Anasayfa Anasayfa

Sayfa 1 / 3123»

Haziran 2008 için Arşiv

aşksız dönmüyor dünya


Zelin Artuğ

 

Balona binmiş, sevgilisinin yanına gidiyor. O da ne ? Balon patladı. Düştü adam. Tepede ay olduğuna göre herhalde dünyaya düştü. Bundan sonra aklı başına gelir, ayakları yere basar, diyecektim ki bir başka balona atlayıp geldi yine. Ama bu balonlar hep de ayın sivri ucuna takılıp patlıyor.  Uydu karar vermiş, buluşturmayacak aşıkları işte ! İyi ama kız neden eli kolu bağlı bekliyor orada ? Yazının tamamını okuyun »

yazmak


Zelin Artuğ

Otobüste insan iyi düşünüyor. Bir yandan sıcak, bir yandan trafik… En iyisi yasla başını koltuğa, kapat gözlerini, düşün. Öyle yaptım bugün. Şöyle bir soru geldi aklıma. “İnsan neden yazar ? Neden yazma gereği duyar ? ” Yüzyıllardır yazıp duruyor insan. Yazıyor da ne oluyor ? Amaç, yöntem, nedenler, koşullar… Herbiri ayrı bir araştırma konusu.

Yazının tamamını okuyun »

fotoğrafta bir düş gördüm


Zelin Artuğ

 

Bu fotoğraf, Düzce Üniversitesi Fotoğraf Kulübü (DÜFOK) ve Düzce Damla Gazetesi Fotoğraf yarışmasında 1.lik ödülü almış. Fotoğrafı çeken yetenekli genç arkadaşımı kutluyorum. Bir fotoğraf bu kadar canlı olabilir.

Yazının tamamını okuyun »

Aziz NESİN’e…


Zelin Artuğ

Ne zaman yangın görsem, önce Aziz Nesin gelir aklıma. Sonra insanlık tarihine kara bir leke olarak düşen ve hiçbir aklayıcının temizleyemeyeceği ayıp ! Yangını Aziz Nesin’le özdeşleştirmişim bir kere. Ya da onu yangınla… Şok işte, şok yaşamışım besbelli ! Neredesin Aziz Ağabey, bugün birileri otları tutuşturdu yine.

Yazının tamamını okuyun »

yeryüzü taşı


Zelin Artuğ

Taş olsaydım yeryüzünde, şu taşın yerinde olmak isterdim. Tropikal bir meyve olmalı taş masanın üzerindeki. Ağaç, meyvesini bırakmış taş masanın üzerine. Meyve, taşın direngenliğiyle birkaç parçaya bölünmüş. Dünyanın en güzel varlıklarından biri olan kuş da gelmiş, konmuş masanın üzerine, karnını doyuruyor. En canlı olanı da kuşa ev sahipliği yapan şu yertaşı !

Yazının tamamını okuyun »

meteorit (Kafkasya’da bir göktaşı)


Muzaffer Tokmak

Onu otuz üç yıl önce tanıdım. Ataları Kafkasya’dan gelmiş, yerleşmişlerdi bu topraklara. “Kendini evinde eğit, sonra topluma katıl.” diyen bilge insanların torunuydu o. Gerçekten de kendini “evinde eğitip”, sonradan “topluma katılma” sorumluluğu alan bir arkadaştı. Sonra dünya halleri işte… ayrıldı yollarımız. Herkes bir yöne, kendi yaşantısına doğru yol aldı. Yıllar geçip gitti. Yazının tamamını okuyun »

kahve molası


Zelin Artuğ

 

 Bir süredir durmadan yazıyorum. Yalnızca blogda yazsam iyi! Eski dostlarla yazışıyorum. Yazma işi böyledir işte. Bir kez yazmaya başladınız mı aklınıza geldiği anda, aklınıza gelen yere yazmaya başlarsınız. Hiç bir şey bulamasanız yazacak, belediye otobüsüyle yollardan geçerken gördüğünüz, harfleri bir nedenle düşmüş tabelaların düşen harflerini yerine koyarsınız gözlerinizle. Yazının tamamını okuyun »

moha souag ve yapıtı


Zelin Artuğ

Faslı yazar Moha Souag, yapıtlarında söz kalabalığına kaçmadan, doğru sözcüğü seçerek, dünü ve bugünü yoklayıp elden geçiriyor. Geçmişte yapılan yanlışlarla ve insanî olmayan tutumlarla hesaplaşmaya bırakıyor okuru. Acı Çayda ele aldığı konu, yaşamın çeşitli evrelerinde  hepimizin karşılaşabileceği türden, son derecede sıradan sahneleri barındırıyor içinde. Romanın kişileriyse sanki sokakta, markette, belediye otobüslerinde, hastanede, parklarda, aklımıza gelen her yerde  karşılaşabileceğimiz türden insanlar. Neredeyse içlerinden bazılarını tanıdığımızı bile söyleyebiliriz. Ama Souag’ın kaleminde, herbiri, okur olarak  yeniden kavramaya, tanımaya kalkıştığımız, sayelerinde, dünyaya değişik açılardan bakma gereği duyduğumuz varlıklara dönüşüyor.

Yazının tamamını okuyun »

merhaba dünya


Gökhan Öztürk

H3I_I_0 W0RI_I)

Renkli şapkalı hacker’ların ağzından bir nidayla başlamak istedim ilk olmayan blogumun ilk yazısına. Bu renkli şapkalı hacker’lar da ne diyecek olursanız… Yazının tamamını okuyun »

asya-afrika yazarlarına


Zelin Artuğ

Kardeşlerim

Bakmayın sarı saçlı olduğuma

Ben Asyalıyım.

Bakmayın mavi gözlü olduğuma

Ben Afrikalıyım.

Ağaçlar kendi dibine gölge vermez benim orda

                  sizin ordakiler gibi tıpkı.

Benim orda arslanın ağzının ağzındadır ekmek

               ejderler yatar başında çeşmelerin

               ve ölünür benim orda ellisine basılmadan

                     sizin ordakiler gibi tıpkı. Yazının tamamını okuyun »