Anasayfa Anasayfa

Aziz NESİN’e…


Zelin Artuğ

Ne zaman yangın görsem, önce Aziz Nesin gelir aklıma. Sonra insanlık tarihine kara bir leke olarak düşen ve hiçbir aklayıcının temizleyemeyeceği ayıp ! Yangını Aziz Nesin’le özdeşleştirmişim bir kere. Ya da onu yangınla… Şok işte, şok yaşamışım besbelli ! Neredesin Aziz Ağabey, bugün birileri otları tutuşturdu yine.

 

On beş katlı apartmanların, yol kıyılarına kibrit kutusu gibi dizilmiş park halindeki arabaların tam ortasında, temeli atılıp bırakılmış bir inşaat var. İçini, dışını, kıyısını köşesini otlar sarmış. Tam da orakla biçilecek hale gelmiş, Eee..kene var ya kene ! Hani şu son dönemlerde ulusal bir sorun haline getirilerek gündeme pat diye oturan keneler…” Ya yuvalanırlarsa o otların içinde ? Ya yapışırlarsa insanların burnunun tepesine de kanamalı, Kongolu, Kırımlı, Tacikistanlı, Kanadalı, Papua Yeni Gineli, Koreli, Korsikalı ölümcül hastalıklar yaratırlarsa ? Ya köpeklere yapışır da önce onlara sıcakta bir yudum su veren insanlara, sonra da başkalarına, onlardan da başkalarına atlarlarsa ? Otlar yok edilmeli! Orak mı dedin ? Haa sen şimdi orak dedin, gibime geldi…Baksana bana sen! Ne demek istedin ? Yoksa bir imada mı bulunuyorsun ? Sen bilmiyor musun, çağımızda artık orak gibi alet edavatın ilkel kaldığını ! Suuuss!  Ver abisinin  çakmağını bana, şu köşeden tutuşturdum mu beş dakkada Beşiktaş ! “

 

İşte böyle Aziz ağabey,  otlar bir yanmaya başladı kıyısından köşesinden, bir de rüzgar çıktı mı sana, Aliye Hanım’ın, Mürvet Hanım’ın, Aysude Hanım’ın, Bahriye Abla’nın kar gibi bembeyaz çamaşırları iki dakika içinde is kokusuna bulandı. Ya park halindeki arabalar ? Tam bir aksiyon filmi. Yüksek tansiyonu olanlar, kalbi olanlar izlemesin.  Aziz Ağabey, alevler böyle yuvarlana yuvarlana ilerliyor, inşaatın kıyısındaki otları yakıp kavurarak, kaldırımın kıyısında cetvelle çizilmiş gibi bir alev çerçevesi oluşturuyor. Arabanın biri yol kıyısında tek başına kalmış. Alevlerin karşısında dimdik ayakta duruyor. Şimdilik kahraman gibi ! Ama eğer sahibi gelip de arabayı ötelere çekmezse, birazdan kurbanlık koyun gibi olacak orada.

 

Aziz ağabey, yine de herkesi aynı kefeye koymasan diyeceğim.  Atalar ne demiş ? Akıl akıldan üstündür. Böyle bir sahne gördük mü topluca beyin jimnastiğine başlarız:

 

“Abisinin baksana bana… bence söndür sen o ateşi, bak mazallah yangın çıkar, yangın büyür, müyür..önünü alamayız!”  “Abi burnunun üstünde bir siyah nokta var. Yoksa ateşi görünce kaçmak için burnuna bir kene atlamış olmasın !”  “Nerde lan ?  Versene oğlum, şu çekici bana ! “  “Abi telaşlanma bir şey olmaz. Ben itfaiye çağırdım, gelir az sonra.”  ” Taş at lan şu köpeğe, bu itler taşıyor zaten bu keneleri!”

 

Neredesin Aziz  ağabey ?  Cümbüşü kaçırıyorsun. Birazdan sokağa  Jandarma, itfaiye, komşu mahallelerden yangın söndürme fedaileri, bedava macera izleyicisi çoluk çocuk doluşacak, bir delinin kuyuya attığı taşı yirmi akıllı çıkaramayacak.  Sen gittiğinden beri oranlar değişti. % 60′dan arta kalanlar ya susturuldular, ya renkli magazinle uyuşturuldular, ya da geçim derdine, daha doğrusu geçinememe derdine düşüp adam sendeci oldular. Ya da doğruyu söyledikleri için dokuz köyden kovuldular. Geride kalanlara kolay gelsin.

369 okunma
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (9 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Yorum Yapın