Çağcıllar
Cafer Demirtaş
Küçük molalarda ne yapılır? Yan gelip yatılır. Tıpkı şu fotoğraftaki bücür gibi.. Üstelik de günlerden pazarsa.. Ama biz büyüdük, yatamayız böyle.. Yapılması gereken işler var. Yazının devamında…
Keşke büyümese miydik ?
O, y a r anladı
Yardı yüreğimi bir nar gibi…..
Nar yürekler
nasıl yarılır
bilir misin?
Sadece ikiye ayrılır
şanslıysan
Dün akşam Antalya Kültür Merkezi’nde (AKM), Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı ve Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği bir anma gecesi vardı. Nazım’ın ölümünün 46. yılı nedeniyle düzenlenmişti bu gece. Rutkay Aziz’in de belirttiği gibi, aslında ölümünü değil, ölümsüzlüğünü anma gecesiydi bir anlamda.
Nazım’ın şiirlerini sanki kendi sesinden dinler gibi dinlerim babamın sesinden. Olağanüstü güzel, vurgulu okur babam büyük ustanın şiirlerini. Sevdalısıdır Nazım şiirlerinin. Bu yüzden anma gecesine babamla birlikte gittim. Saat 20.00′de başlayacak olmasına rağmen evden erken çıktık ve yavaş yavaş yürüdük AKM’ye doğru. Babam coşmuştu. Yol boyunca Nazım’ın en güzel şiirlerini okudu bana. AKM’ye ulaştığımızda gözlerimize inanamadık. Ne gecenin düzenleneceği salonda, ne de bekleme salonunda yer kalmıştı.
Amadou Hampaté Bâ. Mali’li bir yazar. Bir etnolog.* 1900 ya da 1901’de Mali’nin Bandiagara kentinde doğmuş ve 1991’de Abidjan’da (Fildişi Sahili) ölmüş.
Amadou Hampaté Bâ’nın şu sözünü çok sevdim: “Bir şeyi bilmediğini biliyorsan, mutlaka öğreneceksin, demektir; ama bilmediğini bilmiyorsan, asla öğrenemeyeceksin.” Yine aynı Amadou’nun şu sözü de oldukça düşündürdü beni: “ Afrika’da, yaşlı birinin ölmesi, bir kütüphanenin yanması demektir.”
Yaşlıları dinlemek gerek. Bir köşeye atılıp suskunluğuna terk edilmiş yaşlılar, kütüphane raflarında tozlanmaya bırakılmış kitaplara benzerler. Bu sonuncuyu da ben söyledim. Yaşlanıyorum ya, şimdiden önlem alıyorum.
Sevgideğerlerim,
www.kucukisler.com bir yaşında… Tam bir yıl önce, 01.06.2008′de, internet dünyasına adım atmıştı sitemiz. Dün ilk yaş günüydü küçük işler’in…
02. 06.2009