02 Temmuz 2009
Sevgideğer Kemal Ağabey… “Çocukluk ozanların anayurdudur.” diyordun…peki ya ölüm nedir ozanlar için? Oldum olası, hiç yakıştıramadım ölümü ozanlara… Hele sana hiç mi hiç yakıştıramadım. Bu dünyanın alçaklıklarına…pala gibi savurduğun dizeleri toprağın bağrına saplayıp gitmek var mıydı böyle vakitsizce? Uğurlar olsun ağabey… Uğurlar olsun usta!…Işıklar içinde ol.
***
Gözümden bir inci tanesi yuvarlandı kitabının üzerine..Çocuklar için yazdığın (sevgideğer eşinin de İngilizce’ye çevirdiği) “Trenler ne güzeldir” kitabının dördüncü sayfasına düştü inci tanesi, gitti.. şu satırların üzerinde durdu:
Yazının tamamını okuyun »
zelin artuğ |
Kategori ebrulî, kurşunî, kızıl, şarabî | Yorum Yok » | 11 okunma
30 Haziran 2009

Bilinmez artık
Hangi çağdan beslenir ruhum
Kızıl bir tunç yontulur içimde
Telkâri bir kibirdir kentimi saran
Sokaklardan beslenen yalnızlığımdandır
Ulu orta çoğalan avarelikler…
Yazının tamamını okuyun »
zelin artuğ |
Kategori ebrulî, gümüşî, kızıl, limonî | 1 Yorum » | 29 okunma
30 Haziran 2009
Şairler iyi çocuklardır. Onlar yalnız duygularımıza seslenmezler, hayata bakışımızı değiştirir, güzelliklerle dolu bir dünya görüşüne sahip olmamızı sağlarlar. Kimi şairler; inandıkları bir ideoloji uğruna, ya da ülke ve dünya halklarına besledikleri karşılıksız sevgi uğruna, hayatlarını ortaya koyarak bu yolda işkencelere, hapislere, sürgünlere katlanır. Kimileri ise var olan düzene ayak uydurup, o düzenin kendisine sunduğu cazip imkanlar uğruna kalemini ve kişiliğini satar. Ama hepsi de şair diye adlandırılır, ne yazık ki.
Yazının tamamını okuyun »
zelin artuğ |
Kategori ebrulî, gümüşî, kurşunî, kızıl, şarabî | Yorum Yok » | 19 okunma
30 Haziran 2009

Karanlıktan bir ses…
Sessizliğin sesi sanki
İnsanlar toplanıyorlar, balkonlara, pencerelere…
Sokakta birikiyorlar.
Sanki karanlık yırtılacak,
ses ortaya çıkacak.
Bekliyorlar, ne gelen ne giden…
Yazının tamamını okuyun »
zelin artuğ |
Kategori ebrulî, kurşunî, limonî | Yorum Yok » | 18 okunma
30 Haziran 2009

Öylesine yalnız bir gündü işte.
Şehirlerarası yollarda,
Uçsuz bucaksız tarlalarda,
Bir başında duran ahlat ağaçları gibi…
Yazının tamamını okuyun »
zelin artuğ |
Kategori ebrulî, gümüşî, şarabî | 2 Yorum » | 40 okunma
25 Haziran 2009
“Bana bir masal anlat …”
Ne seninle oturduğumuz evimiz ne de sesinin yankısı kaldı kulaklarımda, biliyor musun? saçlarımda beyazlar bile çıktı, koca dünya sanki sırtımda, çocukluğumda kalmadı, sabahın kör vakitlerinde başlayıp bir ananın çığlığıyla bölünen oyunlarımda…
Yazının tamamını okuyun »
yucel evren |
Kategori ebrulî, gümüşî, şarabî | 5 Yorum » | 56 okunma
20 Haziran 2009
Hoyrat bir yar döşündesin.
Düşlerin abseli bir diş gibi kanar
Yüz karası bir arsızlık olur tebessümlerin…
Aşkların ki;
Hiç bir tarihe sığmaz
Bir zemheri sefilliği kırar boynunu
Nar çatlar hasetinden…
Yazının tamamını okuyun »
zelin artuğ |
Kategori ebrulî, gümüşî, kurşunî, kızıl, şarabî | 3 Yorum » | 41 okunma
19 Haziran 2009
İstanbul’da sıcak bir yaz günü.. Yaşar Kemal, romanlarında bir “sarı sıcak”tan söz eder ya.. İstanbul’un sıcağı da “gri sıcak” oluyor. Yağmurda yıkanmaya hasret taş yığınları gri… trafikte eksoz dumanında kaplumbağa adımlarıyla ilerleyen taşıtlar gri… gökyüzünün mavisini çalıp, zimmetlerine geçiren ”haramiler”in bize bıraktıkları gökyüzü gri… göğün altındaki Marmara gri… çocuk işçilerin sanayi yağına bulanmış elleri, yüzleri… giysileri gri.. inşaatların kıyısında kalmış, tozdan topraktan gözenekleri tıkanmış ağaçların yaprakları gri..
Yazının tamamını okuyun »
zelin artuğ |
Kategori ebrulî, kızıl | 6 Yorum » | 78 okunma
19 Haziran 2009

Kısa süren yarışma serüvenimizde bazı sevgideğerler, dostlar soframızla ilgili görüşlerini dile getirmişlerdi; küçük işler’i yarışmadan çekerken bu değerli yorumları orada bırakamazdım. Her satır.. her sözcük bir düşün emeğidir. Bu yürekten paylaşımı, bu emeği, küçük işler’den küçük bir anı alarak bu sayfada saklamak, içimden gelen bir şey…
Şimdi düşünüyorum da.. güzel bir sofra kurmuşuz.. Biz.. hepimiz..İyi ki varız..
Sevgi ve saygımla.. (ZA)
Yazının tamamını okuyun »
zelin artuğ |
Kategori ebrulî | Yorum Yok » | 37 okunma
18 Haziran 2009
Sevgi neydi…
Sahiplenmek mi? Emek vermek mi?
Yeni doğan bir bebeği gerçekten bizim olduğu için mi, doğduğu andan itibaren seviyoruz? Bağrımıza basıyoruz. Canım diyoruz.
Yazının tamamını okuyun »
zelin artuğ |
Kategori ebrulî, fıstıkî, gümüşî, şarabî | 10 Yorum » | 97 okunma