Arkadaşlarım – 2
Aysel Çetinkaya (mavidüşlerim)
Aradan geçen kocaman zamana karşın beni aklında , yüreğinde tutan arkadaşımın,yürümekte zorlanmasına, kulağının
duymamasına, sol kolunun tutuk olmasına karşın, yaşadığım ilçeye geldiğinde araması, bulması beni nasıl etkiledi bilseniz. Hem çok sevindim, hem çok acıdı içim. Ama eski bi dostu görmek bi o kadar duygulandırdı beni. Ve eski arkadaşlarımı arama, iletişim kurma, unutmadığımı söyleme isteği duydum birden. İlk aklıma geliveren Sivas Şarkışlalı arkadaşım Tansel’di. Okulda parmakları ile ıslık çalabilen, kızdı mı küfür savurabilen, çok ciddi, zeki, kararlı bi kızdı. Yatakhanedeki sulu şakalara katılmaz, aşk, sevgili konularında konuşmazdı. Kuralcı ve akılcıydı hep. Fransızcadan bütünlemeye kalmıştık biz tembelliğimizden… O, iyi ile geçmişti her ders gibi Fransızca’yı da…
Çalıştırırdı bizi sınav öncesi, öğretmenimizden daha sert tavırla üstelik. Biz sıkılıp havadan, sudan, aşktan sevdadan konuşmaya başlayınca kızardı kaşlarını çatıp azarlardı bizi.
“Kızlar! bu dersten geçmek için çalışmaya niyetiniz yoksa benim zamanımı almayın, gidip kitap okurum, gazete okurum, top oynarım sizle uğraşacağıma….”
Susardık çocuk gibi hemen. Bilirdik ki o, ciddiyeti ele alıp çalıştırmazsa biz tembeller sınıfta bile kalırdık Fransızca’dan.. O zamanlar dersten kalınca sınıfta kalınıyordu, şimdiki gibi değildi öğretim sistemi.
İşte o sert ama sevdiğim, ilk aklıma geliveren kızı aramak, ulaşmak istedim.
Evlenmiş soyadı değişmiştir. Yaşadığı şehri bilmiyorum.
Bilinmeyen numaralardan Timur soyadında bir numara istedim,
görevli kadın kıkırdadı karşıdan: “Burda bir sürü bu soyadla kayıt var adı ne bilmiyorum.” Bir kaç numara verdi bana. Teşekkür ettim.
Numaraları başladım aramaya. Önce nereden, neden aradığımı anlattım sonra “Tansel diye tanıdığınız var mı ?” diye sordum. “Yok ” yanıtı ile üzülsem de vazgeçmedim. Sanki bulmam ölüm kalım sorunu gibiydi benim için. Son numarayı aradığımda genç bi adam ” Bizim de soyadımız Timur ama o adlı bi tanıdığım yok.” dediğinde sesim öylesine üzgün ulaşmış olmalı ki genç adam “Ben Şarkışla telefon rehberinden bütün Timur soyadına kayıtlı telefonları yazayım sizin için. Bi yarım saat sonra tekrar arayın siz” dedi.
Nasıl sevindim anlatamam. Kere kere teşekkür ettim genç adama. Yarım saati geçiremedim, telefonun başından ayrılamadım. Ve aradım tekrar… Oniki tane numara hepsi Timur soyadlı. Çok teşekkür ettim delikanlıya. “Umarım bulursunuz arkadaşınızı, ne güzel eski arkadaşların birbirini araması araya giren koca zamanlara karşın.” dedi delikanlı; sesinde arkadaş, dost sevgisi vardı ya da bana öyle geldi.
Ve başladım tek tek aramaya. Aldığım yanıt hep “Tanımıyorum” oldu bir, iki, üç, beş, yedi derken sekizinci telefonda genç bi kadın “Ben tanıyorum, babası var burda, o Ankara’da evli.” dediğinde sevinçten gözlerimden yaşların aktığını, sesimin titrediğini genç kadının “Çok sevindiniz galiba!” deyişiyle fark ettim. “Evet çok sevindim çok.”
“Beni onbeş dakika sonra arayın babasından gidip Tansel’in Numarasını alayım.” Ve onbeş dakika sonra aradığımda genç kadın soluk soluğa verdi numarayı. “Çok sevindirdiniz beni, dilerim , yürekten dilerim sizin de olsun dilekleriniz.” dedim. Hiç tanımamış olmamıza karşın tanışırmışcasına söyleştik bi süre genç kadınla. Sonra hemen aradım aldığım numarayı….
“Tansel hanımı arıyorum , okul arkadaşıyım” dediğimde, “Anneee okul arkadaşın arıyo seni!” diye seslendi küçük bir kız…Her zamanki sert seslenişi ile arkadaşım “Efendim?” dedi.
Öyle heyecanlanmıştım ki bilemedim diyeceğimi…
“Merhaba Ben Aysel.”
“Hangi Aysel?”
“Malatya’dan…”
“AAA! sen …nasıl buldun beni? Okuldan sonra hiç iletişimiz olmadı?”
Uzun uzun anlattım Onu arama , bulma çabamı ve sevincimi. Ama ses rengi öyle soluk, sesi öyle soğuktu ki…
Oysa ben benim kadar sevineceğini, çığlık atacağını sanıyordum. Eskileri anıp güleceğiz, hüzünleneceğiz birlikte sanıyordum. Ağlamamak için dudaklarımı ısıra ısıra konuştuk. Bi uzak “Hoşçakal…” Kapattım telefonu….
Ve O arkadaşım beni hiç aramadı bi daha biliyor musunuz ???
673 okunma


24 Mart 2009, 15:27 tarihinde.
Yazımı ilk kez ekledim, umarım başarmışımdır, umarım çok olmamıştır hatalarım.
Sevgilerim çokça Sevgideğerlerime.
Ve teşekkürlerim çoook Zelin Sevgideğerime çok.
24 Mart 2009, 21:20 tarihinde.
Evet sevgideğer Aysel;başarılı bir şekilde eklemişsiniz..ne güzel ben beceremem kaygısıyla bu görevi çok sevgideğer Zeline ihale ettim.sağolsunbenim beceriksizliğime katlanıyor.Bu arkadaşınızın vefasızlığının o zarif duruşunuzu yıpratmasına asla izin vermeyin.sevgiler yolluyorum sımsıcak…
24 Mart 2009, 21:43 tarihinde.
Sevgideğer mavidüslerim, kızkardeşlik hakkımı kullanarak, izinsiz birazcık oynadım yazınla. Kızmadın değil mi? Bu aralar haşarı mı oldum ne? Sevgideğer Şerife’nin de şiirini izinsiz aşırdım MB’den.. Yucel’in köpeği ölmüştü ve birilerinin onu “az ve öz sözlerle” teselli etmesi gerekiyordu. O yüzden Şerife’nin şiirini aşırdım oradan, küçük işlere getirdim. Sonra senin yazındaki resimleri biraz küçülttüm, çünkü o güzelim yazıyı -çok güzel de olsalar- resimler boğmasın istedim. Bir de yazının tamamı ana sayfadaydı, onu böldüm. Dur sana nasıl yapılacağını da söyleyeyim.
Düzenle sayfasına geldin. Yazıyı anasayfada küçük bir bölümünü bırakmak üzere bölmek istiyorsun. Nereden bölmek istiyorsan imleçi oraya getir. (kesmek istediğin satır sonuna tıkla) ABC yazan tuşun (imla kılavuzunu aç kapa tuşu) hemen solunda bir tuş var. [Daha çok etiket ekle tuşu] İşte ona tıkla, yazı dilediğin yerden bölünecektir. Çok harika bir iş başardın Aysel.. Sen beni başlangıçta görseydin.. Öyle garip şeyler yapıyordum ki.. her harf ceviz kadar büyüyor, yazılar havada uçuşuyordu.. TEBRİKLER!.. Her defasında daha da güzel olacak. Sormak istediklerini sor, bildiğim kadarını söylerim, bilmediğimi de Gökhan’a sorarım. Hakan da bilgisayarı iyi biliyor, korkma.. yol arkadaşları sağlam basıyor!.. Nice paylaşımlara.. sevgilerimle. Unutma.. biz bir ekibiz! Himalayalara bile tırmanırız.
25 Mart 2009, 12:47 tarihinde.
Vefa öyle bir erdemdir ki sevgil Aysel, tüm engelleri bir kardelen çiçeğinin,karı delerek karda su yüzüne çıkışı gibi deler,ulaşır hedefine,ne güzeldi,kendimden duygular buldum içinde.SEVGİLERİMLE
27 Mart 2009, 16:49 tarihinde.
Vefasizlik uzer insani,helede sevdigi dost bildigi arkadaslarindan gelirse bu tavir evet uzer insani ama bence degmeyen insanlara uzulmemeli.Toplumda sikca rastlanilan bir sorun.En yakinlarimizdan dahi bu tur davranislar gorebiliyoruz zaman zaman ne yazikki.Guzel bir konu.
sevgiler