kadınca (mavidüslerim)
Aysel Çetinkaya (Mavidüşlerim)
Bir kaydırakta
Buluversem kendimi
Çocukluğumun geçtiği o sokakta
Dün babamın doğum günüydü, 82 yaşına girdi. Her daim gülümseyen yüzü daha bir başka gülümsedi kutlamaya
gittiğimizde. Bir önceki blog yazımda Aydın Boysan’dan ‘ İhtiyar delikanlı ‘ diye söz etmiştim. Babam için de aynı şeyi yazacağım. O, yaşlanmayan yüreğiyle bir ihtiyar delikanlıdır.
Baba kelimesini duyunca aklıma hep Can Yücel’in o harika dizesi gelir;
Hayatta ben en çok babamı sevdim…
Benim gibi düşünmediğini, benim gibi hissetmediğini bir çok insanın, biliyorum. Ama yine de yapıyorum aynı davranışları.
Hani suya düşmüş akrep ve onu sudan kurtarmaya çalışan – çalıştıkça eline zehirli iğnesini batıran akrep – Hintli kadar da sersemim yani.
Ben sevmeyi istediğim için seviyorum herşeyi. Ve sevdiğim herşeye sevgimi göstermekten, söylemekten sevinç duyuyorum.
Geçmiş zaman
Öncesini bildiğin, sonrasını umduğun, olanlarla yetindiğin ve olacak olanlarla kazandığın birer dizgidir anıların; onları herhangi bir anda veya herhangi bir işaretle anımsayabilirsin. Heyecanı yüksek filmlerde yaşanan bir sahne gibi olurlar. Bazen kendi kendine gülerken yakalanırsın, bazen biriyle konuşurken aniden dinlemiyor durumuna düşersin; ona neden böyle olduğunu açıklayamazsın. Üstelik karşındaki kişiyle ilk diyalogu da sen başlatmışsındır.
İşlerin
Göz ardı edilen, halının altına süpürülen işler, kişinin peşini asla bırakmaz değil mi? Hem de gelecekte bir zamanda, o k Yazının tamamını okuyun »