Ağustos 2009, 19:06 tarihinde.
Ada’nın yaratıcı güçleri var,Tanrısal yetileri var,resim müzik,dans heykel gibi,erken yaşlarda fark edersiniz,analist bir zeka,verilerden yararlanabilme yetisi var,sanatçı olmayı seçerse,akılcı eserler üretir,hadi Ada yolun açık olsun öptüm bir kez daha seni,sevgiler…..
21 Ağustos 2009, 21:20 tarihinde.
Adayı güvenli bir dünya sarmış… Evet ne kadar da doğru. Adanın ismini koyarken bunu düşünmüştüm. Etrafı mutluluklarla ve iyi insanlarla çevrili güvende bir bebek olsun diye düşünmüştüm. Ve yine çok şaşırtıcı ki daha hamileyken Adanın sanatçı ruhlu bir bebek olacağını düşünmüştüm.Değerli yorumunuz için teşekkürler.