Tülin’den mektup geldi!..
Tülin Aksoy
Tülin’den mektup geldi! Kuşları yazmış.. Bu güzel mektubun bazı bölümlerini paylaşmak istedim, küçük işler okurlarıyla.(Z.A.)
“(…)Balkondan sepeti indirmeye başladım. Bir yandan da aşağıya bakıyordum, komşuların balkonuna takılmasın diye. İp birden alt komşunun metal balkon siperine çarptı ve o anda çanak antenden korkudan çırpınarak bir kumru uçtu. Sepeti geri çektiğimde hemen salonun penceresine koştum. Nasıl şaşırdığımı anlatamam sana. Bu kez başka bir kumru yumurtlamış çanak antene:)
Yatana kadar gidip gidip baktım, yumurtanın üstüne dönmedi anne kumru. Kendimi suçladım tabii. Eşim merak etmememi, kumrunun geri geleceğini söyledi. Sabahı zor ettim ve tekrar pencereye koştum. Anne kumru geri gelmişti:)
Bu farklı bir anne kumru dedim ya? Çünkü bunun boynu açık renk ve bol kahverengi benekleri var boynunda. Yumurtası da daha büyük. Kuşları yeterince tanıdığımı sanırdım, yanılmışım. Diğer kuşlar tek yumurta çıkartmıyorlar. Serçelerin bile birkaç yumurtası oluyor. Kumrularda durum değişiyor demek ki. Ama Taner’in yazdığına göre çok yumurtlayanlar da varmış.
Tabii bende yeni bir heyecan başladı ister istemez. Bakalım bu yavru ne renk doğacak…Ve inanır mısın, Bulut bebek doğduğundan beri ilk kez dün yağmur serpti Antalya’ya. Bu yavrunun adı şimdiden hazır:) Damla koyacağım adını:)
Eğer aksilik olmaz da yumurtadan çıkarsa, Bulut bebeğin fotoğrafının altına ekleriz Damla’nın fotoğrafını.
Doğa ne kadar güzel, ne kadar ders verici.
Dönüşünde sana bir köy evi fotoğrafı yollayacağım. Pazar günü çekmiştim. Köylünün doğaya saygısını görmelisin. (…)
…
Dün neşeyle yazdım sana. Bugün ise üzgünüm. Dün akşamüzeri yuvasında oturan kumru anne, akşam karanlığı çökünce gitmiş. Ortada ne yuva kalmış, ne de yumurtası. (…)
Yuvadaki çam iğneleri saçakların kenarında duruyor, hüzünle bakıyorum onlara. Bakalım gelecek yıl aynı yere gelecek mi kumrum.(…)”
…
(birkaç gün sonra)
Kumru ailemizi büyüttük, uğurladık, şimdi bir arı ailemiz var:) Apartmanın dış cephesi boyanırken bizim balkonun seramiklerinden birini kırmıştı boyacılar. O kırıktan açılan boşluğa bir yuva yapmış bir arı. Daha önce de eşek arısı yuva yapmıştı. Eşek arısının yuvası başlıklı bir blog yazmıştım bu konuda.
Yazacak ne çok şey var doğada, yaşamda…
Celine Dion -Titanic
Tülin Aksoy, Temmuz 2009, Antalya
440 okunma

(5 oy, ortalama: 4,80 / 5)
07 Temmuz 2009, 21:51 tarihinde.
Sevgili Tülinin efkâr efkâr kokan mektubu, Sevgideğer Zelinin uyarladığı bu muhteşem müzik ve çisseleyen yağmura inat ıslak kanatlarıyla bulutları yara yara hayat aramaya çıkan minik bir kumru…Tahayulamın en hüzünlü atlasında yitip gitti…sevgiler yol arkadaşlarına…
08 Temmuz 2009, 12:19 tarihinde.
Sevgideğer dostlar,
Lisedeyken kelimenin gerçek anlamıyla aydın bir Edebiyat öğretmenimiz vardı. Bir derste Müştak Baba’yı anlatmıştı. Bilirsiniz, Müştak; özleyen, can atan demektir. Bir gün Müştak Baba’ya sormuşlar, sen neye müştaksın diye. O da; çiçeğe, böceğe, gerçeğe…demiş. Ben de tutkunum bu saydıklarına. Belki de bu yüzdendir ki kuşlar, arılar benim yuvamda yuvalanmayı seviyorlar. Kuşların, arıların tüyden ve tülden kanatlarına sevgi yükledim, sizlere yolluyorum Akdeniz’den…
09 Temmuz 2009, 18:12 tarihinde.
Sevgili Tülin arkadaşım, bilirsin; görmek başka, bakmak başkadır. Senin gönül gözünle, sevgi penceresinden bakarak gördüklerini yazılarını okurken ben de seninle birlikte görüyor ve her seferinde
sana duyduğum saygı katlanarak artıyor içimde. Kumrular çok zarif kuşlar. Ama bazen yuvalarını, yumurtalarını terk edip gitmelerine bir anlam veremiyorum. Bizim apartmanın havalandırma boşluğuna bakan her pencerede bir kumru yuvası var. Ama çoğu yumurtasıyla birlikte terk edilmiş. Çözemedim. Bir keresinde tam bizim banyo penceresindeki yuvada 2 yavru oldu. Her sabah lambayı yaktığımda yüzlerini bana dönüp meraklı meraklı bakarlardı. Gülmem gelirdi hınzırlara. Sonra uçup gittiler. Şimdi yuva boş. Ama seneye yenileri gelecek. Bakalım onlar ne yapacak? Sevgiler saygılar arkadaşım.