Hayat bizi “Nisan 1″lemeden…
Hatice Atalay
Tüm dünya çocukları ve ülkemin çocukları 23 Nisan Çocuk Bayramınız kutlu olsun. Ülkem,Ulusal Egemenlik Bayramımız kutlu olsun.
Sevgiyle üfledim
Yurdun dörtbir yanına
Adıyorum bu dizeleri onlara.
Bir sensin gizlenen oğul
Ağlarsın gizli gizli, seversin gizli gizli
Yer yarılır yere geçersin, söyleyemezsin
Yar yüreğin yar vakit tamamdır
Neler aldın dünyamızdan bunca zamandır
Yar yüreğin yar
Gör ki neler var.” (B.R.Eyuboğlu)
“YÖN RADYO.COM’da yer alan habere göre, yüksek tansiyon sonucu fenalaşarak Dicle Üniversitesi
Tıp Fakültesi Beyin Cerrahi Servisi’ne kaldırılan Aşık İhsani dün gece hayatını kaybetti.
Aşık İhsani, Türkiye’nin önde gelen protest müzik temsilcilerindendir… Özellikle 1960′lı ve 70′li yıllarda konserleri, albümleri milyonlara ulaştı.
Sosyalist Gençliğin ve önderlerinin mücadelesini eserleriyle kitlelerle buluşturdu.
İşte, bir döneme damgasını vuran Aşık İhsani’nin yaşamından bir kesit:
Her
Gün bitiminde
Geçip aynanın karşısına
Sor kendine
“ b u g ü n h i ç g ö n ü l k ı r d ı n mı ?”
Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’den “çingeneler” şiiri
(…)
Doğu, tan kızıllığıyla aydınlanmış,
Işıldıyordu. Aleko tümseğin ötesinde,
Elinde hançeriyle, kana bulanmış,
Sin taşının duruyordu üzerinde.
Önünde ölü bedenler uzanıyordu;
Katilin müthişti çehresi.
Korkmuş Çingeneler toplanıyordu
Çevresinde ürkülü kalabalığıyla.
Yanda bir mezar kazıyorlardı.
Yas dizisiyle yürüyordu kadınlar
Ve ölülerin gözlerini öpüyorlardı.
Yaşlı baba oturuyordu tek başına
Ve bakıyordu ölmüş olan kızına
Dilsiz bir kederin durgunluğuyla.
Dvye Gitara Russia
Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’den “çingeneler” şiiri
Çingeneler gürültülü yığınlarıyla
Besarabya kırlarında göç ediyorlar.
Bugün bir su yamacında obalarıyla
Onlar harap çergelerde geceliyorlar.
Özgürlük gibi, konakları sevinç dolu
Ve barışçıl uykuları gökler altında;
Yarım asılı kilimlerle örtülü
Arabaların tekerleri arasında
Yanıyor ateş. Bir aile ocağın yanında
Akşam aşını pişiriyor. Yüzünde çayırın
Otlanıyor atlar. Çergenin ardında
Açıkta yatıyor evcil bir ayı.
Poljuscka Polye Russia
Maksim Gorki’ den bir çingene öyküsü
Kıyıya çarpan dalgaların şıpırtısından ve kıyı çalılarının hışırtısından doğan düşündürücü ezgiyi bozkıra yayarak, nemli soğuk bir rüzgâr esiyordu denizden. Kimi zaman hızlanarak, taşıyıp getirdiği buruşuk, sarı yaprakları ateşe fırlatıyor; çevremizi kuşatan güz gecesinin sisi titriyor ve ürkerek geriye çekilip, bir an için, solda sınırsız bozkırı, sağda sonsuz denizi, tam karşımda da elli adım ötemize konmuş olan obasının atlarını bekleyen yaşlı çingene Makar Çudra’nın görüntüsünü açığa çıkarıyordu.
Gypsies-Rom