boncuk, petoş ve çaki…
Zelin Artuğ
Sevgideğer Yucel, bana onu anlatırken nasıl da sevinç doluyordu yüreğine.. Hissediyordum. Sevdiğin insanların
arasında saymıştın onu. Birkaç insan.. bir köpek ve yine birkaç insan.. Ben de kuşumdan böyle söz ederdim hep.. İnsan gibi.. Hani sen Boncuk’un babasıydın ya.. Çaki de benim kardeşimdi. Işığı söndürür, gece lambasını yakardım. Uyku saati olduğunu anlar, usluca kafesine girer, tüneğinin üzerinde uyumaya hazırlanırdı. Kafesinin kapısı hep açık dururdu. Kafes demek yanlış olur, eviydi.. yok, oyun bahçesiydi belki de.. Çünkü evi, bizim de yaşadığımız yerdi.

