Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 11

Ağustos 2008 için Arşiv

iblis, beklediğimden erken geldi


Zelin Artuğ

Uzun kış gecelerinde İblis‘le saatlerce karşı karşıya oturdum. Sivri dişleri ve boynuzlarıyla, cehennem alevine benzer sakalıyla, yılan yuvasına benzeyen kıvrımlı suratındaki iki küçük delikten oluşan gözleriyle bana bakıp duruyordu monitörden. Farklı bir dilden konuşuyordu, yanındaki yöresindeki kişilerle. Bazen de bir anda görünmez oluyor, monitörü kendisi gibi başkaca karanlık yüzlere bırakıyordu. Başkan Dush Cold gibi…Hepsi de farklı bir dilden konuşuyorlardı, ama konuşulanları çok iyi anlıyor, masa üstündeki bir word dosyasına kendi anadilimde kaydediyordum.

Yazının tamamını okuyun »

atını hiç durmamanın ağacına bağlamak


Zelin Artuğ

“Atımı, hiç durmamanın ağacına bağladım.” diyordu Kemal Özer, bir şiirinde. O, şiirlerini severek okuduğum şairlerden biridir. Bir ağaç var. Çam gibi, ladin, köknar, söğüt, ardıç gibi bir ağaç. Ama bu ağacın adı “hiç durmamanın ağacı”. At, hiç durmamanın ağacına bağlanırsa ne olur? Hidalgo’yu böyle bir ağaca bağlasam ne yapar acaba? Ağacı kökünden söküp bozkırlarda koşmaya mı devam eder ? Yoksa dolapçı beygirleri gibi ağacın çevresinde mi dolanıp durur ? Bu ikinci olasılığı hiç sevmedim. Tehlikeli bir durum gibi görünüyor. Dizginlerine dolanır, başı döner, belki de boğazına dolanan dizginler boğulmasına neden olur. Hidalgo, böyle bir risk almaz. Söker o ağacı kökünden. Hidalgo önde, ağaç arkada bozkırların yolunu tutarlar. Yazının tamamını okuyun »

laik, antilaik farkı


Zelin Artuğ

“Konya’nın Balcılar beldesinde dini içerikli eğitim veren kız öğrenci yurdu tüp patlaması sonucu çöktü. Çökmenin etkisiyle bina yerle bir olurken ilk belirlemede yaşları 12 ile 16 arasında değişen 50′den fazla öğrenci enkaz altında kaldı. Kurtarma çalışmalarının devam ettiği binadan 15 öğrencinin cesedi çıkartıldı. Enkaz altında hâlâ yaralılar var.”

Geçtiğimiz haftanın sinir bozucu haberlerinden biri de buydu. Bu ülkede sinirlerimiz bozulmadan bir gün geçiremeyecek miyiz ? Ölen çocuklara mı yanalım ? Cahil halkın din duygularını sömürüp, hiçbir üretim yapmadan, dayanaksız, kanunsuz, işlerine geldiği gibi davranıp kendilerine tatlı kazanç kapıları açan ve bu işi ülke genelinde tehlikeli boyutlara ulaştıran fırsatçılara mı kızalım ? Yoksa oy avcısı siyasetçilerin böyle cinayetlere göz yummalarına mı kahrolalım?

Yazının tamamını okuyun »