Sevmesem ölürdüm, sevdim gene öldüm…
Hatice Atalay
Hayatıma yön veren dizelerle tanıştığımda , 20 yaşındaydım…
Nerden bulmuştum, ya da kim okumamı sağlamıştı hiç hatırlamıyorum .
“ Ey benim beyaz boynu kırışan kızım, 
imkansızdır ihtiyarlamamız bizim.
Etin gevşemesine başka bir tabir gerek,
Zira ki İHTİYARLAMAK ;
KENDİNDEN BAŞKA KİMSEYİ, SEVMEMEK DEMEK…
Nazım Hikmet’in dizeleriydi bunlar. Ve ben; okur okumaz bu dizeleri, dedim ki kendime :
Asla 21 olmayacağım….” Ben seviyorsam, her şey bahanedir” diyerek; başladım bahaneler aramaya…
…
Gönül gözü ile bakınca , etraf bahanelerden geçilmiyor inanın….
Ve bahanelerim çoğaldıkça , yüreğim büyümeye başladı…
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=160097
Öyle bir an geldi ki; yüreğimin büyüklüğü – yaşımı geçti…
yani ; yüreğim benden hep büyük oldukça
ve de, bu fark büyüdükçe
y a l n ı z l a ş t ı m….
Kalabalıklar içinde üstelik …
Sonra; takvimde işaretlediğim her yeni yıl, yüreğimde yeni çizikler anlamına geldi ister istemez.
Her yeni çizik de yeni yürek yaraları…
Her yürek yarası; bir dost kaybı demek olunca, kaldımmı yüreğimle bir başına.
O beni suçladı ; dinazorlaşıyorsun git gide, sonun yalnızlık diye…
Ben onu suçladım; peki neden tamamlanamıyorsun?
Hep bir yanın eksik diye…
SONUÇ MU ?
” İ H T İ Y A R L A M A Y A” başladım …
…
Bir gün ; Radyoda teknik masadaki genç arkadaşla sohbet ediyoruz . Dediki ; “abla Babamı ziyarete gittim dün ( Babası siyasi suçtan hapiste yatıyormuş ). Ziyaretçisi o kadar çoktu ki anlatamam…
Dedim Baba ; yanına gelen gidenin hesabı yok, ne konuşuyorsun onlarla …
Bir iki cümle de bana desen…
Hayyam’ın dizelerini söyledi bana;
“Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok.
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok”….
…
Ve takvimler 13 mayısı gösterdiğinde
44 olmuştum !!!!
Eyvah dedim…
e y v a h ! ! ! ! !
Hani hiç 21 olmayacaktım ?????….
…
Sevmesem ölürdüm….
gene öldüm…
…
Bahanelerime,
sonsuz teşekkürlerimle…..
Demis Roussos-Velvet Morning
Hatice Atalay, Mayıs 2009, İstanbul
339 okunma



15 Mayıs 2009, 15:39 tarihinde.
Sevgideğer Hatice, yeni yaşın kutlu olsun.
Doğum günü armağanı olarak sana çiçeklerden bir taç, leylaklar, belki dünya turuna çıkarsın diye, aşkın renginde bir bisiklet ve yıllar öncesinden güzel bir şarkı yolluyorum. Sevgilerimle…
15 Mayıs 2009, 16:20 tarihinde.
sevgideğer Hatice;Ne muhteşem ifadeler böyle.dilin büyüleyici okyanusu sarıp sarmalıyor yazınızda.kulaçlar attıkça içinde çocukça yeniden büyümekte insan.yorgunluğumuz var da ihtiyarlamak asla…yaşasın kızıl ütopyalarımız ve mavi düşlerimiz…sevgim ve dostluğumla can arkadaş
15 Mayıs 2009, 16:27 tarihinde.
Yaşa git işte!.
Doğum günlerinde, başka günlerde de.. yeniden doğmayı dene.. doğ!..
Sevgiler..
16 Mayıs 2009, 08:26 tarihinde.
Sevgili Zelin Hanım, siz çok özel bir yüreğe sahipsiniz…. çiçeklerden yaptığınız o tacın aynını size armağan ediyorum;en yürekten sevgi ve saygımla…. teşekkürler..
16 Mayıs 2009, 08:28 tarihinde.
Sevgili Yücel bey,yaşa git işteyle olsa keşke … ama öğüdünüzü tutacağım…yeniden doğmayı deneyeceğim…. sevgi ve saygımla…
16 Mayıs 2009, 08:36 tarihinde.
Sevgili Cafer bey, gören gözde , iş bitiyor sanki; ne dersiniz ????…. yürek gözüyle görmeyi bilen size- sevgi ve saygımla….
16 Mayıs 2009, 09:35 tarihinde.
Sevgili Hatice aynı gün doğmuşuz
)))) Mutlu oldum.Fabrikasyon ürünü gibi bir birine benzeyen insan dizileri arasında farklılığını korumak insanı zaman zaman yalnızlaştırır, yenikleştirir, kendini sorgulamaya yöneltir. Ama sonuç değişmez sen sen oldukça var olansın… İyi varsın, Doğum günün kutlu olsun…
16 Mayıs 2009, 09:46 tarihinde.
Canım meymanın, seninde doğum günün kutlu olsun…. yeni yaşın , yeni umutlar yeşertsin yüreğinde…. öperim gözlerinden…
16 Mayıs 2009, 17:21 tarihinde.
13 Mayıs.. Hatice ve Birgül’ün doğum günü… bu tarihi attık küçük işlere.. Her ikinize de gönül dolusu sevgiler..
16 Mayıs 2009, 19:51 tarihinde.
Hatice ve Meyman sevgideğerler iyi ki doğmuşsunuz iyi ki varsınız sevgiler size
18 Mayıs 2009, 10:39 tarihinde.
Teşekkürler:)))) Sizlerde iyi ki varsınız