suskun
Birgül Kaya (meyman)
-Kardeşime…
Avluda Suskun
öfkesi alınmış gibi yatmış toprağın alnına,
kolları cansız bir bebek, soluğu kesik, yüreği yarı yolda bırakacak gibi tekliyor.
Çocukluğu beliriyor düşlerinde:
“Evleri derme çatma bir konduydu,
yokuş aşağı bir yoldan, deli taylar gibi rüzgarı ardına alıp koştuğu günleri anımsıyordu
Şiddet ve açlığın
Gölgesinde filizlenmeye çalışan
Küçük bir fidan gibiydi yaşamak
Sanki yaşamışlığı bir hikayenin yanlış öznesiydi
Ve ne zaman tutunmaya çalışsa büyük rüzgarların eteğine
hep yalanlarla avutulur, bir adım daha başkalaşırdı
Küçük ve çelimsiz bedeni hüznü çarpsa,
O hep büyük ve acımasız gelirdi tutunamazdı…
Velhasıl yaşamak diyorlardı buna
Böyle insafsızca
Böyle körü körüne
Henüz varamamışken doğruya
Yakmamışken ateş elini, daha tutmamışken büyük düşleri
Bir çocuğun sapanla vurduğu ilk kuş gibi
İlk yaralanışıydı hayatta bir cana kıymak gibi
Ve bu öyle bir yaşamaktı ki
Büyük insanların elleri acıtıyordu naif bedenini
Tüm şehir üstüne basıp kirletiyordu düşlerini
Sığınmak ne mümkündü! büyük gölgelerinin ardına
Kin ve nefretten başka ne düşebilirdi payına
Cebinde sakladığı misketleri O’nun renkli düşleriydi
Tedavülden kalkmış bir çocuk hikayesi gibi
Çalışırken etrafa saçtıkları ahhh çocukluğuydu
kim bilebilirdi ki?
Yaşa(yama)dıklarının tarifsiz bir hüznüydü
gözleri arkada kalmış bir yolcu gibi…
Çocuk olmak hiçte kolay değildi
Hele de koca bir metropolde unutulmuş bir ceset gibi
Sıkışmışsan yoksulluğun gecekondularına
Ve korkak bakınca çocuk gözlerin
En kolay sana bilenirdi kinleri
büyümek savaşın orta yerinde şaşkın bakan bir çift çocuk gözüydü
Iskalanmış ve kader denmiş bir hayatın izini sürmekti sana söyledikleri
Geceyi yırtan bir çığlıktı büyüdükçe ruhuna işleyen yankı
Ve büyümeye ramak kala avuçları sımsıkı
son kalan düşlerini kaybetmemek adına…”
Yorgun ve büyümüştü bedeni,
kalktı yattığı yerden,
zor atıyordu adımlarını.
Acı bir gülümseme yerleşti yüzüne
Ve çocukluğundan bu güne
En bakir sığınaklar bile teslim alınmıştı yüreğinde…
***
***
Görsel: Pablo Picasso (Guernica)
babam ve oğlum film müziği
meyman, nisan 2009, İstanbul
http://blog.milliyet.com.tr/gar
321 okunma



28 Nisan 2009, 12:01 tarihinde.
Sevgideğer Birgül, yine çok anlamlı sözcükler yolladın bize. Sen çok duyarlı bir genç insansın. Bu, beni geleceğe karşı umutlandırıyor. Yazınla da çok bağdaştığını düşündüğüm görselin hikayesini burada anlatmak istedim:
(…)
İspanya’nın Guernica şehri 70 yıl önce neredeyse yerle bir oldu. Bask kimliği açısından önem taşıyan bu küçük şehir İspanya iç savaşı sırasında Alman savaş uçakları ve kara birliklerinin saldırısına uğradı. Bini aşkın insanın saldırı sırasında öldüğü tahmin ediliyor. Ancak kesin bir sayı yok. Kuzey İspanya’daki Guernica kentine saldırı 26 Nisan 1937 tarihinde gerçekleşti. Öğleden sonra saat dört civarında kilise çanları çaldı. Kentin semalarında uçaklar belirdi. Savaş endüstrisinin o dönemde ürettiği ve en son teknolojiyi yansıtan Alman savaş uçakları ardı ardına Guernica kentine saldırdı.
Saldırının canlı tanığı, 70 yıl önce henüz dokuz yaşında olan Manoli Aguirre hafızasından silinmeyen o anı şöyle aktarıyor: “Uçaklar geldi ve hemen bombalar yağdırmaya başladılar. Pazar alanındaki insanları ve hayvanları öldürdüler. Her bir yandan gelen uçaklar bombalarını bıraktılar. Evler alev aldı yangınlar söndürülemedi. “Bombaların atıldıkları sırada çıkardıkları o gürültüyü asla unutamayacağım…”
Ölü sayısı bilinmiyor:
Guernica saldırısında 40 bin kilo patlayıcı kullanıldı. Bombalardan kaçmayı başaranlar av uçakları tarafından tek tek hedef alındı. Saldırılar üç buçuk saat sürdü. Geride yerle bir olan bir şehir kaldı. Kaç kişinin hayatını kaybettiği belirlenemedi.
Guernica Barış Araştırma Merkezi’nden Juan Gutierrez ise bunun sadece savaş sırasında yaşanan bir facia olmadığı görüşünde. Gutierrez “Bu bundan daha büyük bir anlam taşıyor. Guernica saldırıdan yüzyıllar önce de Bask kimliğinin sembolüydü. Bu nedenle hedef olarak seçildi” diyor.
Picasso’nun tablosu:
İspanya’yı iç savaşı kazandığı 1939′dan 1975′teki ölümüne kadar faşist diktatörlükle yöneten general Franco’nun 30 yıl inkar ettiği bu saldırıdan, Pablo Picasso’nun aynı adı taşıyan ve saldırıyı tasvir tablosunun Paris’te sergilenmesiyle tüm dünyanın haberi oldu.
Hatta Guernica tablosunu gören Nazi subaylarının ünlü ressama “Bunu siz mi yaptınız?” diye sorması üzerine Picasso’nun “Hayır. Siz yaptınız” yanıtını verdiği de anlatılır…”
Alıntı:(http://liman.goodforum.net/sanat-eserleri-inceleme-f33)
28 Nisan 2009, 13:29 tarihinde.
Ben de yayınladığında ne kadar etkileyici bir tablo seçtiğini düşündüm. İçeriğide etkiledi beni teşekkür ederim. Bu güzel sayfada daha anlamlı durdu bu yazı… Sevgiler
28 Nisan 2009, 20:41 tarihinde.
Dizdiğimiz her sözcüğün,attığımız her çiziğin,tarihin bir yerlerini kanatmış olmalı ki;yaşadığımız anlamlansın ki;biz varız diyelim…can Meymanın yazdığı bu muhteşem dizeler gibi…Picasso’nun çizdiği bu görseller gibi…Ve can Zelin emekçi ruhunuza saygıyla…meymanıma sevgiyle…
29 Nisan 2009, 10:02 tarihinde.
Meymanınız sizlerin varlığıyla mutlu, paylaştıkça güçlü çok teşekkür ederim. Cafer abicim. Sevgiler