değişim
Şerife Karaçayır Mutlu
Değerleri
Uzaklaşıp,dışlanıyorlarsa
ÖZLERİNDEN
Varsın yokolsun
Sevgiyi
Özçekirdeğine
Geçiremeyenler
Değerleri
Uzaklaşıp,dışlanıyorlarsa
ÖZLERİNDEN
Varsın yokolsun
Sevgiyi
Özçekirdeğine
Geçiremeyenler
Antalya’nın konak gibi ahşap evlerinden birinde, minik bir kız, evin bahçeye bakan penceresinden, bacaların üstüne yuva yapmış leylekleri seyrederdi hayran bakışlarla. Bilirdi ki haftalar sonra yuva kalabalıklaşacak, minik leylek yavruları ile dolacaktır yuva…
Evin yola bakan penceresinin önünde oturunca da kumruları görürdü. Kumruların yuvaları yoktu leyleklerinki gibi. Onlar eski zamanların siyah, yassı telefon kablolarının üstünde dururlardı en çok. Kablolar rüzgârdan yaylandıkça kumrular zıplıyorlarmış gibi görünürdü. Gri tüyleri, boyunlarındaki koyu renk halkalarıyla sürekli gülümsüyormuş gibi bir görüntüleri vardı. Minik kızın annesi kumruların konuştuğunu söylemişti bir keresinde. ‘ Guguk guk, yusufçuk, herkes gitti, biz kaldık ‘ diyorlarmış. Leylekler göç ettiği için öyle söylüyor olmalılar diye düşünmüştü minik kız.
Bizim, www.kucukisler.com sevgideğerlerimizden Tülin Aksoy, bir öykü yollamış bizlere. Refik Halit Karay’ın bir
öyküsü… Eskici. Öykü, mevsim çiçekleriyle doldurulmuş bir sepetle birlikte geldi. Neden mevsim çiçekleri? Çünkü Tülin, tam bir doğa aşığı…
Bir ana kumru ve yumurtadan çıkan yavrusunu bizler için gün be gün fotoğrafladı. Yakında o fotoğrafları da yollayacak bizlere.. Koyu gri tüyleri varmış yavrunun.. Ne güzeldir kim bilir… Biz de ana kumru, yavru kumru, mevsim çiçekleri ve bir güzel öyküyle karşılarız bu yılki yaz mevsimini..
Öykü, çiçek sepetinin yanındaki şu uzunca sepetin içinde.. Hadi, alıp okuyalım.
Teşekkürler Tülin…
(ZA)
…
sadece iki kelime
ama insanın dili içine kaçınca
söyleyemiyor
kaleme sarılıyor…
başlıyor bir hışımla yazmaya
yüreği bir yandan aklını karıştırıyor…
kalem ne yapsın…
akıl zehir zembelek cümleler sıralıyor
SOLDAN SAĞA…
yürek öylemi ya
ne yapıp ediyor
harflerden yeniden yaratıyor sevdasını
YUKARDAN AŞAĞI …

“İnsanlar,eserleriyle varolur, ilkeleriyle yaşar, kardelenleriyle solmaz”. Yaşarken ektin toprağına çiçekleri, şimdi açan çiçeklerin karşılıyor seni. Saygıdeğer Türkan Saylan, ardına bıraktığın anlamlı bir yaşamla, derin izler bırakarak gidiyorsun sonsuzluğa, gözlerimiz SEVGİ, SAYGI, HAYRANLIKLA bakacak, ufkuna çizdiğin IŞIĞA..
İçimdeki kırıkları toplamaya çabalarken,
öyle bi acı savrulup geldi ki
topladıklarımı da dağıttı, beni de…