Anasayfa Anasayfa

hepimiz “rom”anız!…


Zelin Artuğ

cingene

“Bizanslılar 1000 yıl önce benim insanlarıma athinganoi adını verdiler. Bu dokunulmaz demekti.. Bundan sonra her gittiğimiz ülkede insanlar bizi böyle çağırdı. Zigeuner, cigani veya çingene… Bizlere dokunulmaz dediler… Korktular bizden. Farklıydık. Daha yoksulduk. Daha özgürdük. Ama insandık. Tıpkı onlar gibi. Onlar bunun farkında değildi. Bizimle çalışmak, bizimle yaşamak, bizimle konuşmak istemediler. Atalarım, bu haksızlıklardan kurtulmak için her yolu denediler… Haykırarak baktılar insanların gözlerine; “biz çingene değiliz insanız.” Çingenelerin konuştuğu dillerden birinde insan Rom demekti. Onlar da insanlara biz romanız dediler, yani sizden bir farkımız yok. Bizi kabul edin. Lütfen! Bugüne kadar kimse onları dinlemedi. Ben atalarım gibi umutsuzca yalvarmayacağım. Biliyorum ki gerçekten de biz farklıyız! Özgür, hırçın, dayanıklı, güçlü, insancıl, ve yaratıcıyız. Tarihin en barışçı insanlarıyız. Bu yüzden utanmam gerekmiyor. Ben olduğum şeyle gurur duyuyorum. Herkes bilsin! Ben bir ÇİNGENEYİM! “ 

ÖNSÖZ: (www.cingeneyiz.org)

Görsel: Yucel Evren

  The Song of the Gypsies

  

gypsies Türk Dil Kurumunun sözlüğü açık duruyor karşımda. Çingene sözcüğü…

Temel anlamına bakıyorum ilkin. “Hindistan’dan çıktıkları söylenen, dünyanın çeşitli yerlerinde göçebe olarak yaşayan bir topluluk veya bu topluluktan olan kimse.

“Söylenen… söylenti… Aslında pekala cehennemin dibinden de gelmiş olabilirler! Ya da belki Çingene (!) olmayan, soylu kişilerin tanrısının, sırf bu soylu kişileri arada bir cezalandırmak için gökten zembille indirdiği baş belalarıdır!

Bu “soylular” ise geldikleri yerin neresi olduğundan öylesine emindirler ki bu konuda ciltler dolusu kitaplar yazmışlar, yazdırmışlardır. Türkler, Almanlar, Fransızlar, İngilizler, Japonlar, İtalyanlar… Onların geldikleri yer, yurt bellidir. Belgelidir. Ama  Çingene’yi tanımlarken, “Hindistan’dan çıktıkları söylenen(…)” diyor sözlükte.  Ben bu “söylenen” sözcüğünde “ne idüğü belirsiz” anlamları hissediyorum, resmi tarihler aracılığıyla da bir dışlama hissediyorum. Bir Çingene çocuk, insanlığın tarihini okuyacak ve kendi soyuna rastlamayacak. Bu nasıl bir aşağılamadır?

Hepsi bu kadar olsa iyi.. Bir de mecaz anlam konmuş sözlüğe. (Küçük ç ile) diye de bir açıklama konmuş başa. Cimri, demekmiş çingene. Örnekler verilmiş art arda. Çingene borcu, tutarı pek önemli olmamakla birlikte ufak ve dağınık borçların tümü, demekmiş. Ülkenin dış ve iç borçlarıyla kıyaslandığında , yıllardır iki yakası bir araya gel(e)meyen, önceleri Ali’nin külahını Veli’ye.. Veli’ ninkini de Ali’ye giydiren; şimdilerde ise birkaç kredi kartı edinerek, birinden çektiği parayla öteki kartın borcunu ödemek koşuluyla ayakta kalmaya çalışan halkın yüzde doksanı çingene oluyor sözlüğe göre!..

Çingene çergesi, derme çatma ve pis bir yer, demekmiş. Demek otobüslerin içi, sokaklar, denizler, caddeler, caddelerdeki ağaç diplerine atılan boş teneke kutular, pis kağıt mendiller… Bunların hepsi, “Çingeneler”in işi. Çevrenin pisliğine bakınca, bu ülkede “Çingene” olmayanların  bir elin parmakları kadar sayılı olduğunu söyleyebiliriz.

Çingene düğünü, gürültülü toplantı; Çingene kavgası da önemsiz bir sorun üzerine başlayıp gittikçe kızışan, yakası açılmadık küfürlere yol açan kavga, demekmiş. 

Millet Meclisini  “Çingeneler” basmış da haberimiz yok! Bu tanıma göre, “Meclisten canlı yayın” diye, yıllardır Çingene kavgası izletiyorlarmış bize!

Çingene parası da bozuk para, ufaklık.. demekmiş. Sözlükte yazıyor bunlar. Hangimizin cebinde bozuk olmayan para kaldı ki bu memlekette?  Var mı? (…) Desteyle parası olanlar da mı var ? (…)  Ama onların cebindekiler de “sicili bozuk” para!..

Bu sözlükte yazılanlara bakılırsa, hepimiz Çingeneyiz! Yok, sözlükte yazılanlara  katılmıyorsak -ki bu zırvalara katılmak mümkün değil-  hepimiz ROManız!

 

(sürecek)

Zelin Artuğ, Nisan 2009, İstanbul

http://blog.milliyet.com.tr/kucukisler

714 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (6 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

“hepimiz “rom”anız!…” için 3 Yorum

  1. Meyman diyor ki:

    Yönetmen Caner Canerik’le yapmış olduğum bir sohbet esnasında: “Kendisini Marksist olarak tanımlayan bir Çingene ile yapmış olduğu bir söyleşi sırasında, “Ezilenlerin, sömürülenlerin de sömürdükleri olur mu ? Olur ! Çingeneler tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, baskı gören, ezilen halklar tarafından bir kez daha eziliyorlar” demişti. Bu altı çizilmesi gereken bir ayrıntı diye düşünüyorum.

  2. Zelin Artuğ diyor ki:

    Sevgideğer Birgül, bu sözlerini ters yüz edip bir de o cepheden bakalım istersen. Her ezilenin ezdiği birileri olduğu gibi, her ezenin de bir ezeni vardır, demeli. Tabii en güzeli, en insancıl olanı. Paylaşmak, insanca.. Kimsenin kimseyi aşağılamaya hakkı olmamalı!.. Otobüs kuyruklarında bekleyen yolcularda müthiş bir duyarlılık görüyorum. Biri uyanıklık yapmaya kalkıştı mı, hep bir ağızdan uyarıda bulunuyor insanlar. Ne olur, bu duyarlılığı şu bizi yönet(emeyen)enlere karşı da kullansak? Belki o zaman sanattan, doğadan.. güzelliklerden söz etmeye başlardık artık. Sevgiyle..

  3. Aysel diyor ki:

    Çingenelerle aynı mahallede yaşadım ben çocukluğumu…
    Anam babam_çingelerle oynama, onlarla konuşma _diye hiç öğütlemedi beni… Onların yaşamı _yaşama koşulları ve kendini soylu sanan bi çok soysusuzun küçük görmesine, itelemesine karşın_ yaşam sevincini duyumsayarak yaşadığını biliyorum ve seviyorum onları…
    Yirmi beş yıldır arkadaşlığımın ve sevgimin, güvenimin var olduğu Roman arkadaşlarımın varlığıyla seviniç duyuyorum.
    İçleri temiz kalan az insanlardan onlar…
    Sevgiler sana Sevgideğer Zelin…
    Güzel yazıyorsun, güzel duyuruyorsun. Sağol.
    Yüreğine sağlık.
    Sevgilerimle.

Yorum Yapın