Anasayfa Anasayfa

Sayfa 3 / 3«123

Şubat 2009 için Arşiv

bir “mekan” şiiri


Gökhan Öztürk

1. BÖLÜM

İstanbul’da üç gündür yağmur yağıyor
Ama gökten akan suyla
Toprağa karışan su bir değil
Bu şehrin mutsuzluğu kaplıyor her yanı
Ağlamaklı oluyor sokaklar
Şehir mi mutsuz peki
Yoksa insanlar mı
Gördüğünde şaşırmadığın
O gri havanın sebebi
Trafik değil mi yoksa ?

Yazının tamamını okuyun »

İyi olmanın manifestosu


Hakan Şahin

baldung_hexen_1508_kol

Ben iyi olanım!

Eastwood(1) kameraya baktığında, sakallı ve yakışıklı yüzünde gördüğüm bu muhteşem “tanımlamayı” anımsadım aniden.

Görüntüsü net, LCD televizyonun köşeli çerçevesinde, 16:9 boyutunda bana ulaşan o dünyanın çorak topraklarında, vurdumduymaz insanlar bir avuç doların peşinde dolanırken, kötü bir kişi tanımından iyi bir kişi tanımına erişmek için yapılan işlerin listesi pek de kabarık değildir aslında. Olması da gerekmiyor zaten.

O dünyada, adam öldürmek sıradan bir davranışken, sadece ve sadece önceden belirlenmiş üstün ahlaksal değerleri küçücük tercihlerde başarılı bir şekilde kullanmaktır önemli olan; iyi olan olmak için.  Yazının tamamını okuyun »

Neyzen’e…


Şerife Karaçayır Mutlu

 

”ALIN DÜNYANIN,

YALANLARINI.. DOLANLARINI..

VAHŞETLERİNİ.. KANLARINI..

BEYNİMİN.. SOL YANINI YAKAN…

TEK DİŞLİ… CANAVARLARINI…

 

Yazının tamamını okuyun »

kriz


Zelin Artuğ

 

Kriz… Herkesin dilinde bu sözcük. İşçiler, küçük esnaf, pazarcı, küçük ya da büyük işletme sahipleri.. pazara giden, kocalarından harçlıklı ev kadınları.. babasından harçlıklı öğrenciler.. en çok da kışın ortasında işinden atılan işsizler… herkes krizde! Ne olacak peki ? İnsanlar ne yiyip içecek? Nasıl sürdürecekler hayatlarını? Çocuklar nasıl gidecekler okullarına?  Nasıl çorba kaynayacak evlerde? Kredi kartı borçları nasıl ödenecek? Nasıl avukat tutacaklar hukuksal işlerini çözmek için? 

İşsiz… Nereye kadar sokakları arşınlayacak? Ne zamana kadar eş dost onu tanıdığını unutacak, onu gördüğünde hafıza kaybına uğrayacak?

Yazının tamamını okuyun »