www.kucukisler.com bir yaşında… Tam bir yıl önce, 01.06.2008′de, internet dünyasına adım atmıştı sitemiz. Dün ilk yaş günüydü küçük işler’in…
02. 06.2009
SEVGİ VE SAYGIMLA..
Zelin Artuğ, 19.06.2009, İstanbul.
E.Macias- Oriental
248 okunma
(2 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ...
Bu yazı
Salı, 02 Haziran 2009, 13:51 tarihinde
ebrulî kategorisi altında zelin artuğ tarafından yayımlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Sevgideğer Zelin, Sitenin yarışmaya katılacağı heyecanının ardından, dün akşam aniden sitenin kayboluşu karşısında duyduğum üzüntü ve şu anda tekrarlayan heyecanım…Hepsi o kadar kısa sürede oldu ki…Hepimizi burada toparlayan sensin. Güzel bir şey, bir olay gördüğümde ‘ Bunu yazıp, fotoğraflayıp, sevgideğer Zelin’in sitesine yollamalıyım ‘ diyorum. Bir yandan da diyorum ki, bu aynı zamanda bizim de sitemiz. Çünkü, sen böyle hissettirdin bize, her zaman. Şansımızı tabii ki deneyelim. Her birimiz farklı şehirlerde kadeh kaldırırız başarınca:) Sevgiler, sana ve tüm sevgideğer dostlarıma…
Sevgideğer Tülin, bizim; toplumun genelinin favorisi olan sitelere yetişme şansımız olmadığını çok iyi biliyorum. Burada amaç kazanmak değil, daha çok okura ulaşmak.. Bunu da yapalım değil mi? Küçükişler tabii ki hepimizin sitesi oldu artık. Tolstoy’un bir sözü vardır: “Toprak, toprağı işleyenindir” der. Kim işliyor kucukisler’i? Sevgideğerler… Öyleyse küçük işler, hepimizin…
Çok güzel bir bahar havası var dışarda.. Hidalgo, yukardaki atların arasında.. Bir ıslık çal, gelsin yanına… Ege’yi dolaşsın, İstanbul’daki sevgideğerlerden sevgi ve selam getirsin Akdeniz’e..
Sevgideğer can Zelin;iyi ki kurmuşsun bu sofrayı…Bir bahar bereketi varken bu güneş kokulu sevgideğerlerden derece de neymiş…Ama çoğalalım diyorum içimizde toygar telaşı…üretmek durmadan üretmek adına güzel günlerin düşüyle….sevgim saygım ve muhabbetimle
Sevgideğer şair, hedefim derece değil.. İstesek de ulaşamayız göğün kapısına.. Henüz, ulaşamayız, biliyorum. Ama gökyüzünde gördüğümüz yıldızlardan bazılarını.. hatta bir çoğunu gören, yine de bizim göremediğimiz başka sevgideğerler de vardır bir yerlerde.. Bizleri buluşturacak yürüyüş yolları vardır belki.. Her adımda biraz daha çoğalmak güzel olmaz mıydı? İnsan insanı bulur elbette.. Nice paylaşımlara.. sevgiyle.
Sevgili Zelin, bir yıl önce başlamış olan bu güzel yazım yolculuğunun, sadeleğinin içtenliğin yıllarca geçtikçe dostlar çoğalttıkça, şuanda kelimeleriyle ses verenler, günül verenler ve dostluğunu eksik etmeyenlerle daha nice yıllarca var olması dileğiyle. Ufacık bir eleştiride sunmak istiyorum. Ben küçük işlerin o tür bir yarışmada “yarıştırılıyor” olmasını beni şaşırttı ve hoşuma gitmedi. Elbetteki sizlerin bu konuda eminimki anlaşılabilir gerekçeleriniz vardı. Neyse bu fikrimide parantez içinde söylemiş olayım. Tüm dostlara selam ve sevgiler…
3 günlük gecikme için çok özür diliyorum zelin arkadaş.. umarım daha çok yıldönümleri kutlarız birlikte, pastalar benden. söz! bir de ukalalık yapacağım yıldönümü bahanesiyle. buraya ravel’in bolero’su nasıl olur du acaba? sevgiler selamlar.
Taner arkadaş, bu sözünü unutmayız hiç. Sayfanın sağ üst köşesine de yazdık:) Sen unut geçmişini.. ben aklımda tutarım, diye.. Şimdiden teşekkürler.
Ravel’in “Bolero”su müthiş olurdu bu sayfaya.. Giderek artan tempoda koşan atlar.. Ancak bir sorun var. Bazı çok güzel müzikleri de uzunluklarından ötürü ekleyemiyorum, sistem kabul etmiyor. Ravel’in Bolero’su… O bitene kadar ben Kadıköy’e gider gelirim.. Çok isterdim bu isteğini yerine getirmek… klasikler konusunda üzgünüm. Çingeneler konusunu işlerken de Bizet’nin Carmen’i gelmişti aklıma ama…
Bir parça uzunluğunda kesmek mümkün olsaydı? Bunu sorarım bilirkişisine.. Sevgi ve selamlarımla..
02 Haziran 2009, 16:27 tarihinde.
Sevgideğer Zelin, Sitenin yarışmaya katılacağı heyecanının ardından, dün akşam aniden sitenin kayboluşu karşısında duyduğum üzüntü ve şu anda tekrarlayan heyecanım…Hepsi o kadar kısa sürede oldu ki…Hepimizi burada toparlayan sensin. Güzel bir şey, bir olay gördüğümde ‘ Bunu yazıp, fotoğraflayıp, sevgideğer Zelin’in sitesine yollamalıyım ‘ diyorum. Bir yandan da diyorum ki, bu aynı zamanda bizim de sitemiz. Çünkü, sen böyle hissettirdin bize, her zaman. Şansımızı tabii ki deneyelim. Her birimiz farklı şehirlerde kadeh kaldırırız başarınca:) Sevgiler, sana ve tüm sevgideğer dostlarıma…
02 Haziran 2009, 17:06 tarihinde.
Sevgideğer Tülin, bizim; toplumun genelinin favorisi olan sitelere yetişme şansımız olmadığını çok iyi biliyorum. Burada amaç kazanmak değil, daha çok okura ulaşmak.. Bunu da yapalım değil mi? Küçükişler tabii ki hepimizin sitesi oldu artık. Tolstoy’un bir sözü vardır: “Toprak, toprağı işleyenindir” der. Kim işliyor kucukisler’i? Sevgideğerler… Öyleyse küçük işler, hepimizin…
Çok güzel bir bahar havası var dışarda.. Hidalgo, yukardaki atların arasında.. Bir ıslık çal, gelsin yanına… Ege’yi dolaşsın, İstanbul’daki sevgideğerlerden sevgi ve selam getirsin Akdeniz’e..
02 Haziran 2009, 20:37 tarihinde.
Sevgideğer can Zelin;iyi ki kurmuşsun bu sofrayı…Bir bahar bereketi varken bu güneş kokulu sevgideğerlerden derece de neymiş…Ama çoğalalım diyorum içimizde toygar telaşı…üretmek durmadan üretmek adına güzel günlerin düşüyle….sevgim saygım ve muhabbetimle
02 Haziran 2009, 21:27 tarihinde.
Sevgideğer şair, hedefim derece değil.. İstesek de ulaşamayız göğün kapısına.. Henüz, ulaşamayız, biliyorum. Ama gökyüzünde gördüğümüz yıldızlardan bazılarını.. hatta bir çoğunu gören, yine de bizim göremediğimiz başka sevgideğerler de vardır bir yerlerde.. Bizleri buluşturacak yürüyüş yolları vardır belki.. Her adımda biraz daha çoğalmak güzel olmaz mıydı? İnsan insanı bulur elbette.. Nice paylaşımlara.. sevgiyle.
04 Haziran 2009, 10:55 tarihinde.
Sevgili Zelin, bir yıl önce başlamış olan bu güzel yazım yolculuğunun, sadeleğinin içtenliğin yıllarca geçtikçe dostlar çoğalttıkça, şuanda kelimeleriyle ses verenler, günül verenler ve dostluğunu eksik etmeyenlerle daha nice yıllarca var olması dileğiyle. Ufacık bir eleştiride sunmak istiyorum. Ben küçük işlerin o tür bir yarışmada “yarıştırılıyor” olmasını beni şaşırttı ve hoşuma gitmedi. Elbetteki sizlerin bu konuda eminimki anlaşılabilir gerekçeleriniz vardı. Neyse bu fikrimide parantez içinde söylemiş olayım. Tüm dostlara selam ve sevgiler…
04 Haziran 2009, 11:20 tarihinde.
Sevgideğer Meyman, “Küçük İşler” yarışmıyor. Nasıl yarışsın ki… Adı üzerine “kucukisler” !.. Sevgimle..
04 Haziran 2009, 18:52 tarihinde.
3 günlük gecikme için çok özür diliyorum zelin arkadaş.. umarım daha çok yıldönümleri kutlarız birlikte, pastalar benden. söz! bir de ukalalık yapacağım yıldönümü bahanesiyle. buraya ravel’in bolero’su nasıl olur du acaba? sevgiler selamlar.
05 Haziran 2009, 03:25 tarihinde.
Taner arkadaş, bu sözünü unutmayız hiç. Sayfanın sağ üst köşesine de yazdık:) Sen unut geçmişini.. ben aklımda tutarım, diye.. Şimdiden teşekkürler.
Ravel’in “Bolero”su müthiş olurdu bu sayfaya.. Giderek artan tempoda koşan atlar.. Ancak bir sorun var. Bazı çok güzel müzikleri de uzunluklarından ötürü ekleyemiyorum, sistem kabul etmiyor. Ravel’in Bolero’su… O bitene kadar ben Kadıköy’e gider gelirim.. Çok isterdim bu isteğini yerine getirmek… klasikler konusunda üzgünüm. Çingeneler konusunu işlerken de Bizet’nin Carmen’i gelmişti aklıma ama…
Bir parça uzunluğunda kesmek mümkün olsaydı? Bunu sorarım bilirkişisine.. Sevgi ve selamlarımla..
06 Haziran 2009, 23:56 tarihinde.
” Yapraklara dallara, yeşillere allara…. NİCE NİCE YILLARA GÜLÜM…. NİCE NİCE YILLARA”…..
…. Yolunuz açık, sabrınız bol, sevginiz bereketli olsun….