Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 3123»

Şubat 2009 için Arşiv

Sartre: Özgürlük Yolları üçlemesi


Hakan Şahin

resizeÇağımızın en önemli düşünürlerinden biri olan Jean-Paul Sartre’nin Özgürlük Yolları üçlemesi, hem zaman olarak hem de konu olarak bir birini takip eden üç kitaptan oluşuyor: Akıl çağı, Yaşanmayan Zaman ve Yıkılış. Romanların tümü, 1945 ve 1949 yılları arasında yayımlanmış olup, eser, ikinci dünya savaşının hemen öncesinden, Fransa’nın işgaline kadar geçen sürede olanları anlatıyor.

Bir okuyucu olarak, bu üç romandan çıkaracağım sonuçları tek bir yapıya indirgemem söz konusu olamaz. Bu girişimim, eserin derinliğini göz ardı etmeme yol açabilir. Romanların ardında, arka planında, bizlere anlatılmak istenen düşüncelerin perspektifini herkes kendi bakış açısından değerlendirmek durumundadır. Bu anlamda, romanların her bir paragrafında yazılan sözcükleri, onlardan alacağınız hazzı, siz de kendi açınızdan değerlendirmek durumundasınız ve bunun etkilerini de kendi kendinize hissedeceksiniz.

Bu üçlemeyi kurgusu açısından iki şekilde irdeleme Yazının tamamını okuyun »

ben hayatta en çok babamı sevdim


Zelin Artuğ

Ben hayatta en çok babamı sevdim2549406278_03057b5c8c_m
Karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek
Nasıl koşarsa ardından bir devin

 

Yazının tamamını okuyun »

yalanını çıkardım ölümün


Şerife Karaçayır Mutlu

Her yitirilen sevgililerle97169

Havalı bir cam

İnfilak ettin yüreğimde

Kırıkların kanıyor hücrelerimde

 

Yazının tamamını okuyun »

sevmek, sevebilmek…


Şerife Karaçayır Mutlu

3155520298_31bfe41476_mher şeye rağmen

ben demeden

değişmeden, değiştirmeden

bir olabilmek

 

Yazının tamamını okuyun »

onun adı deniz..


Yucel Evren

957755216_f7b18c7cd0_m

 

Nasıl?..
Birkaç lar var!…
Çok olmalı!..
Sırt sırta..
Sabah konuşmaları..

 

 

Yazının tamamını okuyun »

Yaşam Yolunda İnsan….


Aysel Çetinkaya (mavidüslerim)

mail1 Sıcacık,ana yüreği sesiyle güvende duyup kendini sürdürürken varolmayı her an değişen bedeni, çarpan minicik yüreği ile insan,
ayrılınca anasının bedeninden bir gün sorulmadan, yanıt beklenmeden ondan açınca dünyaya gözünü daha o an anlar aslında başına gelecekleri…
daha o an bilir soğuktur dünya… Güvencesiz, karanlık, kocaman…
Anlar ki çok canı yanacak çok… Ama ona sormadılar ki? O istemedi ki bu dünyada olmayı, o seçmedi ki ölümü…
İşte  böylesi korku, telaş ve acı içinde ciğerlerine dolan havanın ağır kokusu, yüreğinin hızla çırpınışı değil mi Ona o ağlama çığlığını atttıran?

 

Yazının tamamını okuyun »

Kaysı Ağacı


Şerife Karaçayır Mutlu

215776959_77cce0a5862o.Yüzyılın

Kaybolan erdemleri arasında

cömertlikte başsırada

yerini aldı,

buna bahçemdeki kaysı ağacı

çok üzüldü,

kalemimden insanlığa

bir e-mail gönderdi. Yazının tamamını okuyun »

Gökyüzünün çığlıkları o ezgiyle karışıyor


Hakan Şahin

cezanne-peasant-midGökyüzünün çığlıklarını işitiyorum bazen. Irak, gözlerin seçmediği bilinmez bir yörenin saklı bir köşesinden kopup gelen çığlıklar. Kirli, onulmaz yaraların derinliğini duyumsuyorum. Paslı ve solgun karmaşık çizikler şeklinde, ne kadar da acı veriyorlar.

Müzik dinliyorum daima. İçlerinden bir Yazının tamamını okuyun »

yirmibirinci yüzyılda aşkın tanımı


Şerife Karaçayır Mutlu

Aşk,2480779120_9fc2a43c64_m

Düşüverince

Gönüllere

Yıldırım şimşek gibi,

Kimya,

 

Yazının tamamını okuyun »

sinema 114 yaşında


Tülin Aksoy

149105005_d64d6ffd57_m

60′lı yıllar yeni başlamıştı. Sinemayla yeni tanışmıştım. Hatırladığım ilk filmde küçük bir çocuk yanaklarını içe çekip dudaklarını dışarı çıkararak ördekleri taklit ediyordu. Neşeli bir film olduğunu da hatırlıyorum. Sinemaya gitmeden önce film başladığında konuşmamam konusunda tembihlenmiştim. Ara verilip ışıklar yandığında bile konuşmamıştım. O ilk filmden sonra sinemaya gitmek tutkum olmuştu.

 

 

Yazının tamamını okuyun »