Anasayfa Anasayfa

rembetiko


Zelin Artuğ

rembetiko

Costas Ferris, Thesia Panayiotou tarafından yazılmış ve Türkçe’ye Başar Sabuncu tarafından çevrilmiş olan “Rembetiko” adlı oyunun yönetmenliğini de yine Costas Ferris üstlenmiştir. Peki aklımıza ilk gelen soru ne olmalıdır? Sizce, “Rembetiko” nedir?

 

 Ezginin Günlüğü- Sigaramın dumanına..

 

 Rebetiko, rebetika veya rembetika olarak da bilinen “rembetiko”, “rebet” teriminden gelmektedir. “Rağbet” sözcüğünden türemiştir. Çünkü bu müzik türüne ait şarkılar genellikle herkesin bildiği veya söyleyebildiği şarkılar olduğundan “kolay ve sevilen” yani; “rağbet” edilen şarkılar anlamına gelmektedir. Zembekiko’daki zeybekin y harfi nasıl düşürülmüşse; rağbetteki ğ harfi de öyle düşürülmüş olmalıdır bu durumda. Bu bakımdan bakacak olursak “rembetiko” Osmanlıca bir sözcüktür ve Rembetiko, önceleri manga adı verilen kabadayıların, esrarkeşlerin ve hapishane külhanbeylerinin müziği olarak da bilinmektedir. Ezginin Günlüğü’nde de bu kültüre dair birkaç atıf da yapılmamış değildir. Şöyle ki, malum “Rembetiko” kültürü dediğimiz şey, uyuşturucu tütün mamulleri ile pek bir haşır neşir imiş ve çok sevdikleri “bu şey” sadece sigaranın dumanına sarılarak ifade edilirmiş. Yani, “Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni”. diye bir atıfın yapıldığını anlamak çok da zor değildir. Bir başka şarkı ise, bildiğinizden çok emin olduğum, Yeni Türkü’nün “Yedikule” şarkısı: “Nargilem duman duman…” diye devam eden…

 

 

 

Rembetiko, temel olarak iki gelenekten gelen bir müzik türüdür aynı zamanda. İki türe ayrılır. Birincisi İzmir tarzı (smyrneika) daha neşeli rembetiko ekolü, diğeri ise tekke tarzı olan pire ekolüdür (ki oyunda kullanılan da budur. Kahvehanenin adı “pire”dir.)  İki tarz, mübadele sonrasında “pire” semtinde buluşmuştur. Bu buluşma da aslen 1922’ye dayanır. Rembetikonun gelişmesinde ve yayılmasında bir dönüm noktası olan tarihe… Bu tarih, Yunanistan’da  “Küçük Asya Felaketi” diye anılacaktır, Türkiye’de ise “Kurtuluş Savaşı”nın zaferi. Sonunda ise, 24 Temmuz 1923’de imzalanan Lozan Antlaşması’nın ek protokolü uyarınca gerçekleşen nüfus mübadelesi, Ege denizinin iki yakasında yaşayan halklar için dramatik bir süreç başlatır. (…) 

1924 mübadelesinde Anadolu’dan Yunanistan’a giden Rumların hayatlarından çok ilginç kesitler veren “Rembetiko”, savaş sonrası, mübadele, göç ve yabancılaşma konularını irdeler. 1923’teki mübadele sonucu, Anadolu’da yaşayan Yunanlar Yunanistan’a, Yunanistan’da yaşayan Türkler Anadolu’ya göç etmek zorunda kalmıştır. Doğduğu topraklardan kopan insanlar; “ait oldukları” öne sürülen topraklara tutunamamış, içlerinde hep ayrılık, özlem ve acıyı taşımışlardır. İşte rembetiko şarkısı; bu acının, isyanın ve insan doğasının önemli bir parçası olan aşkın ezgili çığlığıdır.” (…)

  Kıssadan hisse… Rembetiko… Bir Savaş sonrası… Bir Mübadele… Bir Göç… Bir Yabancılaşma… Bir Tutunamama… Ve bir çığlık: Rembetiko… Ve bu aşkın ve isyanın ezgili çığlığı! Sigara dumanına sarılan ve nargilenin marpucuna dudağınız değdiği ezginin çığlığı…

Not: Bu yazı ve görsel  http://www.tiyatrodtu.com sitesinden alıntıdır. (zelinartug)

713 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

“rembetiko” için 6 Yorum

  1. Aysel diyor ki:

    Şarkıları bize de dinlettiğin için çok sağol.
    Emeğine saygılar, ellerin ve yüreğinle emek verip varettiklerin, çoğalttıkların ve paylaştıklarınla, en insan, en dost yanınla çok yaşa, sağlıkla, aydınlık ve güzel yaşa Sevgideğer….
    Sağlıcakla ol.

  2. Tülin Aksoy diyor ki:

    Gülcemal vapurunda minik bir kız, ablasının ve abisinin elinden tutmuş; annesi, babası, tetesi ( teyzesi ) ve dayısıyla Kastoria’dan Myra’ya doğru oyun gibi bir yolculuğa çıkmıştı. O minik kız, benim kayınvalidemdi. Yıllar geçti, ben de kayınvalide oldum ve Makedonya’dan benzer öykülerle yola düşmüş iki ailenin kızları gelinlerim oldu. Hepsinin de gözleri dolar o günleri hatırlayınca. Işıklar içinde uyu Mayko ( anneciğim ) Bugün ağlama günüm sanki. Beni bir kez daha ağlattın sevgideğer…Sigaramın dumanına sarsam’ı ne zaman dinlesem ağlardım. Ağlıyorum…

  3. taner diyor ki:

    Merhaba Zelin arkadaş. Bu güzel bilgi ve müzikler için sağol. Ufkumuzda halkların kardeşliğine dair bir sayfa daha açıldı. Bir ülkede bin yıl kardeşçe yaşamayı becerebilen halkları önce birbirine düşman edip, kırdıran, sonra insanları topraklarından söküp atma vahşetinin adını utanmadan mübadele koyma pişkinliğini, sonra da ”ne yapalım efendim, yeni ulus yaratmak için gerekliydi…” demek yüzsüzlüğünü gösterenlere inat bu halklar müzikleriyle danslarıyla ırkçılığın ve faşizmin karşısında granit bir duvar gibi yükseliyorlar. Kimse bu duvarları yok edemeyecek. Kalbimiz her zaman o kılıç artığı dedikleri eli öpülesi yol yorgunlarının yanında atacak. Emeklerine, insan sevgisiyle dolu yüreğine sağlık. İyi ki varsın arkadaşım.

  4. Zelin Artuğ diyor ki:

    Aysel sevgideğeri,
    Paylaşıyoruz.. Yazılar sizden, müzikler benden.. “ebrulicity” kucukisler, rengarenk çiçek açtı bu baharda. Çoğalıyoruz işte ne güzel..
    Birbirinden güzel yazılarınızla şenlendi sitemiz. Hakan görünmüyor ne zamandır? İyice merak ediyorum onu. Aslında yeni projeler üretebiliriz. Değişiklikler.. yenilikler.. Bilemiyorum, belki sizlerin de aklına çok orijinal fikirler gelebilir. Unutma mavili.. kucukisler hepimizin. Sen mavili.. ne kadar duygu dolu, ne harika yürekli bir insansın! Hep böyle coşkulu ol sevgideğer. Sevgi eksilmesin dünyandan.

  5. Zelin Artuğ diyor ki:

    Tülin sevgideğeri,
    Şu anlattığın anı var ya.. tam bir öykü konusu. Yazsana bunu Tülin.. Müthiş bir öykü çıkar bundan. Hele senin kaleminden çıkarsa, tam bir rembetiko öyküsü okuruz sayende.
    Seni ilk tanıdığım günü anımsıyorum. Sigarayı bırakma öyküme bir yorum yazmıştın. Bronşit belirtileri olduğunu, doktorunla konuştuğunu, sigara konusunda seni uyardığını söylemiştin, yanlış anımsamıyorsam. Aylar oldu.. Temmuz olabilir.. Benden fantastik Japon oklarından istiyordun.
    Yıllarca sigaramın dumanına sarıp sarıp sakladım güzelim anılarımı.. (kötüleri çöpe attım hep) Sonra anılar açıkta kaldı sigarayı bırakınca. Sevdiklerim de… özlediklerim de… Onları yazılarıma saklıyorum artık. Sen de öyle yap Tülin.. YAZ… Kalemin çok iyi, hep yaz olur mu? Küçük İşler de Tülin’den yazı bekliyor. Sözcüklerinin büyüsüne sarıp sakla sevdiğin her şeyi.. Bekliyoruz. Sevgiyle..

  6. Zelin Artuğ diyor ki:

    Taner Sevgideğeri,
    Bu güzel ve anlamlı yorumunu bir kitaptan (Benden Selam Söyle Anadolu’ya) alıntı yaparak yanıtlamak isterim.

    ‘Ve sen Kör Mehmet’in damadı! Hele sen! Niye öyle tiksinerek bakıyorsun yüzüme? Öldürdüm evet seni, ne olmuş! Ve işte ağlıyorum… Sen de öldürdün! Kardeşler, dostlar, hemşehriler… Koskoca bir kuşak, durup dururken katletti kendi kendini!… Anayurduma selam söyle benden Kör Mehmet’in damadı! Benden Selam Söyle Anadolu’ya!.. Toprağını kanla suladık diye bize garezlenmesin.. Ve kardeşi kardeşe kırdıran cellatların Allah bin belasını versin!..’
    [ 1982 yılında Abdi İpekçi Türk-Yunan Dostluk Ödülü'nü alan bu kitap, kökleri Türkiye'de olan, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Türkiye'den göç etmek zorunda kalan ünlü Yunanlı Yazar Dido Sotiriyu'nun en önemli, en etkileyici kitabı.]

Yorum Yapın