Anasayfa Anasayfa

toz şekerli ekmek dilimi


Tülin Aksoy

1460924843_81d1384c74_m

 

Su ve ekmek…Her ikisinin de anlamı yaşamla özdeş. Her ikisinin de mecâzi anlamı yaşamı sürdürmeyi, alınterini çağrıştırıyor. Sevgisiz bile yaşayabiliyor insan; ama susuz ve ekmeksiz yaşayamıyor. Bu yüzden sevdiğini görmeyince; aşka susuyor, gözlerine susuyor…

 
 

Sıcacık bir ekmeğin kokusunu sevdiğinin kokusu gibi seviyor. Yaşamını sürdürmek için aslanın ağzındaki ekmeğin peşinde koşuyor kimi zaman. Evinden uzakta olanlar için yuva demek, kızarmış ekmek kokusunun yayıldığı yer demek oluyor.
 
Seviyorum seni
Ekmeği tuza banıp
Banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
Ağzımı dayayıp musluğa
Su içer gibi
 

Ne zaman çok susamışken su içsem, fırının önünden geçsem, ya da ekmek kızartsam bu tür düşünceler geçer aklımdan. Bu sabah ekmeğimi kızarttım, üstüne sürmek için reçellere baktım. O sırada gözüm toz şeker kavanozuna ilişti. Kavanozu elime aldım, içimden gülümseyerek ekmeğime toz şeker serptim. Uzaklardan çocukluğum gülümsedi…

168297626_65892ff634Henüz ilkokula başlamamıştım. Babamın öğretmenlik yaptığı Aksu’da, tek katlı lojmanlarda kalıyorduk. Yanyana dizilmiş tek katlı evler, evler dolusu çocuk, oyun oynanacak göz alabildiğine boş arazi vardı. Bahçeye çıktığımızda arkadaşlarımın çoğunun elinde yağlı ekmek dilimleri olurdu. Çelimsiz, iştahsız bir çocuktum ama, onları ellerinde ekmek dilimleriyle görünce özenirdim yemeye.
 
( Antalya, reçel çeşidinin en fazla olduğu şehirdir. Tek hediyelik eşyası yoktur reçelden başka. Karpuz kabuğundan hurmaya, portakal çiçeğinden sarı üzüme kadar sayısız reçel çeşidi vardır. Annem de çeşit çeşit reçel yapardı. Çilek ve vişne reçelleri ocakta pişirilmez, Antalya’nın cömert güneşinde, üzerine beyaz tülbent geçirilmiş tencerelerde yapılırdı.)
 
Arkadaşlarım gibi ben de yağlı ekmek istemeye başladım annemden. Ne var ki, annem ekmeğimin üstüne reçel sürüyordu, iştahsız iştahsız ısırırken parmaklarımdan reçeller akıyordu. Oysa oyun arkadaşımın annesi toz şeker serpiyordu ekmeğin üstüne. Toz şekerli ekmeği yerken soluk alınca şekerler uçuşuyordu üstünden. Hem güneşte pırıl pırıl parlıyordu toz şekerler. Annem neden ellerime akan reçelleri sürüyordu ki? Hem reçel sürüyor, hem de eve dönünce ekmeğimi bitirip bitirmediğimi soruyordu. Bitirdiğimi söylüyordum anneme. Bahçede yere uzatılmış direklerin arkasına saklıyordum. Tavuklar koşa koşa gelip bitiriyorlardı ekmeğimi. Yalanımı beyazlatıyordu tavuklar…
 
Sonraki günler kıyameti koparmıştım evde. Reçelli değil toz şekerli ekmek istiyorum diye. Annem, çaresiz toz şeker serpmeye başladı ekmeğime o günden sonra. Tavuklar direklerin arkasında ekmek bulamadılar bir daha.
 
Bu sabah bana gülümseyen çocukluğuma ben de gülümsedim, elimdeki toz şekerli ekmek dilimiyle.

2122337715_084ac10aa0 

 

 

 

Adriano Celentano-La Shate mi cantare

Tülin Aksoy

Antalya, Mart, 2009

http://blog.milliyet.com.tr/ikilemler

317 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (2 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Yorum Yapın