Anasayfa Anasayfa

Sayfa 3 / 5«12345»

Nisan 2009 için Arşiv

çingene mitolojisi


Zelin Artuğ

230052632_191861fc46 

 

“Eski literatürlerde Cingeneler’in inanç ve dinine ayrılmış olan bölümler, monoton bir biçimde tekrar edilen şu iki düşünceyle sınırlıdır. Buna göre Çingeneler’in herhangi bir dini yoktur ve olsa olsa misafir oldukları halkların dinine görünüşte uyum gösterirler. Bir de Romanya ve Macaristan’da yaygın olan bir fıkra vardır ki, o da vaktiyle Çingeneler’in kilisesinin domuz yağından inşa edilmiş ve daha sonra köpekler tarafından yenmiş olduğudur.

 

Yazının tamamını okuyun »

bir tharıkof sofrası yetişir imdada


Şerife Karaçayır Mutlu

sofra

Bir tharıkof sofrası etrafında

Tüm akılla gönlü birlemişler bir arada

Gök yıldızlardan gümüş işlemeli bir yorgan

Yer sonsuz yeşilliğinde kaybolan

Tharıkof sofrasında gönüller acıkmış SEVGİYE BARIŞA

Yazının tamamını okuyun »

yirmibirinci yüzyıl


Şerife Karaçayır Mutlu

Yirminci yüzyılck

Yirminci yüzyılın ilk yarısı

Ölüm çağı oldu

Zulüm çağı oldu.

 

Yazının tamamını okuyun »

bir sabahattin ali öyküsü… “değirmen”


Zelin Artuğ

degirmen1“Hiç sen bir su değirmeninin içini dolaştın mı adaşım?..Görülecek şeydir o… Yamulmuş duvarlar, tavana yakın ufacık pencereler ve kalın kalasların üstünde simsiyah bir çatı… Sonra bir sürü çarklar, kocaman taşlar, miller, sıçraya sıçraya dönen tozlu kayışlar… Ve bir köşede birbiri üstüne yığılmış buğday, mısır, çavdar, her çeşitten ekin çuvalları. Karşıda beyaz torbalara doldurulmuş unlar…

Taşların yanında, duman halinde, sıcak ve ince zerreler uçuşur. Halbuki döşemedeki küçük kapağı kaldırınca aşağıdan doğru sis halinde soğuk su damlaları insanın yüzüne yayılır…

 

Yazının tamamını okuyun »

sabahattin ali


Zelin Artuğ

 

31sabah_ali

(…) Siz sevemezsiniz adaşım, siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar; birisine itaat eden, birisine emredenler; siz birbirinden korkan ve birbirini tehdit edenler… Siz sevemezsiniz. Sevmeyi yalnız bizler biliriz… Bizler: Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan ve kendinden başka Allah tanımayan biz çingeneler.’

(Sabahattin Ali’nin Değirmen adlı öyküsünden)

 

Yazının tamamını okuyun »

yalnız değiliz


Zelin Artuğ

   (Bir Ahmed ARİF şiiri) 

245478286_ec9551f091

   Bir ufka vardık ki artık
   Yalnız değiliz sevgilim.
   Gerçi gece uzun,
   Gece karanlık
   Ama bütün korkulardan uzak.
   Bir sevdadır böylesine yaşamak,
   Tek başına
   Ölüme bir soluk kala,
   Tek başına
   Zindanda yatarken bile,
   Asla yalnız kalmamak.

 

Yazının tamamını okuyun »

hepimiz “rom”anız!…


Zelin Artuğ

cingene

“Bizanslılar 1000 yıl önce benim insanlarıma athinganoi adını verdiler. Bu dokunulmaz demekti.. Bundan sonra her gittiğimiz ülkede insanlar bizi böyle çağırdı. Zigeuner, cigani veya çingene… Bizlere dokunulmaz dediler… Korktular bizden. Farklıydık. Daha yoksulduk. Daha özgürdük. Ama insandık. Tıpkı onlar gibi. Onlar bunun farkında değildi. Bizimle çalışmak, bizimle yaşamak, bizimle konuşmak istemediler. Atalarım, bu haksızlıklardan kurtulmak için her yolu denediler… Haykırarak baktılar insanların gözlerine; “biz çingene değiliz insanız.” Çingenelerin konuştuğu dillerden birinde insan Rom demekti. Onlar da insanlara biz romanız dediler, yani sizden bir farkımız yok. Bizi kabul edin. Lütfen! Bugüne kadar kimse onları dinlemedi. Ben atalarım gibi umutsuzca yalvarmayacağım. Biliyorum ki gerçekten de biz farklıyız! Özgür, hırçın, dayanıklı, güçlü, insancıl, ve yaratıcıyız. Tarihin en barışçı insanlarıyız. Bu yüzden utanmam gerekmiyor. Ben olduğum şeyle gurur duyuyorum. Herkes bilsin! Ben bir ÇİNGENEYİM! “ 

ÖNSÖZ: (www.cingeneyiz.org)

Görsel: Yucel Evren

  The Song of the Gypsies

Yazının tamamını okuyun »

viva zapata


Zelin Artuğ

 

Yazının tamamını okuyun »

zorba the greek


Zelin Artuğ

 

 kolajhc2

 

Yazının tamamını okuyun »

bir tutku


Birgül Kaya (meyman)

halay

Gün ışığını yitirip, geceye teslim olduğu anlarda, ay geceye inat aydınlıklar doğurur, dans eder yıldızlar…Hayatta böyle değil midir? Gecelere inat güneş doğurmak gibi ve hayatın orta yerinden akıp giden Munzur suyunun asiliği, köylülüğü, asilliğini taşırlar bedenlerinde gecelere inat güneşler doğurmak için ve yansıtırlar halaylarına bu yaşamı sert vururlar toprağın alnına her adımda bir duygu sahnelenir…

 

 

Yazının tamamını okuyun »