Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 3123»

Mart 2009 için Arşiv

şöyle yazacaksın!…


Yucel Evren

 yucel-3

 

 

 

yucel-a

 

 

 

 

 

Yazının tamamını okuyun »

düşünüyorum, öyleyse…


Tülin Aksoy

uykuUykuyla uyanıklık arasındaki o masalsı yolculuktayım. Kimilerinin uyku sersemliği yaşadığı o anlarda, bilincim, karıncanın su içeceği kadar durgun bir deniz gibi berrak.
Aylardır ne kadar da derin düşünceler içindeyim diye düşünüyorum. Kendimi ve yaşamın anlamını hiç bu kadar çok sorgulamamış, bilinmeyene bu kadar meraklı olmamıştım. Sabah; henüz şehir uyanmamışken, kuşlar güneşi selâmlamamış, ekmek ve gazete dağıtıcıları yollara düşmemişken, o masalsı yolculuktayım işte.

 

Yazının tamamını okuyun »

Kelime Oyunu


Gökhan Öztürk

107723122_f22e4f5205_mSaatler ileri alınacak.
29 Mart günü…
Herkes saatini 1 saat ileri alacak.
Tam 70 milyon kişi…
Hadi bunların 10 milyonu unutsa,
60 milyon kişi, saati 1 saat ileri alacak.
Bu da ne demek ?
60 milyon saat demek…
O da eder 6850 yıl.
Pazar günü Türkiye’de saatler
6850 yıl ileriye gidecek
Saatler Türkiye’de ileri…
Zaman Türkiye’den ileri…
Türkiye zamandan geri…
Geri, Türkiye, zamandan
Geri, Türkiye…
Türkiye, geri !

29 Mart’ı bekleyin…

Yazının tamamını okuyun »

miyop bir felsefenin yorgun bilgesi


Cafer Demirtaş

 3082985197_753de7c796_m

Bu deli rüzgârlar kanatlarımdan ağır.
Yorgun bir serçeyim,
Mizana değmez tartım.
Üstelik;
Fersiz gözlerim, karanlığı delemez.

 

Yazının tamamını okuyun »

boncuk, petoş ve çaki…


Zelin Artuğ

Sevgideğer Yucel, bana onu anlatırken nasıl da sevinç doluyordu yüreğine.. Hissediyordum. Sevdiğin insanların caki-militantarasında saymıştın onu. Birkaç insan.. bir köpek ve yine birkaç insan.. Ben de kuşumdan böyle söz ederdim hep.. İnsan gibi.. Hani sen Boncuk’un babasıydın ya.. Çaki de benim kardeşimdi. Işığı söndürür, gece lambasını yakardım. Uyku saati olduğunu anlar, usluca kafesine girer, tüneğinin üzerinde uyumaya hazırlanırdı. Kafesinin kapısı hep açık dururdu. Kafes demek yanlış olur, eviydi.. yok, oyun bahçesiydi belki de.. Çünkü evi, bizim de yaşadığımız yerdi.

 

Yazının tamamını okuyun »

petoş’uma


Şerife Karaçayır Mutlu

adsizİnsanlar

Kurnazlıktan

Bıktılar

Saf sevgiyi

Aramaya çıktılar

 

Yazının tamamını okuyun »

Arkadaşlarım – 2


Aysel Çetinkaya (mavidüşlerim)

Aradan geçen kocaman zamana karşın beni aklında , yüreğinde tutan arkadaşımın,yürümekte zorlanmasına, kulağınınbaarnnsrroz91 duymamasına, sol kolunun tutuk olmasına karşın, yaşadığım ilçeye geldiğinde araması, bulması beni nasıl etkiledi bilseniz. Hem çok sevindim, hem çok acıdı içim. Ama eski bi dostu görmek bi o kadar duygulandırdı beni. Ve eski arkadaşlarımı arama, iletişim kurma, unutmadığımı söyleme isteği duydum birden. İlk aklıma geliveren Sivas Şarkışlalı arkadaşım Tansel’di. Okulda parmakları ile ıslık çalabilen, kızdı mı küfür savurabilen, çok ciddi, zeki, kararlı bi kızdı. Yatakhanedeki sulu şakalara katılmaz, aşk, sevgili konularında konuşmazdı. Kuralcı ve akılcıydı hep. Fransızcadan bütünlemeye kalmıştık biz tembelliğimizden… O, iyi ile geçmişti her ders gibi Fransızca’yı da…

 

Yazının tamamını okuyun »

şimdi


Şerife Karaçayır Mutlu

Şimdiboncuk1

Kırık olsa da

Kanatlarımız

Kopan tüylerimiz

Uçsa da havada,

 

Yazının tamamını okuyun »

nazım hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ!


Zelin Artuğ

155469123_152a438862_mBu sabah kardeşimle konuştum telefonda. Aramızda aşılması çok zor.. hatta imkansız engebeler, engeller olan küçük kardeşimle… Hastalanmış. Derdini pek anlatamamış dilini bilmediği doktora. Keşke yakınlarda olsaydı da, yine aramızda aşılması çok zor.. hatta imkansız engebeler, engeller olsaydı.. Keşke ben yine yakınındaki uzaklarda olsaydım da derdini anlatabileceği bir doktor, sıcak bir tas çorba içebileceği bir memleket aşevi olsaydı…  O, şimdi çok uzaklarda.. Etiyopya’da..

 

 

 Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ!…

 

Ben de!…

 

Yazının tamamını okuyun »

arkadaşlarım -1 (mavidüslerim)


Aysel Çetinkaya (mavidüslerim)

Yaşam yolunda yol alırken arkadaşlarım oldu çok. Kimi  yanılttı beni, kırıldım tanıdıkça…iki_arkadas_c-05_turuncu
Kimi sımsıkı tuttu ellerimi sımsıcak elileriyle…
Kimi  yüreğimde  kaldı, kendisi bırakıp gitmiş olsa da….
Elimi uzatttıkça uzaklaştı kimisi,
kiminin  sözü tutmadı davranışlarını…
Kimi  vefasız çıktı, kimi sefasız…..

 

Yazının tamamını okuyun »