Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 11

Ağustos 2008 için Arşiv

İblis, beklediğimden erken geldi


Zelin Artuğ

Uzun kış gecelerinde İblis‘le saatlerce karşı karşıya oturdum. Sivri dişleri ve boynuzlarıyla, cehennem alevine benzer sakalıyla, yılan yuvasına benzeyen kıvrımlı suratındaki iki küçük delikten oluşan gözleriyle bana bakıp duruyordu monitörden. Farklı bir dilden konuşuyordu, yanındaki yöresindeki kişilerle. Bazen de bir anda görünmez oluyor, monitörü kendisi gibi başkaca karanlık yüzlere bırakıyordu. Başkan Dush Cold gibi…Hepsi de farklı bir dilden konuşuyorlardı, ama konuşulanları çok iyi anlıyor, masa üstündeki bir word dosyasına kendi anadilimde kaydediyordum.

Yazının tamamını okuyun »

Atını bir yerde durmamanın güzelliğine bağlamak


Zelin Artuğ

“Atımı/bir yerde durmamanın/ güzelliğine bağladım”  diyordu Kemal Özer, bir şiirinde. O, şiirlerini severek okuduğum şairlerden biridir. Bir ağaç var. Çam gibi, ladin, köknar, söğüt, ardıç gibi bir ağaç. Ama bu ağacın adı “hiç durmamanın güzelliği”. At, hiç durmamanın güzelliğine bağlanırsa ne olur? Hidalgo’yu böyle bir güzelliğe bağlasam ne yapar acaba? Güzelliği kökünden söküp bozkırlarda koşmaya mı devam eder ? Yoksa dolapçı beygirleri gibi güzelliğin çevresinde mi dolanıp durur ? Bu ikinci olasılığı hiç sevmedim. Tehlikeli bir durum gibi görünüyor. Dizginlerine dolanır, başı döner, belki de boğazına dolanan dizginler boğulmasına neden olur. Hidalgo, böyle bir risk almaz. Söker o güzelliği kökünden. Hidalgo önde, güzellik ardında bozkırların yolunu tutarlar. Yazının tamamını okuyun »

“Antilaikçi” dayılar, “antilaikçi” bacılar


Zelin Artuğ

Yıllardır toplumda bir kavgadır gidiyor. Laikler… laik olmayanlar… Ne demekse ?  Böyle, insanları ikiye ayıran bir söylem kullanmayı, bu sözler üzerine görüş bildirmeyi düşünmüyordum. Çok önemli bir konunun “fenerliler”, “gassaraylılar” dermiş gibi basitleştirildiğini düşündüğümden, sessiz kalmayı yeğliyordum. Ama siyasilerin ağzından inciler dökülüp dururken insanın kafası karışıyor. Dökülen incileri toplayıp, sahte mi gerçek mi anlamak için karşı konulmaz bir istek duyuyorsunuz. Bu konuda çok şey yazıldı söylendi. Günceli izleyen kişiler için bunları yeniden gündeme getirmeyi gereksiz buluyorum. Okuduk, dinledik, tartıştık. Biraz da sözlerinden ibret alınacak ustalar ne yazıp ne çizmiş, ona bakalım istiyorum.  Her sözü özdeyiş değerinde ulu çınarlarımız var. Şu üç günlük dünyadan göçüp gitse de arkalarında bir hoş seda, bir muhabbet bırakan, aklımızdan, yüreğimizden bir an bile olsa silemediğimiz, bilincimize ışık tutan aydınlarımız…

Yazının tamamını okuyun »