arkadaşlarım -1 (mavidüslerim)
Aysel Çetinkaya (mavidüslerim)
Yaşam yolunda yol alırken arkadaşlarım oldu çok. Kimi yanılttı beni, kırıldım tanıdıkça…
Kimi sımsıkı tuttu ellerimi sımsıcak elileriyle…
Kimi yüreğimde kaldı, kendisi bırakıp gitmiş olsa da….
Elimi uzatttıkça uzaklaştı kimisi,
kiminin sözü tutmadı davranışlarını…
Kimi vefasız çıktı, kimi sefasız…..
Ağır ağır yürüyen bi kadın , gülümseyerek seslendi;
- Aysel…
baktım, şaşırdım ama tanıdım gülen gözlerinden…
Geçmiş zamanlardan, öğrencilik yıllarından sevdiğim bi arkadaşımdı seslenen.
Bi erkeğin koluna tutunmuş,kilo almış,yürümekte zorlanıyordu.Koştum,sarıldık sımsıkı.
Dört katın merdivenlerini zorlanarak çıktı. Oturduk. Tanıttı yanındaki erkek eşiymiş.
Ben sevinçle anlatıyorum, sorular soruyorum, yüzüme bakıyor. yine şaşırıyorum,niye bakıyor ki öyle diye…
Anlıyor bakışımdan … Yine gülümsüyor ve duymuyorum seni diyor…
-Niye??? Nasıl, neden???
Eşi başlıyor anlatmaya….
Arkadaşım, hastalanmış, kalp ameliyatı geçirmiş, ağır ilaçlar almış, kulak sinirleri zarar görmüş, duymuyormuş.
sol yanına inme inmiş. sol kolunu kullanamıyormuş.
O anlattıkça içim öyle acıdı ki…Ağlamamak için zorlarken kendimi, yüzüm ne hal almışsa… Eşinin sözünü kesti arkadaşım.
-Yeter, tamam anlatma…. Bak arkadaşımı çok üzdün..sus artık!
Gerçekten çok üzüldüm. Okulda Okul Başkanı olan becerikli, dürüst, sevecen ve girişimci bir kızdı. Onu sevmeyen yoktu okulda.
Yalansız dolansız konuşurdu. Kaypak, çıkarcı değildi. Yardımseverdi , çalışkandı, kararlı ve inatçı…
Bi oğlu olmuş.Eşinin iki çocuğu varmış , ilk eşi ölmüş.
Ağız okuyabiliyordu tek tek söyleyince. Bazen de yazarak konuştuk Onunla eskilerden….
Giderken sarıldı sımsıkı.
-Gel bana emi, gel eskilerden konuşalım yine.. dedi. Adresini aldım, telefon numarasını…
Yola kadar gittim Onlarla…Eve koşar adım gelip ağladım uzun zaman…
Gittim bi kaç kez evine. Kitaplar götürdüm okuduğum, beğendiğim romanlar.
Sıkılıyorum dedi çok sıkılıyorum. Televizyonu izliyorum ama şarkıları duyamıyorum, kuş seslerini, rüzgarı, yağmur sesini duyamıyorum.
Oğlumun annem deyişini duyamıyorum.
Onu dinledikçe içimde birikti yaşlar gözlerimden dökülmesin diye tuttukça.Biliyorum ağlarsam O da üzülecek, incinecek.
*****
Bir gün evinin yakınından geçiyordum uğramak için zile bastım, kapıyı açan kadına Naime Hanımın arkadaşıyım dediğimde aldığım yanıt şaşırttı beni.
-Burda o adlı biri yok…
Eve gelince telefon ettim verdiği numarayı arayıp. Bi erkek sesi “ Buyrun, dedi, Naime Hanımı aramıştım.
-Burası bi işyeri hanımefendi, burada o adda biri yok.
Belki tuşlarken yanlış numaraya bastım diye üç kez denedim her keresinde aynı ses yanıt verdi. Utandım. Özür diledim.
-Numaraları değişmiştir belki dedi yanıtlayan bey.
Bilinmeyen numaradan eşinin adı ile aradım. “Bu ada kayıtlı bi telefon yok” yanıtı ile anladım ki ulaşamayacağım Ona…
Umarım iyidir, umarım başka kente gitmiştir yalnızca….
Arkadaş-Melike Demirağ
Aysel Çetinkaya (mavidüslerim)
Mart 2009, Aydın
1.365 okunma

19 Mart 2009, 20:17 tarihinde.
Duygu yoğunluklu acıtan yağmur yağmur yağdıran güzel bir yazı sevgideğer Aysel.iyi ki buradayız.sevgiler size…
27 Mart 2009, 22:58 tarihinde.
Siz oyle iyi,oyle duygusal bir insansinizki yazilarinizdan anliyorum,ancak bu kadar dost bir insana neden kapilar kapanir anlamiyorum belkide alcak gonullu olmamali insan ne dersiniz mavi dusler,nedense arkadaslarinizda hep vefasiz cikmis.sizin gibi insan duslerde olur artik,dost insana,iyi ,nitelikli insana az rastlanir oldu gunumuzde.mavi dusler adida ne guzel yakismis boyle iyimser bir kisilige.
selamlar
27 Nisan 2009, 16:31 tarihinde.
O düşen kıvılcımla sever, o kıvılcımla yanarız biz arkadaşlarımıza. Kimileri uçarı, kimileri vefasız olsalar da. Yıllar da geçse kavuşulduğu an bırakıldığı yerden başlar gerçek sevgiler. Senin sevgi dolu engin yüreğin işlemiş her satırına… Öyle zenginsin ki ve o kadar cömertsin ki etrafına sevgi yağmuru yağdırıyorsun adeta. Sana bir sürpriz yapmak istedim, sana buradan seslenerek… Sevgilerimle.