Tharıkof bebeği, ADA…
Muzaffer Tokmak-Zelin Artuğ
Sevgili Zelin Düşünen Evler için sağol. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Ne güzel aklıma getirdin, sağol. Düşünmeyen bir ev gösterdin sonunda. Hem düşünmeyen, hem “düşünmeyin!” diyen.. hemde duygusuz bir ev.
(Muzaffer dosto, o evi gösteren “Mavili” ydi, bense ad verdim yalnızca.. Bu arada sorayım, kim bu “pembeli” bebek? Ada mı yoksa? ”
Sevgili Zelin, “Bitmeyen Dans”la ilgili olarak benim adıma mazeret beyan ettin, benim adıma teşekkür ettin. ”Internetle arası pek iyi değil” sözün doğru, tamı tamına. Sevgideğerlerin müziği dinlemeleri ve zahmet edip yorum yazmaları beni pek çok mutlandırdı, deyim yerindeyse. Klibi sana göndermekteki amacım, dostluk ve arkadaşlığımızın eşliğinde beğendiğim bir müziği yalnızca ve yalnızca senle paylaşmaktı. Sen ne yaptın? Küçük işler, Tharıkof sofrasındaki tüm sevgideğer dostlarınla paylaştırdın. Beni de Tharıkof Sofrasına çağırdın, “Gerektiğinde kalkar, sana yer veririm” dedin, teşekkür ederim.
İnsanın sevildiğini bilmesi güzel bir duygu. Paylaşım çok daha güzel sevgi ve dostluk sofrasında.
Tharıkof sofrasını, -bildiğin üzere- Kafkaslar’dan getirmiştim sana.. Sen de kurdun sofrayı, beni de çağırdın.
Tharıkof sofrası tatsız tuzsuz demiyorum, yanlış anlama.. Hikayeyi böyle buldum arşivden, aldım geldim. Yorumları tek tek okudum. Hepsi çok çok önemli benim için.. Ancak sevgideğerlerin her birine tek tek yanıt verip teşekkür edemedim.
Bir de tuz hikayesi anlatayım…
Derler ya kediyi merak öldürür… Merakımdan sordum.
Tharıkof sofrasında yiyip içip gidenler, av etlerini pişirdikleri kazanı ters çevirip tuz bırakırlarmış altında. Bizden sonra belki aynı yere uğrayanlar olur ve yanlarında tuz bulunmayabilir, düşüncesiyle… Sofranız tuzsuz olmadığına göre, bereketli olsun!..
Sevgideğerlere teşekkür ederim. Sevgi ve Saygılarımla…
Muzaffer Tokmak, Temmuz 2009, Ankara
***
Gelelim Ada bebek’e…
Geçen yıl yoktu Ada bebek. O, bir 2009 bebeği.. Muzaffer arkadaşımız, Ada’nın manevi dedesi.. Dün Ada’dan bir arkadaşlık önerisi geldi bana.. seve seve kabul ettim. Yeni arkadaşımı sevgideğerlere tanıtmalıyım. Madem Ada bebek, artık benim DOSTO… hepimizin DOSTO’su demektir.
Bu uykucu bebeğe bir de unvan vermeliyiz. THARIKOF BEBEĞİ olsun mu adı?
Anlaşıldı, şöööylee yan döndürelim uyandırmadan.. Minnacık yanağından bir öpüp kaçalım. Uyusun, büyüsün, okuma yazma öğrensin, bize güzel öyküler yollasın miniklerin dünyasından..
THARIKOF BEBEĞİMİZ ADA.. Küçük İşler’e hoş geldin!.. (Z.A.)
Grup Yorum-Çerkez Dansı
1.076 okunma




(5 oy, ortalama: 4,40 / 5)
14 Temmuz 2009, 22:30 tarihinde.
Hoş geldin Muzaffer dost hoşgeldin…ne iyi ettin geldin..Zelincan dostolar çoğaldıkça keyif alıyorum bu tharıkof sofrasında…iyi ki varsınız can dostolar…sevgiler saygılar size
15 Temmuz 2009, 11:24 tarihinde.
Sevgideğer dostlar ben minik Adacığımın annesi feyziye. Sevgili Zelin’ in bu sayfasında kızımın o harika fotoğraflarını görmekten o kadar mutluyum ki gözlerim dolu dolu. Anne olmak mucize sanki. Kızıma hamile olduğumu farkettiğimde dünyam değişti birden. Çok istemiştim bir kızım olsun diye. Cinsiyetinin belli olduğu 3,5 ayında doktora sarılıp ağlamıştım. Doğduğu andaki ağlamasını duyduğumda ve yüzünü gördüğümde ise sanki bir sihir, mutluluk sihiri, geldi bana dokundu. Çok satırlar yazabilir şair bile olabilirim sayesinde kızımın…
Güzel kızım Ada’ yı sayfasına taşıdığı için sevgili Zelin’ e sonsuz teşekkürler. Ve tabiiki Sevgideğer Muzaffer Abiciğime de torunu Ada’ yı bu kadar çok sevdiği için çook teşekkürler.
15 Temmuz 2009, 13:01 tarihinde.
Ada için yorum. Zelin sevgi sözcüklerini hakediyor. Ada. Ada dün iki aylıktı. Bu gün iki ay bir günlük. O Kadar. O kocaman bir insan Gördüğünüzde sizinle konuşuyor sanki gözleri ile: çok güzel. Ada’nın varlığından annesi dahil kimsenin haberi yok iken gece rüyamda gördüm. Rüyam şöyleydi. Dört kadın tıpkı bizim Tharıkof sofrasında oturuyorlamışcasına yerde oturuyorlar. Ayakta Annesi oturan kadınlara hizmet ediyor. Ortalarında kundakta bir bebek. Kundaktaki bir kız bebek. İkinci günü sabah annesine gece gördüğüm rüyayı anlattım. Annesi izin isteyip dışarı çıktı Döndüğünde cici kızım annesi, ben Dede olmuştum. Ada annesinin karnında iken hep birlikteydik. Ada’ya önce ‘çörek otu’ adını taktım. Anne annesi Fasülye dedi. Şimdi Tharıkof Bebeği oldu Zelin halası ile böyle gider ise Ada daha çok çok isim alacak anlaşılan Tebrikler yazı ve duyarlılığın için sevgilerimle. Muzaffer
15 Temmuz 2009, 15:02 tarihinde.
Sevgideğer Fevziye, aslında geçen yıl tanışmıştık senle, Muzaffer sayesinde.. O zamanlar çiçeği burnunda bir gelin adayıydın. Beni onurlandıran, mutlandıran sözlerini iletmişti Muzaffer. Anımsıyor musun?
Yeryüzü Taşı adlı bloğumda şöyle demiştim senin için, 26 Haziran 2008′de..
“(…)Yazıyı birkaç kez okumuş, arkadaşının çok sevdiği kızına da okutmuş. Bu yazının insanda yazma isteği uyandırdığını söyleyerek beni onurlandıran genç kıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Adını bilmesem de temmuz ayının 12’sinde nikahı olduğunu biliyorum. Yüreği sevgi dolu bir genç kız olduğuna göre, eminim çok güzel bir gelin olacak. Dilerim, yüzü hep güler.”
…
Evet, o zaman sözünü ettiğim genç kızımız, şimdi genç ve sevgi dolu, sevgideğer bir anne. Ada bebeğin annesi.. Daha ne olsun?
Dileklerimin tuttuğuna da ayrıca sevindim. Bizler de bu sevimli bebeği Tharıkof bebeği yapmamıza izin verdiğin için sana teşekkür ediyoruz, annesi..
15 Temmuz 2009, 15:04 tarihinde.
Muzaffer dosta kısacık ama çok anlamlı tuz öyküsü için teşekkür ederim. Birilerinin ihtiyacı olur diye kazanın altına tuz saklamak kadar ince bir insanlık dersi olabilir mi?
Ada bebeğe gelince; hem annesini, hem de dedesini tanıdığım için çok mutluyum. Pembe bir inci tanesi gibi Ada bebek. Hayat ona hep gülümsesin…
15 Temmuz 2009, 15:15 tarihinde.
Muzaffer sevgideğeri..
Demek Ada’yı, orada.. Tharıkof sofrasında gördün düşünde. İlginç.. Bu düşünü yeni anlatıyorsun.. Biz ona çoktan Tharıkof bebeği demiştik. Bir soru… Neden “Çörek Otu” dedin ona? Şu yüzükoyun yatma şekline bakınca, FASULYE uymuş, gerçi..
Ne olursa olsun, o.. bir Tharıkof bebeği.. Adı da, ADA…
Sevgim ve saygımla..
15 Temmuz 2009, 16:52 tarihinde.
Zelin Dosto, hatırlamaz olur muyum o yazıyı. Benden bahsetmene çok mutlu olmuş, ayrıca hiç tanımamana rağmen bana bu kadar sevgi dolu sözcükler kullanıp beni tebrik etmenden çok etkilenmiştim. Sevgi dolu insanlar çok değil ne de olsa. Hala aynı fikirdeyim; hatta bugün Muzaffer Dosto’ya da söyledim. Bu yazıyı çok beğenerek okuduğumu ve benim de yazı yazmak istediğimi, ancak yorum olması nedeniyle kısa tuttuğumu söyledim.
Muzaffer Dede’nin rüyasına gelince… Test yapıp pozitif çıkınca Muzaffer Abi dede oluyorsunuz dedim ve o güzel yeşil gözleriyle gülerek, sana söylememiş miydim? Hem de beyaz tenli çok güzel bir kız çocuğun olacak, demişti. Nitekim öyle de oldu. Böylece Tharıkof soframıza lezzet katıldı.
Tharıkof bebeği Ada, bu sofrada olmaktan eminim onur duyacak. Çünkü bu sofra sevgideğer insanların sofrası. Ayrıca Sevgili Tülini biz de kızımla tanımaktan çok mutluyuz.
15 Temmuz 2009, 21:53 tarihinde.
Sevgideğer Fevziye… yazılarını yolla, bekliyoruz. Ada bebeği, onun büyümesini, fırsat buldukça aşama aşama anlat bize. Bunu bir iş gibi algılayıp, kendini sıkıntıya sokma yalnız… Nasıl olsa uzun bir yoldayız, zamanımız bol. Tharıkof Bebeği ADA, annesinin anlattıklarıyla, bir yazı dizisi oluştursun. Birlikte büyütelim “Tharıkof bebeği”ni.. Onun, büyüme aşamasındaki fotoğraflarından da yollarsan, daha bir anlam kazanır izlenimlerimiz..
Ada bebeğin alttan iki dişi çıktı… Ada bebek emekliyor.. yürümeye başladı.. Ada bebek ilk sözcüğünü söyledi! Oyuncağını başka bir bebekle paylaştı!.. Tharıkof bebeği, parkta.. Tabii onu büyütürken, annesinin duyguları, onunla iletişimi, çok çok önemli. Kısaca Ada bebeği ilgilendiren her yeni bilgi, her detay çok önemli, bizler için!.. (…)
Sevgiyle..
15 Temmuz 2009, 22:51 tarihinde.
Ada bebek; hoş geldin yol arkadaşları sofrasına…Seni yaratacağımız yeni dünyanın en kızıl toprağına ektik…Biliyorum bire bin vereceksin…biliyorum sana emek verenleri utandırmayacaksın…seni gönül bahçemizin en bereketli kalbinde kırmızı karanfiller gibi koruyacağız…minik yüreğini aşkla öpüyorum…Ayrıca küçük annemiz Fevziyeye bütün kalbimle mutluluklar diliyorum…
16 Temmuz 2009, 00:44 tarihinde.
Bir bebeğin ismi, ancak bu kadar güzel olur… Ada! Çok güzel. Bayıldım. Kim bu ismi bulduysa kutlarım. 3.5 sene önce ben de, çok tatlı bir bebeğin manevi dedesi olmuştum. Bu mutluluk anlatılacak gibi değil. Feyziye Bilen kardeşime, Muzaffer arkadaşıma ve onları bizimle buluşturan Dosto Zelin’e gönül dolusu sevgiler, selamlar. Ada bebeğin gözlerinden öperim.
21 Temmuz 2009, 11:23 tarihinde.
Bebeğimin ismini ben istemiştim Ada olsun diye. Babası da beğendi öeylece karar verdik. Her geçen gün daha da güzel geliyor kızımın ismi kulağıma. Belki de isim gün geçtikçe daha çok anlam kazandığı içindir.
Sevgili Zelin ben aslında Adaya sürekli yazılar yazıyorum hamile olduğumdan beri ama internette yazmak biraz daha cesaret işi sanki. Sayende senin cesaretinle ben de yazmaya karar verdim. Teşekkür ederim.
Ayrıca herkese iyi dilklerinden dolayı teşekkür ederim.