Anasayfa Anasayfa

 Sayfa 1 / 24  1  2  3  4  5 » ...  Son » 

düşün alkışlamadan önce!..

02 Temmuz 2009

kemalozer1Sevgideğer Kemal Ağabey… “Çocukluk ozanların anayurdudur.” diyordun…peki ya ölüm nedir ozanlar için? Oldum olası, hiç yakıştıramadım ölümü ozanlara… Hele sana hiç mi hiç yakıştıramadım. Bu dünyanın alçaklıklarına…pala gibi savurduğun dizeleri toprağın bağrına saplayıp gitmek var mıydı böyle vakitsizce? Uğurlar olsun ağabey… Uğurlar olsun usta!…Işıklar içinde ol.

***

Gözümden bir inci tanesi yuvarlandı kitabının üzerine..Çocuklar için yazdığın (sevgideğer eşinin de İngilizce’ye çevirdiği) “Trenler ne güzeldir” kitabının dördüncü sayfasına düştü inci tanesi, gitti.. şu satırların üzerinde durdu:

Yazının tamamını okuyun »

intihar ikliminin payitahtı

30 Haziran 2009

3602481976_d551cf47a9_m
Bilinmez artık
Hangi çağdan beslenir ruhum
Kızıl bir tunç yontulur içimde
Telkâri bir kibirdir kentimi saran
 
Sokaklardan beslenen yalnızlığımdandır
Ulu orta çoğalan avarelikler…

 

Yazının tamamını okuyun »

Bir şair, bir ozan ve Türk milliyetçiliğinin garabeti

30 Haziran 2009

   

2459743641_153bfb0663_mŞairler iyi çocuklardır. Onlar yalnız duygularımıza seslenmezler, hayata bakışımızı değiştirir, güzelliklerle dolu bir dünya görüşüne sahip olmamızı sağlarlar. Kimi şairler; inandıkları bir ideoloji uğruna, ya da ülke ve dünya halklarına besledikleri karşılıksız sevgi uğruna, hayatlarını ortaya koyarak bu yolda işkencelere, hapislere, sürgünlere katlanır. Kimileri ise var olan düzene ayak uydurup, o düzenin kendisine sunduğu cazip imkanlar uğruna kalemini ve kişiliğini satar. Ama hepsi de şair diye adlandırılır, ne yazık ki.

 

Yazının tamamını okuyun »

sahi çocuk…nerelisin sen?

30 Haziran 2009

 2418386363_d9d9c890b1_m

Karanlıktan bir ses…
Sessizliğin sesi sanki
İnsanlar toplanıyorlar, balkonlara, pencerelere…
Sokakta birikiyorlar.
Sanki karanlık yırtılacak,
ses ortaya çıkacak.
Bekliyorlar, ne gelen ne giden…

 

Yazının tamamını okuyun »

Öylesine..

30 Haziran 2009

35638197_30356bbef7_m

 

Öylesine yalnız bir gündü işte.
Şehirlerarası yollarda,
Uçsuz bucaksız tarlalarda,
Bir başında duran ahlat ağaçları gibi…

Yazının tamamını okuyun »

25 Haziran 2009

“Bana bir masal anlat …”resimstef_012

Ne seninle oturduğumuz evimiz ne de sesinin yankısı kaldı kulaklarımda, biliyor musun? saçlarımda beyazlar bile çıktı, koca dünya sanki sırtımda, çocukluğumda kalmadı, sabahın kör vakitlerinde başlayıp bir ananın çığlığıyla bölünen oyunlarımda…

 

Yazının tamamını okuyun »

hoyrat bir yar döşündesin

20 Haziran 2009


Hoyrat bir yar döşündesin.
Düşlerin abseli bir diş gibi kanar2669015274_0b60d645d4
Yüz karası bir arsızlık olur tebessümlerin…
 
Aşkların ki;
Hiç bir tarihe sığmaz
Bir zemheri sefilliği kırar boynunu
Nar çatlar hasetinden…

 

Yazının tamamını okuyun »

küçük bir mola-3

19 Haziran 2009

9740e60a769dac6f87ccd0ae3c37661eİstanbul’da sıcak bir yaz günü..  Yaşar Kemal, romanlarında bir “sarı sıcak”tan söz eder ya.. İstanbul’un sıcağı da “gri sıcak” oluyor. Yağmurda yıkanmaya hasret taş yığınları gri… trafikte eksoz dumanında kaplumbağa adımlarıyla ilerleyen taşıtlar gri… gökyüzünün mavisini çalıp, zimmetlerine geçiren ”haramiler”in bize bıraktıkları gökyüzü gri… göğün altındaki Marmara gri…  çocuk işçilerin sanayi yağına bulanmış  elleri, yüzleri… giysileri gri.. inşaatların kıyısında kalmış, tozdan topraktan gözenekleri tıkanmış ağaçların yaprakları gri..

 

Yazının tamamını okuyun »

küçük işler.. bizim sofra..

19 Haziran 2009

3010574832_01eeb2f5e5

 

Kısa süren yarışma serüvenimizde  bazı sevgideğerler, dostlar soframızla ilgili görüşlerini dile getirmişlerdi; küçük işler’i yarışmadan çekerken bu değerli yorumları orada bırakamazdım. Her satır.. her sözcük bir düşün emeğidir.   Bu yürekten paylaşımı, bu emeği,  küçük işler’den küçük bir anı alarak bu sayfada saklamak, içimden gelen bir şey… 

Şimdi düşünüyorum da..  güzel bir sofra kurmuşuz..  Biz.. hepimiz..İyi ki varız..

Sevgi ve saygımla.. (ZA)

 

Yazının tamamını okuyun »

git

18 Haziran 2009

767251072_cdc30baa7f_mSevgi neydi…

Sahiplenmek mi? Emek vermek mi?

Yeni doğan bir bebeği gerçekten bizim olduğu için mi, doğduğu andan itibaren seviyoruz? Bağrımıza basıyoruz. Canım diyoruz.

 

Yazının tamamını okuyun »